reklamı kapat

POPÜLER

APB: All Points Bulletin incelemesi

Her ne kadar fikir olarak harika dursa bile, takdir edersiniz ki böylesi bir fikri pratiğe dökmek o kadar da kolay bir iş değil. Ne yazık ki APB, kısa süreli eğlence ve heyecan sunsa bile, bir süre sonra görev yapılarının tekdüzeliği nedeniyle iç bayıcı derecede sıkıcı bir hale geliyor ve maalesef birtakım teknik sorunları da beraberinde taşıyor.

SAN PARO’DA İLK GÜN
APB ilk başladığınız zaman sizi büyülüyor, orası kesin. Geliştiriciler o kadar sağlam bir kişiselleştirme sistemi kurgulamışlar ki eşsiz bir karakter yaratabiliyorsunuz. Yarattığınız karakterin online arenada tamamen size ait olduğunu biliyor ve anında yarattığınız karakterle bütünleşebiliyorsunuz. Bahsettiğim sadece görünüş özellikleri değil, taraf seçmek bile oyun tecrübenizi direkt olarak etkiliyor. Oyun, San Paro adı verilen kocaman bir şehirde geçiyor. Oyuna başlarken güvenlik kuvvetlerinden mi, yoksa suçlulardan mı taraf olacağınızı seçmeniz gerekiyor. Şehre indiğiniz zaman hızlı bir şekilde para kazanmanız gerekiyor. Örneğin, bir suçlu olarak oyuna başladığınız zaman banka soygunu gerçekleştirebilirsiniz; eğer güvenlik kuvveti olarak başlarsanız da haliyle suçluları yakalamaya çalışacaksınız. Elinizdeki karakteri güçlendirmek, silahları ve araçlarınızı yükseltmek istiyorsanız doğal olarak paraya ihtiyacınız olacak. Kıyamet tam da bu noktada kopuyor işte, suçlular suç işlemeye çalışıyor ve polisler de onları engellemeye çalışıyor. Hemen bu noktada oyunun matchmaking sisteminde birtakım sorunlar göze çarpıyor. Diyelim ki bir suçlu olarak oyuna başladınız ve bir bankaya daldınız. Sistem, hemen sizin seviyenizde polis rolündeki oyuncuları aramaya başlıyor. Ancak bazen öyle rakipler çıkarıyor ki karşınızda aranızda korkunç bir  seviye farkı olduğunu hissediyorsunuz. Haliyle pek bir şey yapamadan paşa paşa ölüyorsunuz. Bu, oyun keyfinizi kökünden baltalayan çok fena bir durum. Umarız bir yama ile düzeltilir. Açıkçası oyunda genel bir denge problemi var ve bu durum oyunun geneline yayılmış durumda. Eşit güçte olması gereken bazı araç ve silahlar arasında keskin bir güç farkı var ve eşit şartlarda kapışması gereken güçler resmen haksızlığa uğruyor. Diğer yandan son derece hızlı bir şekilde sizi aksiyona sokan oyun, yaşattığı heyecanı öyle bir hızla tüketiyor ki birkaç saat sonra bilgisayar başında oflamaya başlıyorsunuz. Bu da oyunun genel problemlerinden biri çünkü görev çeşitliliği son derece az. Hangi tarafı seçerseniz seçin, herhangi bir senaryo olmadığı için oyunun size sunduğu çeşitlilik de asgaride kalıyor. Halbuki bunun yerine sizi bir yerden, diğerine sürükleyen bir senaryo olsaymış görev yapıları değişkenlik gösterir ve oyun içindeki amaçlarınız için çok daha fazla motive olabilirdiniz. Bu haliyle kendinizi amaçsızca sağa sola ateş eden, bomboş bir karakter gibi hissediyorsunuz.

ÖNCE BİRAZ ÇATIŞMAK LAZIM

Oyundaki silah, araç ve diğer kostümler oyunun başında kullanıma açık değil. Daha güçlü silahlara ulaşmak için para kazanmanız gerektiği kadar, seviye de atlamanız gerekiyor. Seviye atlamak için şehirde ün yapmanız gerekiyor. Mümkün olduğunca çok suç işlemeli ya da suçlulara kan kusturmanız gerekiyor. Oyundaki seviye puanları 0 ve 5 arasında değişiyor. Rakamsal olarak kısa bir süreç gibi görünse de karşınızda yapay zeka değil, gerçek oyuncular olduğunu düşündüğünüz zaman en yüksek seviyeye ulaşmak o kadar da kolay değil. Kesinlikle takım olarak hareket etmeli ve yapacaklarınızı hesaplamalısınız. Her bir seviyede açılan araç ve silahlar farklı. Ayrıca seviye atlamak, karakterinizi çok daha rahat bir şekilde kullanmanıza olanak sağlıyor. Diğer bir deyişle kontroller çok daha rahat bir hale geliyor.

HARCANAN FİKİRLER
Oyundaki çatışmalar görece eğlenceli ve heyecan verici olsa da oyunu vasatın üzerine taşıyabilecek herhangi bir şey yok. Hem araç kullanımı, hem de ateş etmek o kadar da tatminkar sonuçlar doğurmuyor. Örneğin, biz oyuncuların diline pelesenk olmuş ‘vuruş tokluğu’ diye bir şey kesinlikle yok. Adeta su tabancası sıkıyorsunuz havaya. Aynı durum araç kullanımı için de geçerli… Nerede o GTA’nın keskin, gerçekçi ve son derece zevkli araç kullanımı, nerede APB’nin teneke benzeri araçları… Yazık edilmiş.

DAHA İYİSİNİ BEKLERDİK

APB bu haliyle güzel bir fikrin harcanmış olması gibi duruyor. İlk başlarda son derece eğlenceli saatler sunsa da, maalesef temposunu hızlı bir şekilde yitirip son derece sıkıcı ve daha da kötüsü sinir bozucu bir hale geliyor. Ancak bu online bir oyun ve gelecek olan yamalar ve güncelleştirmelerle sorunlarından arınıp daha anlamlı bir hale getirilebilir. David Jones’dan elbette ki daha iyisini beklerdik ancak APB hakkında söylenebilecek iyi sözler son derece sınırlı.

Eğer art arda çok fazla yenilgi alırsanız, kazandığınız ün yavaş yavaş azalmaya başlıyor. Gerçi adınız çok fazla duyulursa da başınıza ödül konabiliyor ancak sokaklarda adınız bilinmiyorsa elinizdeki güçlü silahlardan da oluyorsunuz.

Oyunun en başarılı olduğu kısım, korkunç derinlikte bir kişiselleştirme menüsüne sahip olması. Emin olun bir yarattığınız karakter, kesinlikle bir diğerine benzemeyecektir. En azından biz oynarken aynı iki karaktere hiç rastlamadık.

Çatışmalar bazen o kadar karmaşık bir hale geliyor ki kendinizi bal yapmayan arı gibi amaçsızsa sağa sola ateş ederken buluyorsunuz. Mutlaka siper alın ve mümkün olduğu kadar korunaklı bir yer seçin.

Oyunun, özellikle ilk başladığınız zamanlardaki en eğlenceli bölümleri araç kovalamacaları. Takımınızdan bir arkadaşınız araç kullanırken, siz de bir yandan etrafa mermi saçabilirsiniz.

OYNANABİLİRLİK
-3YILDIZ-

GRAFİK
-3YILDIZ-

EĞLENCE
-2YILDIZ-

SES – MÜZİK
-3YILDIZ-

YAPIMCI
REALTIME WORLDS

DAĞITICI
ELECTRONIC ARTS

PLATFORM

PC

YORUMLAR
ESKİ YORUMLAR

“APB: All Points Bulletin incelemesi” için bir cevap

  1. Hellica dedi ki:

    Şuan yanlış bilmiyorsam, firmanın iflas etmesinden dolayı sunucular kapatılmış ama iflas etmesi de bence bir yerde şaşırılacak kadar bir durum değil doğrusu. Çünkü, oyunu yapmak için harcanan onca paranın geri gelebileceğini kim bilebilirdi? Hadi derseniz ki, Blizzard StarCraft 2’ye o kadar para harcadı daha fazlasını kazandı. Ama bir yerde ün farkı var ama değil mi? 🙂