reklamı kapat

POPÜLER

Hyundai IONIQ Hybrid incelemesi

26 Kasım 2017

Tüketim değerleriyle ezber bozan Hyundai IONIQ Hybrid, uzun bir test programının ardından merak edilen tüm detaylarıyla konuğumuz oldu.

Otomobil dünyası şu anda önü alınamaz bir evrilme içerisinde.” Bu söz hayatının yarısından fazlasını otomobil dünyasına adamış eski General Motors Genel Müdürü Rob Lutz‘a ait. Lutz’un kısa süre önce ön görülerini paylaştığı yazısında altını çizdiği bu evrimin işaret ettiği noktaysa sizin de tahmin edebileceğiniz gibi elektrikli otomobillerden başkası değil. Nicolaus Otto‘nun literatüre kazandırdığı içten yanmalı motorun bir asırı aşkındır devam eden hikayesine son noktayı koyması ön görülen bu dönüşüm halihazırda devam ederken, hibrit otomobiller geçiş oyunculuğu görevini üstleniyor. Özellikle Türkiye gibi şarj istasyon ağı konusunda altyapı eksiği olan ülkeler için biçilmiş kaftan olan hibrit modeller elektrikli ve benzinli motorların mükemmel uyumuna sahne oluyor. Peki son dönemlerde sıkça duyduğumuz hibrit modeller sizce çok mu yeni?

Toyota’nın 1997 yılında dünyanın ilk seri üretim hibrit otomobili Prius ile sükse yapıp ödüller kazandırdığı bu teknolojinin geçmişi aslında çok gerilere dayanmakta. 1800‘lü yılların son dönemlerinde İngiliz bilim insanı James Atkinson‘ın kendi adıyla geliştirdiği sistem bugün var olan hibrit otomobillerin temelini oluşturdu. Kısaca özetlemek gerekirse Atkinson sarmalı olarak nitelendirilen bu teknoloji geleneksel motorlardaki piston kolunu iki parçaya bölüyordu. Pistonun hareketi sırasında patlamanın sağlanması için emme supapları daha az açık kalıyor, ateşleme sırasındaysa daha uzun bir süre hesaplanıyordu. Tek safhada iki farklı strok çapını beraberinde getiren bu sistem yakıt tüketirken küçük hacimli bir motor gibi çalışıyor, güç üretimi sırasındaysa büyük hacimli bir motor gibi hareket ediyordu.

Atkinson’un tüketim tasarrufuna yeni bir boyut getiren bu planının en büyük eksisiyse güç kaybıydı. Uzun yıllar boyunca tarihin tozlu sayfalarında kalan bu teknoloji Toyota’nın değişken valf zamanlamasıyla hibrit motorlara bugün hayat veriyor. Prius ile başlayan bu süreçte test gözlemlerimi sizlerle paylaşmakta olduğun Hyundai IONIQ’te de işte tam da bu teknoloji yer almakta. Yüzde 40 gibi başarılı bir termal verimlilik puanı bulunan bu motorun güç kaybıysa bugün halen net bir şekilde görülebiliyor. Açığı kapatma göreviyse elektrikli motorun üzerinde. Bu detaylara motor bölümünde devam etmek üzere eğrisiyle doğrusuyla IONIQ’i sizlere anlatmaya başlayalım.

YORUMLAR