Middle East Eye tarafından paylaşılan habere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Aralık tarihinde Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’e gönderdiği mektupta, kamu ihalelerinde “Made in EU” araçlara öncelik tanıyacak yeni AB düzenlemesine ilişkin endişelerini iletti. Yetkililer, bu adımın Türkiye’ye üçüncü ülke gibi davranılmasının bölgesel değer zincirleri ile AB-Türkiye Gümrük Birliği açısından beklenmedik sonuçlar doğurabileceği yönünde bir uyarı niteliği taşıdığını ifade ediyor. Otomobil gazetecisi Taylan Özgür Dil’e göre Made in EU’nun yaratacağı en kötü senaryoda Türkiye, AB otomobil pazarının %60’ını, ticari araç pazarının ise %90’ını oluşturan filo satışlarının dışında kalabilir ve bu durumun gerçekleşmesi hâlinde Türkiye’nin en büyük ihracatçı sektörü olan otomotiv sanayi çok ciddi yaralar alarak küçülebilir.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, geçtiğimiz haftalarda Avrupa otomotiv endüstrisindeki yeni stratejinin merkezine konumlandırılan “Made in EU” vurgusuna yönelik olarak önemli açıklamalarda bulunmuştu. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki otomotiv sanayi ilişkilerinin son 30 yılda birbirini tamamlayıcı bir yapı üzerine inşa edildiğini vurgulayan Eroldu, “Bugün Türkiye’nin toplam otomotiv ihracatının yüzde 70’i Avrupa Birliği’ne yapılıyor. Avrupa Birliği’nin de toplam otomotiv ihracatının da yüzde 8’i Türkiye’ye yapılıyor. AB’nin dördüncü en büyük otomotiv pazarı da Türkiye. Karşılıklı, dengeli bir ticaret var. Bir dış ticaret açığı veya fazlası da yok, rakamlara baktığımız zaman bizim AB ile olan toplam otomotiv ihracatımız ile ithalatımız birbirine çok yakın değerler. İhracat anlamında, AB Türkiye’nin en büyük ve en öngörülebilir pazarı.” demişti.
Türkiye’nin Avrupalı üreticiler için tamamlayıcı bir üretim merkezi olduğunu kaydeden Eroldu, “İşte gördük, hafif ticari araçlarda şu anda belki ikinci durumdayız ama Tofaş’ın K9 yatırımını tamamlamasıyla beraber tekrar birincilik pozisyonuna geçebiliriz. Avrupa’nın en önemli hafif ticari araç merkezi, en önemli otobüs üretim merkezi Türkiye. Biz de Avrupa için rekabetçi, esnek, öngörülebilir ve güvenilebilir bir ticari partneriz, iş ortağıyız. Bu açıdan ‘Made in EU’ konusunun Türkiye’yi olumsuz etkilemesini beklemiyoruz ama bu bir risktir ve o açıdan da 28 Ocak’ta nasıl bir taslak çıkacağını takip edeceğiz. Türkiye’siz bir Avrupa otomotiv sanayi biraz zor ayakta kalabilir.” ifadelerini kullanmıştı.