Mirror’s Edge: Catalyst incelemesi

07 Temmuz 2016 12:00

İYİ DEĞİL, EN İYİ OLMAK

Bu noktada da zurnanın zırt dediği yere geliyoruz, yani parkur kısmına. Tıpkı ilk oyunda olduğu gibi burada da son derece keyifli bir parkur sistemi yaratılmış. Engelleri aşmak, duvar yüzeyinde koşmak, ulaşılması zor noktalara sıçramak ve çok daha fazlası repertuvarınızda yer alıyor. Üstelik oyun tüm bunları kusursuza yakın bir şekilde hayata geçiriyor. Mirror’s Edge’de ilerlemek hiçbir zaman çok zor olmamıştır. Oyunun mekaniklerinde fazla ustalaşmadan da rahatlıkla final ekranını görebilirsiniz. İlk seferinde bir duvarı aşamayıp dönüp tekrar denemek, çatıya çıktığınız anda durup hangi tarafa gitmeniz gerektiğini düşünmek gibi yolları cezalandırmıyor mesela.

Lakin bu şekilde oynadığınızda, arkadaşlarınıza; “Ben pek sevmedim doğrusu” derken bulabilirsiniz kendinizi. Mirror’s Edge’de ustalaşmak oyunu bitirebilmek için değil, oyundan çok daha fazla zevk alabilmek için önemli. Bir noktadan diğerine, hiçbir engele takılmadan kusursuzca ilerlediğinizde aldığınız zevk inanılmaz bir boyutta. Kendinizi doğru şekilde geliştirdiğinizde, aslında elinizin altında ne kadar kaliteli bir yapım olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz.
DENİZİ AŞIP DEREDE BOĞULUNCA

Siz bir yandan kendinizi geliştirirken, oyun da Faith’i geliştirmenize imkan veriyor. Alıştığımız üzere oyunda ilerledikçe karakterimizin yeni yeteneklerini açabiliyoruz. Açık konuşmak gerekirse bu sistemin Mirror’s Edge’e pek fazla yakıştığını söyleyemeyeceğiz. Çünkü karakterimizle ilgili çok ciddi tutarsızlıkların oluşmasına neden olmuş. En basitinden, oyuna daha başladığımız anda parkuru rahatlıkla yapabiliyor, önümüze gelen her engeli tıkır tıkır aşabiliyorken, yüksek bir yerden atladığımızda takla atarak düşmeyi geliştirmeyle alıyor olmak biraz saçma olmuş. Bir insan duvardan zıplayıp, Amerikan güreşçisi tadında düşmanını kafakola alabiliyorken, düştüğünde takla atmayı beceremiyor mu yani?

Küçük detaylar gibi görünebilir ancak unutmayın ki şeytan da ayrıntıda gizlidir. Kafakol demişken… Bu oyunla birlikte silah kullanımı tamamen kaldırılmış ve yalnızca yakın dövüşe izin verilmiş. Bizce bu oldukça iyi bir karar. Ancak kullanımda yine sorunlar bulunmakta. Koşumuzu kesmeden, hareketin kendi doğası içinde gerçekleştirdiğimiz bitirici vuruşlar son derece başarılı. Lakin sık sık karşılaşmak zorunda kaldığımız sabit durarak kapışma sekansları oyunun hızını ciddi anlamda düşürüyor. Neyse ki her zaman koşarak kaçma seçeneği cebimizde hazır bulunuyor.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6

Paylaş