NASA’dan uçakların emisyon değerlerini yüzde 70 düşüren proje

18 Mart 2017 11:00

Bilim insanlarının dünya üzerindeki hava kirliliğiyle ilgili yaptığı açıklamalar tek bir noktada buluşuyor. Mecralar veya yayınlar farklı olsa da ortak görüş artık seviyenin insan hayatına doğruda netki yaptığı yönünde. Bu çalışmaların ve açıklanan raporların doğrultusunda karbon salınımı azaltmak adına ulaşım sektörü tabanlı geliştirmeleri sık sık sizlerle paylaşıyoruz. Otomobil ve motosikletlerden başlayan ve diğer küçük çaplı ulaşım araçlarına yayılan bu sürecin en önemli ayağında bir tanesini de havayolu ulaşımı.

Uçaklarla yapılan seyahatlerde atmosfere 800 milyon ton karbon salınımının görüldüğünü düşünürsek karşı karşıya olduğumuz çevre felaketinin en önemli etkenlerinden birinin de bu seçenek olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bu duruma alternatif bir çözüm üretmek isteyen NASA, Alman ve Kanadalı araştırmacılardan oluşturduğu ortak ekiple önemli bir projeye daha doğrusu dolaylı olarak bir buluşa imza attı. Araştırmanın merkezindeyse yenilenebilir enerji kaynaklarından bir tanesi olan biyoyakıt vardı.


Araştırma ekibinin jet ve uçaklarda kullanılan geleneksel yakıtların yerine organizmalar ve onları metabolik çıktılarından elde edilen biyoyakıtları kullanma fikri üzerine geliştirilen projede önemli sonuçlar elde edildi. İçerisindeki karbon, bitkilerin havadaki karbondioksiti parçalaması sonucu elde edilmesinden ötürü atmosferde karbondioksit artışına neden olmayan ve fosil yakıtlara oranla çok daha çevreci olan biyoyakıtı dört motorlu DC-8 jetinde kullanan ekip üç ayaktan oluşan test uçuşunda yüzde 50 ile 70 oranında daha az bir salınım değerini elde etmeyi başardı. Wright kardeşlerin ilk ürettiği günden beridir uçakların geride bıraktığı bulut izlerinin atmosfere çok daha büyük oranda etkilerinin olduğunu belirten uzmanlar 30 kilometrelik alanda yapılan kısa testler sonucu elde edilen bu sonuçların öneminin altını çiziyor. Uzmanlar biyoyakıtların geleneksel yakıtlara oranla çok daha temiz olduğunu kanıtlamak ve kullanımının sağlanılması adına araştırmalara devam edeceklerini belirtirken bu sürecin önümüzdeki dönemlerinde tıpkı otomobillerde olduğu gibi geleneklere veda edeceğimiz günleri de görebiliriz. Kim bilir…

Paylaş