NBA 2K Playgrounds 2 incelemesi

12 Kasım 2018 21:00

Geçmişte basketbolu oyun haliyle deneyimlemek istediğimizde simülasyon ve arcade taraflarına yakın çok daha fazla tercihle karşılaşabiliyorduk. Son yıllarda saf eğlence kısmı görmezden gelinmişken, Playgrounds serisinin beşinci günün şafağında imdadımıza yetişmesiyle hepimiz rahat bir nefes aldık.

Bildiğiniz üzere uzun zamandır basketbolun oyunlaştırılmış halini deneyimlemek isterseniz NBA 2K serisinden başka seçenek bulmakta zorluk çekiyordunuz. Giderek tekelleşen seri, türün doğrularını da tamamen kendi koşullarına göre belirlemesine neden oldu. Artık yalnızca sahada her hareketi olabildiğince gerçekçi bir şekilde icra eden oyuncuları koltuklarımızda kontrol edebiliyorduk. Geçmişte NBA Jam ve NBA Street gibi seriler sayesinde kahkahalar atarak oynadığımız basketbol türü ortadan kaybolmuştu. Tam bu noktada NBA Playgrounds ortaya çıktı ve tekrardan gerçekçiliği, inandırıcılığı ve tutarlılığı görmezden gelerek saf eğlenceye odaklanan bir oyunumuz oldu. Eğer yıllar içinde kendisini geliştirirse, 2K’nın türde edindiği tekelliği ortadan kaldırabilir ve ciddi bir rekabetçi yapı sağlayabilirdi. Ancak 2K gitti buraya da el attı ve oyun NBA 2K Playgrounds 2 olarak hayatına devam etme kararı aldı. Günün sonunda kazanan yine tekelleşme oldu…

Sayfa: 1 2 3 4 5 6

Paylaş