Super Mario Run incelemesi

16 Aralık 2016 20:30

YERLERİNİZE. HAZIR. BAŞLA!

Büyük bir heyecanla beklediğimiz Super Mario Run çıkmadan önce oyun mekaniklerinin nasıl olacağını biliyorduk. Oyun çıkar çıkmaz indirdiğimizde kendimizi Mario’nun o eğlenceli dünyasında buluverdik. Öncelikle oyunu Apple Store’dan ücretsiz indirebildiğinizi söyleyelim. Ancak bu oyunun ücretsiz olduğu anlamına gelmiyor. Ücretsiz olarak indirdiğiniz içerik sadece World 1’in ilk üç bölümü. Finali bile oynayamıyorsunuz yani. Devamı için oyunun tamamını satın almanız gerekiyor. Ancak oyunu oynamak isteyip istemediğinizi anlamak için size üç bölümü ücretsiz sunması bizce gayet adil olmuş. Özel bir zorunluluk yok ama hesabınızı Nintendo hesabınızla birleştirirseniz avatarınızı da kullanabilirsiniz.

Oyunun detaylarına ineceğiz ancak önce biraz oynanıştan bahsedelim. Oyunu açar açmaz ilk yaptığınız şey klasik Mario oyununu oynamaya başlamak oluyor zira. Her ne kadar iç güdüsel olarak ekranı yan yatırıp oynamak istesek de oyun dikey olarak oynanıyor. Bunun da sebebi Nintendo’nun oyunu “tek elle kullanılabilir” şekilde tasarlamak istemesi. Yani Mario’yu oynamak için iki elinize birden ihtiyacınız yok. Zaten tek yaptığınız şey de ekrana dokunmak. Oyun boyunca Mario, Mirkelam misali dur durak bilmeden koşuyor. Hatta öyle ki küçük engellerin ve düşmanların üstünden de kendi kendine atlayabiliyor. “E o zaman biz ne yapıyoruz?” dediğinizi duyar gibiyiz. Burada da devreye tekrar tekrar oynanabilirlik, meydan okuma, gelişme ve sosyalleşme kısacası “gamification” giriyor.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6

Paylaş