Warhammer 40.000: Space Marine incelemesi

31 Ekim 2011 01:11


1980’li yıllarda masaüstü bir oyun olarak Games Workshop tarafından tasarlanan Warhammer 40.000, bugün milyon dolarlık bir marka haline gelmiş durumda. Sadece masaüstü bir oyun olarak değil, onlarca video oyunu, filmleri ve romanlarıyla Warhammer kocaman bir evren artık. Durumun bu kadar büyümesinde en büyük etken Warhammer evreninin akıllara seza bir derinliğe sahip olması. Nasıl ki Tolkien senelerce Yüzüklerin Efendisi eserinin arka planı üzerinde çalıştıysa, Warhammer evreni üzerinde yazan çizen kim varsa bu evreni aynı şekilde geliştirdi. Ve ortaya kendi karakterleri, tarihi, kültürü olan koskoca bir evren çıktı. Hiç kuşku yok ki bu evrenin en ilgi çekici karakterleri olan Ultramarine askerleri üzerine pek çok hikaye duyduk bugüne kadar… Fakat emin olun hiçbiri Space Marine kadar kanlı canlı değildi.

ORKLARLA DANS
Bundan 5 yıl kadar önce Gears of War aksiyon oyunlarını yeniden tanımladığı zaman hemen hemen tüm geliştiriciler daha öğrenecekleri çok şey olduğunun farkına vardı. Belli ki Space Marine’in yapımcıları da Gears of War dinamiklerini gördükleri anda ampulleri yakmışlar çünkü Space Marine, Gears of War’a fena halde benziyor. Ama sizde kötü bir izlenim uyandırmayı istemeyiz çünkü Space Marine alelade bir taklit değil, Gears of War dinamiklerinin gayet iyi bir yorumu olmuş. Oyun boyunca bol bol silah sıkıyor ve Ork kesiyorsunuz. Oyunda Yüzbaşı Titus adlı Ultramarine liderini canlandırıyoruz. Bir kere şunu belirtelim: Warhammer evreninde yer alan karakterler gerçekten sıkı oluyor. Titus da bunlara bir istisna değil. Sert, amansız ve hayatı boyunca onlarca savaşa katılmış usta bir asker. Sidonus ise yaşlıca bir Space Marine gazisi ve Titus’un sağ kolu. Bu iki usta asker ve dostlarıyla birlikte önemli bir gezegeni Ork istilasından kurtarmaya çalışacağız. Elbette senaryo bu iki cümledeki haliyle kalmayacak çünkü Space Marine’in öyküsü ciddi anlamda sürükleyici. Hikaye boyunca birkaç defa “oha” çekeceğinize eminiz. Özellikle bilimkurgu hikayelerini seviyor ve üzerine bir de Warhammer evrenini biliyorsanız unutulmaz bir macera yaşayacağınıza emin olabilirsiniz. Yine de bu evrene hakim olmasanız bile Space Marine’in gayet kaliteli bir aksiyon oyunu olduğunu belirtelim. Oyunun temposu öyle çok hızlı değil, Titus’un (Ultramarine askerlerinin kullandıkları) zırhı gayet ağır ve kahramanımızın hareketlerini sınırlıyor ama zaten kendisi bir tank misali ilerlediği için bu konuda bir sorununuz olmuyor. Bir Ultramarine’in hafif zırh giymesini bekleyemezdik değil mi? Elbette ağır zırhın en büyük nedeni düşmanlarınızla kora kor yakın dövüşe giriyor olmanız. Titus standart olarak bir adet saldırı tüfeği, hafif pistol ve elektronik çekiç ile donanmış olsa da oyun boyunca 6’dan fazla yakın dövüş silahına, 10’dan fazla da ateşli silaha sahip olacaksınız. Oyunun silahları arasında her türlü ağır silahtan örneğe rastlayabiliyorsunuz. Arada Warhammer evrenini bilenler için güzel sürprizler de yok değil. Oyundaki çatışmalar son derece eğlenceli olmuş. Silahların dengesi, şiddeti ve animasyonları çok güzel kotarılmış. Standart bir otomatik tüfekle de ateş etseniz, bir uzun nişancı tüfeğiyle pusuya da yatsanız aynı keyfi alıyorsunuz. Oyunda bomba atarlardan, roketatarlara kadar çok geniş yelpazede silah bulunduğundan duruma göre silah kullanmak konusunda da dilediğiniz gibi takılabiliyorsunuz. Daha önce Warhammer evreninde geçen bir oyun oynamış olanların tahmin edebileceği sahneler yaşanıyor: Onlarca Ork garabetinin arasından kan revan içinde tek başına çıkan Yüzbaşı Titus!

HER TÜRDEN SİLAH
Oyunun savaşları son derece kaotik ve heyecanlı geçiyor. Ama yapımcıların ateşli silahlardan daha da iyi becerdikleri bir şey varsa o da yakın dövüşler. Oyunda iri kıyım Ork birimleriyle son derece kanlı yakın savaşlara giriyorsunuz ve kullanabileceğiniz bir sürü silah bulunuyor. İster elektrik saçan devasa çekicinizle Ork sürülerinin arasına dalın, ister onları teker teker hedefleyip kılıçla kesin. Her ne taktiği izlerseniz izleyin, oyunun yakın dövüşleri ciddi anlamda tatmin edici sonuçlar doğuruyor. Sadece oyun yapısına olan katkıları sebebiyle değil, ortaya son derece sinematik sahneler çıktığı için de gayet olumlu bir yorum olmuş yakın dövüşün bu denli ağırlıkta olması. Titus’un kendisine yaklaşan Ork sürüsüne elindeki ağır makineliyle sıktığını, sürüden ayakta kalanlar yeterince yaklaştıkları zaman da çekicini çekip var gücüyle savaş naraları atarak onlara daldığınız düşünün. İşte Space Marine’de yaşayacaklarınız aşağı yukarı böyle bir şey.

ÇOK UZAK BİR GELECEK
Space Marine’in çok oyunculu seçenekleri sayıca çok fazla olmasa da gayet kaliteli. Oyunun toplasanız iki adet çok oyunculu seçeneği bulunuyor ancak bu modların sınıf tabanlı olduğunu düşünecek olursanız ortada aslında gayet zengin bir durum olduğu çıkıyor ortaya. Oyunda üç farklı sınıf bulunuyor: Her türlü silahı ortalama düzeyde kullanabilen asker sınıfı, ağır ateş gücü sebebiyle hareket esnekliğinden ödün veren asker sınıfı ve düşmanlarıyla yakın mesafeden savaşmayı tercih eden hızlı asker sınıfı. Bu sınıflarla hem 8’e 8 kapışabiliyorsunuz hem de co-op olarak dalga dalga gelen düşmanlara karşı hayatta kalmaya çalıştığınız bir seçeneği oynayabiliyorsunuz. Seçenekler kısıtlı ama içerik gayet zengin.

NİŞAN AL; ATEŞ!
Space Marine öyle çok yenilikler yapan, aksiyon türünün olmazsa olmazlarından bir oyun değil. Ancak sürükleyici bir hikayeye sahip ve türünü gayet iyi yorumluyor. Tek kişilik hikayesi çok uzun sürmese de çok oyunculu seçenekleriyle birkaç hafta eğlenebilirsiniz. Elbette Gears of War 3 ile kapışabilecek kadar iyi bir oyun değil ancak benzer yapıdaki oyunlardan hoşlanıyor, bir de üzerine Warhammer evrenine ilgi duyuyorsanız kesinlikle denemelisiniz.

Sayfa: 1 2 3

Paylaş