Wolfenstein 2: The New Colossus incelemesi

01 Kasım 2017 21:00

Nazi pataklamanın yıllardır düşmez kalesi olan Wolfenstein, yeterince Nazi tekmelemediğimize karar vererek bir kez daha bizleri mutlu ediyor. En, “kötünün içindeki iyiyi görebilen” insanın dahi şevkle dahil olduğu Geleneksel Wolfenstein Nazi Tartaklaması Şenliği’ne hoş geldiniz.

Wolfenstein’ın FPS türünü nasıl derinden etkilediğini daha önce çok defa konuştuk. Her ne kadar günümüzde bu türün en iyi isimleri arasında adı pek sık yer almasa da, hala düzenli aralıklarla bu isim altında çok kaliteli işler çıkmaya devam ediyor. Wolfenstein’ın türe yaptığı katkının dışında, bir de Nazi avlamayı son derece kabul edilebilir göstermesi gibi bir özelliği bulunuyor. Söz konusu düşmanlar “Nazi” başlığı altında ele alınsa dahi, sonuçta gerçek hayatta rejimin baskısı nedeniyle bu eylemleri yapmak zorunda kalan askerler olduğunu da biliyoruz.

Ancak Wolfenstein daha en başından beri alternatif bir Nazi gerçekliğini ele alarak, onları istisnasız olarak acımasız ve ölümcül düşmanlar kategorisine dahil ettiği için, herhangi bir vicdan azabı yaşamadan hepsini delik deşik edebiliyoruz. Bugün oyunlarda Naziler, tıpkı zombiler gibi ölmeyi hak eden düşman kategorisinde yer alıyorsa, bunda Wolfenstein’ın büyük bir payı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6

Paylaş