Yılın en merak edileni; iPhone 11 incelemesi

01 Aralık 2019 22:00

YILIN MODASI PASTEL TONLAR

Bildiğiniz gibi yeni aileyle beraber Apple bir kez daha karşımıza üç farklı modelle çıktı. iPhone 11, iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max. Ne yalan söyleyelim daha isim kısmında Xs Max gibi bir dönemi atlattığımız için çok sevinçliyiz. Öte yandan takı üstüne takı dönemi hala bir parça rahatsız etmiyor değil. Kaleme aldığımız model ise ailenin en uygun fiyatlısı, herkesin “Acaba Pro yerine bunu alsam çok fark eder mi?” diye kendi kendine en az bir kere sorduğu iPhone 11 modeli.

Söze her zamanki gibi tasarımdan başlayalım diyeceğiz ama tasarım inanın bildiğiniz gibi. Neredeyse. iPhone X ile geçtiğimiz gelişmiş Face ID teknolojisinin armağanı uzun çentikli ekran modeli iki nesil sonra iPhone 11 ile de devam ediyor. Ekrana entegre parmak izi teknolojisini kullanmayan Apple, yeni nesil modelinde biyometrik çözüm olarak Face ID kullanıyor sadece. Modelin arkasını çevirdiğimizde gözümüz ilk olarak yeni renk seçeneklerine çarpıyor. Mor, yeşil, siyah, beyaz, sarı ve (PRODUCT)RED olmak üzere iPhone 11’ler altı farklı renk seçeneğiyle geliyor. Pastel tonların hakim olduğu bu renkler iPhone XR modelinden miras. Biz yeşil versiyonu inceledik. Açıkçası hayli açık su yeşili tonlarında diyebileceğimiz bu model çok güzel görünüyor. Cihazın cam gövdesi ise ağabeyleri Pro ve Pro Max gibi “buzlu cam” formunda değil. Bu malzeme tercihi sadece kamera çevresinde yapılmış. Bu sebeple Apple logosu da net bir şekilde görünüyor. Logo demişken, logonun gövdeyi biraz daha ortalayacak şekilde aşağı kaydırıldığını da eklemeden geçmeyelim. Ve elbette iki devasa kamera. Tripofobikleri gerçekten etkiler mi bilemiyoruz ancak iPhone 11’in arkasında iki devasa lens yer alıyor. Bu kare görüntü ilk karşılaşmamızda göze pek hoş gelmemişti, ancak ne yalan söyleyelim zaman içinde alıştık. Buzlu cam tercihinin görselliği artı yönde etkilediğini de kaydetmek lazım şu noktada. Pro ve Pro Max’ta olduğu gibi üçüncü bir kamera olmadığı için arka taraftaki stres çarkı etkisi de olmamış. Bu denli büyük kameraların alametifarikası elbette işin performans tarafında. Tasarımı beğenip beğenmemek subjektif, ama performans değil. Cihazın kutu içeriği ise her zamanki ayarda. Lightning kablolu EarPods’lar, adaptör ve şarj kablosu sizi karşılayan aksesuarlar. Burada hemen bir eleştirimiz var; iPhone 11, 18W veya daha güçlü adaptör ile hızlı şarj destekliyor ancak kutu içeriğinden 5W’lık adaptör çıkıyor. Apple’ın artık bu huyundan vazgeçmesi gerekiyor. Öte yandan iPhone 11 Pro’nun kutu içeriğine 18 W’lık adaptörün dahil olduğunu kaydedelim. Cihazın IP68 standartlarında toza ve suya karşı dayanıklı olduğunu da ekleyelim. Tasarım genel hatlarıyla bir önceki modellerden radikal bir değişimle ayrılmıyor. Bu yüzden bazı kullanıcılar için “aynısının renklisi” gibi görünebilir. Ancak gün sonunda cihaz premium hissiyat veren, hem şık hem de renk tercihine göre eğlenceli olabilen bir model olmayı başarıyor. Tasarımı kapatmadan önce modeli bir süre Apple’ın yeni saydam kılıfıyla test ettiğimizi de kaydedelim. Beklediğimizden çok daha sert ve dayanıklı görünen bir kılıf olan saydam kılıf bizi şaşırttı. Açıkçası cihazla beraber çok iyi bir görünüm elde edeceğini düşünmemiştik. Bu konuda yanıldık. Toz toplama, kir tutma gibi sıkıntıları da test ettiğimiz süreçte yaşamadık.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6