Fransa, Renault ve Rusya arasında “şeytan üçgeni”

23 Mart 2022 22:52

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş sonrasında durdurma kararı aldığı operasyonlarını geçici olarak başlatan Renault, zor bir sürecin içerisinde

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde bir aya doğru gidilirken, dünya ülkelerinin bu sürece olan tavırları ekonomik yaptırımlar üzerine yoğunlaşıyor. Avrupa yanında Amerika merkezli pek çok farklı sektörde üretim gerçekleştiren markanın, Rusya pazarıyla olan ilişkilerini askıya alma politikalarını otomobil dünyasında da geçtiğimiz haftalarda görmüştük. Stellantis, Volkswagen ve BMW gibi doğrudan grup bazlı atılan adımlar arasında geleceği en merak edilen taraf ise şüphesiz Renault. Rusya’nın en büyük markası konumunda olan ve içerisinde Lada’yı barındıran AvtoVAZ’ın Renault Grubu içerisinde olmasının yanında Fransa tarafındaki ortaklığın, işi içinden çıkılmaz bir noktaya taşıdığı aşikar. Renault’nun en büyük hissedarı konumunda olan Fransa Devleti’nin, işgal sürecinin başladığı ilk günden itibaren Rusya’ya yaptırım uygulama tarafındaki adımlarıyla öne çıkması sebebiyle marka için bir şeytan üçgeni ister istemez oluşmuş durumda. Bir süredir operasyonlarını durduran Rusya’daki fabrikanın faaliyete geçirilmesi büyük tepki topladı. Grup kısa süre önce konuyla ilgili bir duyuru gerçekleştirerek, faaliyetlerin yeni bir açıklamaya kadar tekrar askıya aldığını duyurdu. Renault cephesini bu ikilemde zor kararlar bekliyor.

Rusya kendi içerisinde radikal önlemler almaya hazır

Yiyecek-içecek, teknoloji, giyim gibi doğrudan insan hayatını da etkileyecek yaptırımlarla karşı karşıya olan Rusya, buna kendi içerisinde çözümler getirme konusunda da hazırlıklar yapıyor. Bu hazırlıkların otomotiv tarafında en dikkat çeken gelişmelerden birisi geçtiğimiz günlerde gündeme taşındı. Halihazırdaki yönetimde görev alan üst düzey yetkililerin, Rus halkının ekonomik ve çalışma şartlarını etkileyecek kapatma hamlesi yapan yabancı markaların tesislerini kamulaştırma adımı üzerine çalışma gerçekleştirmesi küresel çapta dikkat çekti. Pek çok kişi için ithal markalara doğrudan bir tehdit olarak yorumlanan bu adımla birlikte bazı markaların operasyona ara vermedeki temel sebebin tedarik krizi olduğuna dair açıklama yayınlaması da notlarımız arasında öne çıkıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Renault için Birleşik Krallık’ta boykot çağrısı

AvtoVAZ ile birlikte Rusya pazarında yüzde 30 gibi çok ciddi bir paya sahip olan Renault, üretim bandı tarafında da önemli faaliyetler yürütüyor. Lada modellerinin dışında Duster, Sandero ve Arkana gibi önemli araçların da üretildiği bölgedeki fabrikalarda kaynaklara göre 40 bini bulan istihdam sağlanıyor. Grup içerisinde yer alan Nissan’ın Rusya’ya araç gönderimini durdurma kararı devam ederken, Renault’nun üretime başlama hamlesi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve grubun CEO’su Luca De Meo’yu eleştiri oklarının odağına getirdi.

Üretimin başladığının açıklanması sonrasında doğrudan politik kanattan da tepkiler gecikmediğini görüyoruz. Birleşik Krallık’ta parlamento üyesi Chris Bryant konuyla ilgili; “Renault kısa süre önce, ara verdiği Rusya’daki üretim faaliyetlerine tekrar başlama kararı aldı. Bu karar sonrasında Birleşik Krallık’ta onların araçlarını satın almayı bırakma zamanı” ifadeleriyle halkı Renault araçlarını boykot etmeye çağırdı. Bu noktada Dacia Sandero’nun Birleşik Krallık’ın en çok satan otomobili olması da dinamiklerin bir başka boyutu olarak karşımızda duruyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski de kısa süre önce tüm yabancı markaların Rusya ile olan ilişkilerini rafa kaldırmaları konusundaki görüşlerini yenilemişti. Son gelişmeler ışığında Moskova’daki fabrikasının operasyonlarını tekrar askıya alan grubun bundan sonraki adımı merakla bekleniyor.

Paylaş