“Gelecek hibrit disklerde”

12 Aralık 2011 23:04

Seagate, geçtiğimiz aylarda dünyanın en ince taşınabilir sabit diskini ve dünyanın en yüksek kapasiteli harici sabit diskini üretmişti. Bu cihazlar da dahil olmak üzere merak ettiğimiz pek çok soruyu bu ay, Seagate’in Türkiye ve İsrail Bölge Yöneticisi İpek Binyıldız’a sorduk. Sohbetimizin başlarında Binyıldız, aktarım hızının da önemli olduğunu fakat kullanıcıdan gelen esas talebin kapasite olduğunu anlatıyor: “Hız tabii ki önemli ama sabit disk sektörü için esas talep kapasite aslında. Bizi etkileyen en önemli faktör bu. Plaka başına düşen kapasiteyi artırabilmek önemli. Şu an için biz bunu çok artırdık ve dünyanın ilk 4 TB’lık masaüstü diskini ürettik. Seagate GoFlex Disk 4TB adını taşıyan bu modelimiz sürekli medya arşivi yapan, fotoğraf, video ve müzik depolayan kullanıcılar için çok uygun. Çünkü hem dijital içerik çok arttı hem de artık medya dosyalarında yüksek çözünürlük farkı var.”

THUNDERBOLT DESTEKLİ DİSKLER ARTACAK
Dünyanın en yüksek kapasiteli harici sabit diskini yapan Seagate ondan bir süre önce de dünyanın en ince performans diskini yapmıştı. İpek Binyıldız GoFlex Slim’den de kısaca bahsediyor. USB 3.0 bağlantısı ile 10 kat daha yüksek aktarma hızı sunan GoFlex Slim şu an için 320 GB kapasiteye sahip. Şık ve kaliteli bir malzemeden üretilmiş olan diskin dakika başına devir değeri 7200. Senenin başlarında Thunderbolt arayüzünü destekleyeceğini duyuran firma en yüksek kapasiteli masaüstü diski olan GoFlex Disk 4TB’ta bu arayüzü kullanmış. Firmanın planı ilerleyen dönemde kullanıcının, kendi ihtiyaçları doğrultusunda farklı arabirimlere sahip diskler almak yerine ara kablolar satın alarak bu durumun üstesinden gelmek: “Thunderbolt destekleyen diskimiz masaüstü formatında, taşınabilir modellerimizden biri değil. Adaptörü var. Yani siz diski değiştirmeden Thunderbolt ara kablosu alarak bu diski kullanabileceksiniz. Biz son kullanıcının cebini düşünüyoruz aslında. Bu sayede kullanıcıların yeni bir harici sabit disk alma ihtiyacı kalmıyor, sadece arabirim değiştirerek son teknolojiye uyum sağlamış oluyorlar.” Sözlerine GoFlex disklerini daha detaylı anlatarak devame diyor Binyıldız: “Bu ara kablo olayı GoFlex ailesi ile çıkan bir durum. Normalde disk içinde bir plaka kısmı var bir de bridge, yani köprü dediğimiz kısım. Köprüde cihazın elektronik devresi bulunuyor ve arayüzü de oradan giriyor. Harici diskte biz bu kısmı ikiye ayırdık. Köprü kısmını sabit diskten ayırdık ve takıp çıkarılabilen bir hale getirdik. Sabit diskin üzerinde kalan porttan direkt olarak girebiliyor. Diyelim ki siz daha önceden USB 2.0 destekli modelden aldınız ama şimdi yeni bir dizüstü bilgisayarınız var ve USB 3.0 destekliyor. Bu durumda hızınızı artırmak için sadece kabloyu alıyorsunuz. Yeni bir arayüze terfi edeceğiniz zaman yeni bir harici sabit disk alıp tüm verilerinizi ona taşımak zorunda değilsiniz. Sadece ara kablo yeterli. Ekonomik bir çözüm. Sadece taşınabilir modellerimiz için değil GoFlex’in masaüstü olanları için de geçerli.”

“PAZARIMIZ BÜYÜYOR”
Türkiye’nin hızlı gelişen pazarlar arasında yer aldığını anlatan Binyıldız, Seagate için bölgenin öneminden bahsediyor: “Türkiye, gelişen pazarlar arasında. Dolayısıyla Seagate’in odaklandığı ülkelerden bir tanesi. Bundan yaklaşık 4 sene önce buraya yatırım yapmaya başlamışlardı. Hizmet kapasitemiz de arttığı için burada yatırımımız arttı. Giderek de iyileştiğini düşünüyorum. Çünkü pazar gittikçe büyüyor. Türkiye’deki fırsatlar arttı. Global markaların PC üretimi kadar yerli markaların da üretimi arttı. Kapasite anlamında yükseltmeler var. İnsanlara artık 250 GB yetmemeye başladı; 500 GB, 1 TB sabit diskler kullanılıyor PC’lerde. Üstüne üstlük kullanıcı bir de gidip harici disk alıyor, yedekleme yapmak veya yanında taşımak için. Sonuç olarak ciddi anlamda bir artış var Türkiye için konuşursak.” Sözlerini Seagate’in geliştirdiği yazılımlardan bahsederek sürdürüyor Binyıldız: “Disklerimizin içlerinde otomatik yedekleme yazılımları var. Son kullanıcının çok basit bir şekilde kullanabileceği şekilde ayarlar içeren bu yazılımları aktif hale getirmek için ekstradan çaba harcamanıza gerek yok. Hiçbir tuşa basmadan verilerinizi yedekleyebiliyorsunuz. Başka tip ürünlerde kullandığımız farklı yazılımlarımız da bulunuyor. GoFlex Net adlı bir ürünümüz var örneğin; bir medya paylaşım cihazı. Dünyanın başka bir yerindeyken internet üzerinden programa girerek kendi şifreniz ve kullanıcı adınızla, evdeki ağınıza bağlı olan diskin içeriğini görebiliyorsunuz. Paylaşmak istediğim bir resim dosyam var diyelim. Ama bu dosyadaki yalnızca belirli fotoğrafları uzaktaki bir arkadaşımla paylaşmak istiyorum. Ben, o arkadaşıma sadece bir e-posta yolluyorum. Arkadaşım o e-postaya tıkladığında sadece benim onun görmesini istediklerimi görüyor.”

“ENDÜSTRİMİZ DEĞİŞİYOR”
İpek Binyıldız’a 2011 sonu ve 2012 başı ile alakalı beklentilerini soruyoruz. Endüstride çok değişiklikler olduğunu ve oyuncuların gitgide azalmakta olduğunu belirterek cevap veriyor: “Şu an satın alma görüşmeleri var. Biz Samsung’un sabit disk departmanını satın almak üzere görüşmelerimizi sürdürüyoruz, henüz tamamlanmadı. Şu an Avrupa Birliği’nde görüşülüyor. Aynı şekilde rakibimiz de başka bir firma ile benzer bir satın alma süreci içinde. İkisi de tamamlanmadı. Tamamlandıkları zaman birtakım değişiklikler olacak.” Gelecek ön görüleri arasında Seagate için başka standartlar da söz konusu. Binyıldız, SSD ve sabit disk arasında birinden diğerinin galip gelmeyeceğini söylüyor. SSD’nin GB başına maliyetinin çok yüksek olduğu anlatıyor ve çözümün hibritte olduğunu belirtiyor: “Bizim hibrit nitelikli bir diskimiz var. İsmi Momentus XT. İşletim isteminden bağımsız olarak çalışan katı hal hibrit diskimizin içinde, özetle, hem flaş bellek var hem de sabit disk. En sık kullanılan uygulamalarınızı ve veri dosyalarınızı izleyip diskin katı hal tarafına yerleştiren Momentus XT, veri depolama işini ise standart sabit diskte yapıyor. Bu şekilde sistemin açılma süresini yüzde 50’ye kadar düşürmüş oluyoruz. 2014 yılında tahmin ediyoruz ki piyasadaki disklerin yüzde 80’i hibrit olacak.”

Paylaş