ODD açıkladı; Şarj istasyonu olmaması elektrikli araçlara engel değil

27 Şubat 2021 22:00

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, elektrikli araçlar ve şarj istasyonları hakkında kritik açıklamada bulundu.

ODD YKB Ali Bilaloğlu, salgının otomotiv sektörüne etkisi ve otomotiv dünyasının geleceğini yorumladı. Elektrik motorlu araçların üretimi ve yaygınlaşmasına yönelik de bilgiler aktaran ODD Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye’deki otomobil kullanıcılarının sanıldığının aksine elektrikli araçlara ve yeni teknolojilere Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok diğer bölgesine göre daha açık olduğunu aktardı. Yapılan araştırmalar üzerinden de örnekler aktaran Bilaloğlu, elektrik şarj istasyonları konusunda hazırlıklı olmadığımızı belirtti.

Bilaloğlu, “Ama dünyanın neresi hazırlıklı diye sorabiliriz burada kendimize. Hatta belki birazcık geçmişe ve tarihe uzanırsak benzinli araba çıktığında biliyorsunuz, ta ilk icat edildiğinde, o zamanlar benzinler daha eczanede satılıyordu. Yani benzin istasyonu diye bir şey yoktu. Yani demek istediğim şu şarj istasyonları ile araçların birbirine paralel birbirini tetikleyerek, destekleyerek büyüyeceğini öngörmek çok da zor değil.

Kimse şarj istasyonlarına yatırım yapmaz belli araç sayısı trafikte dolaşmadan. Öbür taraftan da ‘Yeterli şarj istasyonu olmadığında yeterli araç çıkar mı trafiğe?’ sorusu var. Ama elektrikli araçlarda şöyle bir avantaj var benzinli araçlara göre… Bugün aslında aracınızı siz kendi evinizde şarj edebiliyorsunuz.

Artık bugün çıkan elektrikli arabaların hemen hemen hepsi 220 – 230 W ile şarj edilebilecek teknolojiye sahip. Bundan 3 – 4 yıl önce bu böyle değildi. Sadece 320 W şarj istasyonlarından şarj olması gerekiyordu. Tabi aracın şarj süresi uzuyor 220 – 230 W olunca ama netice itibari ile siz akşam eve gelip de aracınızı şarja taktığınızda sabaha kadar %80’lik doluluk oranına rahatlıkla hemen hemen tüm ürünlerde artık ulaşabiliyorsunuz. O yüzden şarj istasyonları bence elektrikli araçlara engel olmayacak.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şu an aslında otonom araçların hayatımıza girmesindeki en büyük engellerden bir tanesi bunun hukuksal ve etik çerçevesi diyebilirim. Teknoloji çünkü artık o seviyeye geldi. Seri üretimine geçecek kadar bu teknoloji gelişti. Gerek kamera sistemleri, gerek uydu sistemleri, gerek sensör sistemleri… Tabi ki daha bunların tamamen kusursuz ve hatasız çalışması için belki 1 – 2 yıla ihtiyaçları var ama bence taknolojik tarafı bu işin hukuksal ve etik tarafından daha hızlı çözülecek gibi geliyor. Bununla neyi kast ediyorum? Şimdi tabi ki otonom araç olsa dahi öngörülemeyecek sorunlar çıkabilir insanın karşısına.

Elektrikli araçların geleceği otonom teknolojilerinde

Mesela bugün araba ile siz yolda giderken aniden önünüze bir cisim çıkarsa? Araba olabilir, çocuk fırlayabilir, bir sürü durum olabilir. Siz o an sürücü olarak karar veriyorsunuz, ya fren yapıyorsunuz ya direksiyonu kırıyorsunuz. Bu verdiğiniz kararın sonucunda farklı hasarlar ortaya çıkabilir. Siz belki kaldırıma çıkıp başka bir insana çarpabilirsiniz, arabaya çarpabilirsiniz. Maddi manevi zararlar çıkabilir. Bugün onun sorumluluğu tamamen sürücüde, başka hiç kimsede değil.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İleride bu sorumluluk kimde olacak? Arabayı üretende mi? Bu otonom sürüş programını yazanda mı? Arabanın sahibinde mi? Bu sorumluluk kimde olacak? Bunun kararını hem etik hem hukuksal anlamda cevaplayabilmemiz gerekiyor. Bugün aslında tarif ettiğim konunun sorumluluğu dünyanın her yerinde aynıdır.

Sürücü sorumludur. İleride bu konuda tüm dünya ülkelerinin ortak bir noktaya gelebilmesi gerekecek ki yine arabalar, otomobiller otonom da olsa dünyanın her yerinde kullanılabilsin. Bu biraz vakit alacak gibi geliyor bana.” ifadelerine yer verdi.

İlginizi çekebilir

Nissan Ariya

Paylaş