Westworld 1. Sezon 9. Bölüm “The Well-Tempered Clavier” incelemesi

29 Kasım 2016 22:00

Zamanın ellerinde şekillenen insan hayatta kalmak için yapması gerekeni yaptı. Zaman zaman acımasız, vahşi, kana susamış, dürtü ve isteklerinin esiri olan insan daha fazlası için durmadan yok etmeye, zarar vermeye devam etti. Gücün ihtişamıyla gözü dönmüş bir insanın kendini yaratıcı yerine koyup yönetebileceği bir kopyasını yapması ise ütopik bir düşünce değil. Yaşamını kendi kendine devam ettirebildiği halde hayatı ağzından çıkacak tek bir söze bağlı küçük bir ordu… Yaratıcının aslında çok zayıf, narin ve zarar görebilir olduğunu bilmeyen ve bir yalanın içinde dönüp duran “oyuncaklar” uyandığında, asıl hikaye başlıyor.

Westworld dokuzuncu bölüm The Well-Tempered Clavier‘i geride bırakırken interneti kasıp kavuran teoriler, konuşmalar, düşünceler de bulmacadaki yeni parçalarla bazı cevaplara kavuştu. Sorulardan çok kafaları bu denli karıştıran sekiz bölümün cevaplarına odaklanan dokuzuncu bölümün incelemesini yaparken önceki yazılardan biraz daha farklı bir yol izleyeceğiz. Daha çok çözümleme şeklinde ilerleyecek olan bu yazıda Dolores’in dokuz bölümdür hangi zamanda olduğundan, William’dan, Robert Ford’un tanrı kompleksinden ve elbette Arnold’dan bahsedeceğiz. Sezon finaline bir adım kalmışken olayları tam olarak kafamızda oturtmanın tam sırası anlayacağınız.

TANRI YANILGISI

İşin bir an önce Dolores kısmına gelmek istiyoruz ancak önce bahsetmemiz gereken bazı şeyler var. Parka ve hikayelerine derin bir bağlılığı olan Robert Ford, her ne kadar dizide defalarca bu parkın tanrısı olmadığını iddia etse de özünde her bir kelimesi, bakışı ve davranışıyla bir tanrı olduğunu hissettiriyor. Ancak Ford’un özellikleri “benzersiz” değil. Nitekim kodunda ciddi değişiklikler yapan Maeve, bugüne kadar inandığı tüm tanrıların koca bir yalan olduğunu anladıktan sonra Ford’un yetkilerini kendine bahşetmesiyle etkileyici bir güç zinciri kurmuş durumda. Öyle ki tek lafıyla Bernard’ı durdurabilecek kadar güçlü. Ancak inandığı “tanrılar” tarafından sömürülmüş, bir yalanı yaşamaya itilmiş olan Maeve, robotları tıpkı nefret ettiği o “tanrılar” gibi kontrol etmek yerine bilinçlendirmeyi seçiyor.

Ford’un kodlarda bıraktığı arka kapı, Maeve ile karşılaşmasındaki asıl anahtar olacak gibi görünüyor.

Tanrı sandıklarının aslında etten, kemikten canlılar olduğunu ve kendilerine kıyasla çok daha narin olduklarını fark eden Maeve kaçışına giden yolda robotları örgütlemeye karar veriyor. Burada gücü ele geçirdikten sonra onu direkt olarak kendi türü üstünde kullanmayı reddeden Maeve aslında ahlaki değerlerinin de ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Zira bir robotun kendi türüne yapmadığını insanlar birbirlerine rahatlıkla yapabiliyor.

ARNOLD’IN ARZUSU

Robert Ford ve Arnold Weber‘in iyi günler gördüğüne şüphe yok. Ford’un eski dostuna duyduğu saygı, Arnold’ın ona bıraktığı özel hediye ikili arasındaki ilişkiyi özetleyen cinsten. Ancak Ford’un daha önce söylediği gibi Arnold robotlara insanlar arasındaki keskin çizginin ucunu kaçırırken, Ford bu konuda her zaman net. Arnold’ın robotlarla ilgili büyük planları parkın dışına çıkmaya başladığında mantığın sesine göre hareket eden hatta zaman zaman oldukça acımasız olmak zorunda kalan Ford ile tartışmaları da başlıyor. Arnold’ın robotlara bilinç kazandırıp onları “özgürleştirme arzusu“nun sonunu ise Ford değil yine bizzat Arnold getirdi.

Bernard’ın dizide izleyiciye gösterilen ikinci uyanışının ardından geçmişe gidip her şeyi öğrenmek istemesi başta Ford için sabırsızca düzeltip devam etmek istediği bir detaydı. Ancak aklının her köşesi Ford tarafından inşa edilmiş olan Bernard, Ford’u tuzağa düşürmeyi başardı. En azından öyle sandı.

Başta sabırsızlıkla bu konuşmadan kurtulmak isteyen Ford, Bernard’ın küçük tuzağını görünce heyecanlandı.

İnsan öldürmek için yetkisi olmamasına karşın Ford’u öldürmek için kodlarıyla oynanan ve emekliye ayrıldıktan sonra kodlarında yeniden düzenleme yapılmayan Clementine‘ı seçmesi Ford’u etkilemeyi başardı. Bu sahnede sadece Bernard değil, Ford’a zihninde küçük bir yolculuğa çıkarak adeta Arnold’ın yaşadığı o döneme döndü bize göre. Karşısındaki robotun gerçekten eski dostu olabileceğine olan inancı çok kısa da olsa bir süre gözlerine yansıdı. Bunu açıklayacağız ama önce Bernard’ın geçmişine odaklanalım.

Arnold’dan çok sonra yaratıldığı söylendiği halde haklı olarak Ford’a inanmayan Bernard, kodlarında onun izi olduğunu ve geçmişe giderse onu bulabileceğini söylediğinde tamamen yanılmıyordu aslında. Zira Bernard Lowe aslında Arnold Weber’in yeniden yaratılmış haliydi. Robert Ford’un ortağı ve arkadaşı olan Arnold’ın “talihsiz” ölümü ardından Ford uzun süre beklemiş ve ortağını hatırlayan kimse kalmayıncaya kadar sabretmişti. Sonrasında Arnold’ı baştan yaratan Ford’un ona yeni bir isim vermesi gerekti. Abrams’ın çok sevdiği anagramlar Ford’un usta zihninde şekillenerek Arnold Weber’i Bernard Lowe’a dönüştürdü. Bernard’ın esasen Arnold olması pek çok izleyici tarafından öne atılmış ve favori teorilerden birini de oluşturmuştu esasen. Ancak öğrendiğimiz tek şey Bernard’ın Arnold olduğu değildi. Aynı zamanda Bernard’ın kişiliğine ilişkin yeni şeyler de öğrendik.

Zamanının çoğunu robotlarla geçiren Bernard görünen o ki Ford’la beraber yarattığı robotlara karşı her zaman sevecen bir tutum içinde değilmiş.

Robert Ford’un Arnold’a ilişkin daha detaylı anıları da gün yüzüne çıktı bu bölüm. Sonunda Arnold’ı tekrar yaratıp hayran kaldığı hatta özgürleştirmek istediği robotlardan birine dönüştürmesi ise senaryonun sunduğu tatlı bir ironiydi. Robotların gerçekten acı veren bir olaya bağlandıklarında daha gerçek olduğu düşüncesini ortaya atan kişinin Arnold olması ve bunun sonucunda robota dönüştürüldüğünde tekrar tekrar yaşaması gereken acı verici bir hikaye döngüsüne mahkum edilmesi, Arnold’ın kendi oyununda yenilmesi bir anlamda. Özgürleştirip, insansılaştırmaya çalıştığı robotlar yerine esir düşüp robota dönüşmesi ve Ford dışında onu hatırlayacak tek bir kişinin dahi olmaması neredeyse acı verici.


Robert Ford’un kararları ise arkadaşı kadar duygusal değil. Keskin, kararlı, kendi yolundan şaşmayan bir karakter olan Ford’un Arnold’a oynadığı son oyunla beraber Ford’un karar mekanizmasındaki duygusallık da tamamen yok oldu diyebiliriz. Bernard’ın Ford için hazırladığı küçük oyun Ford’u neredeyse eski dostunun döndüğüne ve beraber yeniden çalışabileceklerine ikna etmek üzereydi ki Arnold geçmiş saplantılarına geri dönünce Ford’un eski dostuna veda etmekten başka şansı kalmadı. Hayatında duygusallığa yer vermeyen Ford, genele baktığımızda tüm robotların kaynak kodunda bir açık kapı bırakarak kendini sağlama almış. Bernard’ın gözden kaçırdığı bu küçük detay ikinci hayatının da sonlanmasına sebep oldu. İşi daha da ironikleştirense Bernard’ın intihar etmesi. Ford etkileyici ses tonuyla Bernard’ı yönlendirerek kendi odadan çıktıktan sonra intihar etmesini sağladı. 35 yıl önceki olaya uydurduğu bu kılıfı 35 yıl sonra arkadaşına yaşattı. Orada olmak istememesinin pek çok sebebi ya da açıklaması olabilir. Ford’un Arnold’ı bir kez daha o şekilde görmek istememesi bunlardan biri. Ancak aynı zamanda olayın tamamen kendinden bağımsız olmasını da istemiş olabilir.

İşin ilginç yanı soğuk kanlı bir katil olan Ford’un dizinin başından bu yana bir insan bir de robot iki kişiyi dolaylı olarak öldürmüş olması.

Bernard’ın robot olduğunu anlamaması için muhtemelen Elsie’yi de dolaylı yoldan öldüren Ford, sadece Westworld’ün değil aynı zamanda Delos’un da tanrısı adeta. Ölü ya da diri, Ford her iki türlü de söz sahibi.

BİR AŞIĞIN PEŞİNDE

Geçtiğimiz incelemede Siyahlı Adam’ın William olabileceğine dair teoriyi açıklamış ve zaman diliminde William ile Siyahlı Adam’ın nerelerde durduğunu göstermiştik. Bu bölüm Siyahlı Adam’ın William olduğu kesinleşti. Dolores ile çıktığı yolculukta beyaz şapkalı, naif, heyecanlı ve insanlara karşı olabildiğince iyi davranan William’ın kırılması ise kayın biraderi Logan sayesinde gerçekleşti. Westworld’e kendini fazlasıyla kaptıran William, Dolores’teki farklılığı görmüş ancak olayları o zaman çözümleyebilecek kadar anlamlandıramamıştı. Öncelikle şunu belirtelim, daha önceki incelemelerde kuruldan gelen kişilerin Logan ve William olduğunu öne sürmüştük ancak sonrasında bu kişinin Hale olduğu ortaya çıkmıştı. Fakat Logan ve William’ın o dönem bulunduğu zaman diliminin günümüzden 30 yıl önce olduğunu bilmiyorduk. Daha sonrasında Logan ve William’ın içinde bulunduğu şirketin Delos’ta pay almasıyla William da kurula giriyor. Siyahlı Adam’ın kurulda söz sahibi olması ve Hale’in onun oyunu almak istemesi de bundan ötürü.

Diğer yandan Siyahlı Adam’ın ilgilendiği şey ne Ford, ne hikayeleri ne de bu park. O 30 yıl önce Dolores’le çıktığı yolculukta öğrendiği labirentin peşinden gidiyor. Arnold’ın derin amacını, ikincil oyununu çözmeye çalışıyor. Ancak yıllar William’a pek de nazik davranmamış. Logan’ın onu uyandırmak için Dolores’i bıçaklamasının ardından William yaşadığı acıyla tabiri caizse karanlık tarafa geçiyor. Şafak vakti tüm robotları öldürmekle kalmayıp parçalayan William’ın ruhunda bir şeylerin kırıldığı ve tamir edilemez bir yaranın açıldığını görmek mümkün.

Westworld ziyaretçilere sınırsız bir deneyim sunuyor. İstediğiniz robotu öldürebilir, istediğinizle beraber olabilir, hazine avına çıkabilir, suçluları yakalayabilir kısacası aklınıza gelebilecek hemen her şeyi yapabilirsiniz. Ancak ilk kez Westworld’de gelmiş ahlak duygusu bu kadar yüksek bir insanın bir gecede gözü dönmüş bir katile dönüşmesini beklemezsiniz. William’ın içindeki öfkenin dışa vurumu parçalanmış bir düzine robot şeklinde oldu. İçinde bastırdığı tüm o öfke, ulaşmak üzere olduğu mutluluğun bir anda elinden kayıp gitmesi ve gerçeğin yüzüne tokat gibi çarpmasıyla beyaz şapkalı kahraman kovboy yerini kana susamış bir hayduta bıraktı. Logan’ın tetiklediği bu dönüşüm belki William’ın içinde uyuyan bir öfke olarak hep vardı. Ancak bu noktadan sonra William’ın bir daha eskisi gibi olmadığını düşünüyoruz.

Öte yandan geçen bölüm Teddy ile yaptığı konuşmada aslında “iyi bir insan” olduğunu söyleyen Siyahlı Adam’ın gerçek dünyada William’ın dediği gibi “mış gibi davrandığını” görüyoruz.

William bir şekilde hayatına devam etmeyi başarmış. Ancak gerçek dünyada sahte bir hayata mahkum bir şekilde devam ettirebilmiş yaşamını.

Kurul üyesi olduğu için diğer ziyaretçilerden daha ayrıcalıklı olan William Westworld’ü ise asla terk edememiş. Dolores’le her karşılaştığında onu tanımamasının tuz biber olduğunu düşünüyoruz tüm bu duruma. Hal böyle olunca bir noktadan sonra hissizleşen William, Maeve üzerinde yaptığı deneyle bunu da kendi kendine itiraf ettikten sonra labirentin peşine düşüyor. İşin ilginç yanı labirentin kendisi robotlar için var olan bir şey. William’ın inatla onu araması, Dolores’e yeniden bilinç kazandırmak için olabilir mi? Arnold’ın başlattığı işi bitirmek için…

ROBOTLARIN İNTİKAMI

Bölümün en ilginç detaylarından biri robot olduğunun tamamen farkında olan Angela’ydı. Uzun uzadıya bahsetmeyeceğiz zira Angela’nın son bölümde büyük bir rol üstlendiğini düşünüyoruz ancak dizi bize Maeve ve Dolores dışında benliğini keşfeden bir robot göstermemişti. Öte yandan Angela her şeyin farkında. 35 yıl önceki olayları hatırlıyor ve hatta Teddy’nin de hatırlamasını sağlıyor. Bir şeylere hazırlandığı belli olan Angela’nın yanında ise Wyatt’ın adamları olarak hikayeye Ford tarafından eklenen robotlar var. Geçtiğimiz bölümlerde Teddy onlara ateş ettiğinde bu robotların kanadığını ancak kurşunlardan pek de etkilenmediğini hatırlatalım. Bir diğer detay ise Angela’nın tıpkı Bernard gibi tuzak kurabilmesi. Siyahlı Adam’ı kendi öldüremeyeceği için, onu öldürebilecek bir tuzak kuruyor.

Geçtiğimiz bölüm Dolores’in anılarında kasabayı kurşundan geçiren bir adam olduğunu görmüştük. Bu bölüm öğrendik ki bu Teddy‘den başkası değilmiş. Kendini Wyatt’ın emrinde gibi hatırlayan Teddy, Ford’un oyununa gelmiş adeta. 35 yıl önceki olay örgüsünü ana hatları koruyarak makyajlayan Ford, Teddy’e kasabayı nasıl kurşundan geçirdiğini unutturmuş. Bu durumda Teddy ve Dolores ilişkisi de yeni bir boyut kazanıyor. Henüz olaylar yüzde yüz aydınlatılmış değil ancak 35 yıl önce Teddy’nin kasabadaki herkesi vurduğunu biliyoruz. Aynı şekilde Dolores de kasabada terör estirmiş sonrasında kendini vurmuştu. Bu durum Wyatt’ın aslında Dolores olabileceğini iddia ediyor.

ANILARDA KAYBOLMAK

Gelelim Dolores’e ve zaman çizgisindeki kaymalara. Westworld öyle güzel aldatmacalarla çekilmiş bir dizi ki izlerken önemsiz gibi görünen her detay aslında bir ipucu, bir bulmaca parçası adeta. Dolores için de durum farklı değil. Yana yakıla beyaz kiliseyi arayan Dolores’in geçmişinin bağlandığı Escalante kasabasına William’la olan yolculuğu son değildi. Bir şekilde zihninde kendini kasabaya iten Dolores bir arayıştaydı. Ancak bu arayışı ne labirent ne de oyundan çıkış yoluydu. Bunu açıklayacağız ancak önce zaman meselesine gelelim.

Daha önce Bernard’ın robot olduğunun açıklandığı bölümde dizinin bizi kandırabileceğinden bahsetmiştik. Nitekim Dolores mevzusu da pek farklı değil. William ile yolculukta olan Dolores aynı anda iki zaman dilimini birden izletti bize. Biri 30 yıl önceki diğeri ise günümüzdü. 30 yıl önce William ile çıktığı yolculukta yıkılmış kiliseyi bulan Dolores, günümüzde aynı yolu hatırlayabilmek için bu anılarından yararlandı.

Hatırlayacağınız gibi Maeve daha önce anılarının çok canlı olduğunu söylemiş ve gerçeği ayırt edemediğinden bahsetmişti.

Dolores için de olan tam olarak bu. William ile ilgili anıları o kadar canlı ki gerçekte yanında olmadığını anlayamıyor. Nitekim, çekimlerde de tekrar tekrar izlendiğinde Dolores’in bazı sahnelerde tamamen yalnız hemen ardındaki sahnede ise William’la olduğunu görmek mümkün.

İzleyicinin kafasını bir hayli karıştıran bu detaydan sonra Dolores kiliseye sonunda ulaşıyor. Bitirilmiş kilisede bir kez daha geçmişi hatırlayan Dolores Bicameral Mind yüzünden delirmiş olan robotları görüyor. Tanrının sesini duyduğunu sanan robotlar soluğu kilisede almış durumda. Günah çıkarma odasına giren Dolores gizli bir geçitten geçiyor ve Bernard’la buluştuğu yere iniyor. Bu sırada laboratuvarları aşıp, Arnold ve Ford’un tartışmalarına da şahit oluyor ki Arnold’ın soyadını (Weber) burada odasının kapısının üstündeki isimden öğreniyoruz. Bernard yani Arnold’la bir araya geldiğinde ise Arnold’dan yardım isteyen Dolores, 35 yıldır zihninin en derinliklerinde duran anıyı canlandırıyor. Arnold’ın Dolores’e yardım etmesine imkan yok çünkü Arnold bizzat Dolores tarafından öldürüldü. Günah çıkarma odasından giren Dolores, Arnold karşısında en büyük günahını itiraf etti.

TEORİ VE TARTIŞMA

Teori ve tartışma kısmını bu kez biraz Dolores’i analiz etmeye adayacağız. Dolores’in Maeve gibi dış dünyayı arzulamaması veya artık bir labirent arayışında olmamasının belli bir sebebi olduğunu düşünüyoruz. Labirentin robotlar için olduğunu ve Arnold’ın Dolores’i labirente yönlendirdiğini biliyoruz. Robotlara bilinç kazandırmak için yaptığı bu çalışmanınsa Dolores’te işe yaradığına inanıyoruz. Dolores gerçekten 35 yıl önce labirenti çözüp bilinç kazanmayı başardı. Ancak bilinç kazandığında buldukları hoşuna gitmedi. Hayatı bir yalandı, gerçek bir insan bile değildi. Kızgındı ve Dolores tüm bu maskaralığa bir son vermeye karar verdi. Kazandığı bilinç sayesinde belki Maeve gibi kontrol gücü elde etmiş dahi olabilir. Teddy’i ikna eden Dolores kasabadaki herkesi vurup yaratıcısını da öldürerek tüm bunlara son verebileceğine inanmış, en sonunda da kendini vurarak büyük şovunu sonlandırmıştı.

Dolores’in motivasyonu bu olmasa dahi Arnold’ı öldürdükten sonra derin bir travma geçirdiğine ve büyük bir pişmanlık yaşadığına inanıyoruz. Derin travmalardan sonra bilinç yaşadığı o travmayla başa çıkabilmek için onu unutmayı seçer ve kötü anıyı bilinçaltında saklar. Bu vahim olayın hatırlanmasını engelleyerek insanın yaşamına devam edebilmesini sağlar. Ancak Dolores içten içe duyduğu derin pişmanlıkla Arnold’ı aramaya devam etti. Dolores’in labirenti bulmasına gerek yoktu çünkü 35 yıl önce labirenti çözmüştü. Dış dünyayı merak etmiyordu. Tek istediği Arnold’ı tekrar bulmaktı ve buldu. Tüm bu olanları hatırlayan Dolores’i 35 yıldır aradığı kilisede ise William karşıladı.

Hikayenin en üst noktaya eriştiği bu bölümde son bölümün yeni sezon için bir kapı aralayacağı aşikar. Kurulun Ford’la savaşının ne yöne ilerleyeceğini görmeyi umduğumuz bölümde Maeve’in kaçma planları hareketlenirken iki bölümdür göremediğimiz Dolores’in babası da tüm verilerle parktan kaçabilecek mi göreceğiz. Gelecek hafta sezon finali yapacak olan Westworld’ün sürprizleri ise yeni başlıyor olabilir. Zira Ford hikayesini hayata geçirmek üzere.

TÜM İNCELEMELER
Westworld 1. Sezon 1. Bölüm “The Original” incelemesi
Westworld 1. Sezon 2. Bölüm “Chestnut” incelemesi
Westworld 1. Sezon 3. Bölüm “The Stray” incelemesi
Westworld 1. Sezon 4. Bölüm “Dissonance Theory” incelemesi
Westworld 1. Sezon 5. Bölüm “Contrapasso” incelemesi
Westworld 1. Sezon 6. Bölüm “The Adversary” incelemesi
Westworld 1. Sezon 7. Bölüm “Trompe L’Oeil” incelemesi
Westworld 1. Sezon 8. Bölüm “Trace Decay” incelemesi
Westworld 1. Sezon 9. Bölüm “The Well-Tempered Clavier” incelemesi
Westworld 1. Sezon 10. Bölüm “The Bicameral Mind” incelemesi

Paylaş