2021 Mercedes C-Serisi için baş mühendisin gözünden öne çıkanlar

24 Şubat 2021 09:00

Uzun yıllardır marka içerisinde önemli görevler üstlenen Christian Früh, 2021 Mercedes C-Serisi öne çıkanlarını kendi perspektifinden değerlendirdi.

Düzenlenen tanıtım etkinliğiyle resmi olarak karşımıza çıkarılan 2021 Mercedes C-Serisi, bizleri sınıf atlayan dinamikleriyle selamladı. S-Serisi’ne daha önce hiç olmadığı kadar yakın hale getirilen modelin tasarımı da ailenin diğer üyelerinden ibarelerle dolu. Yeni nesliyle birlikte manuel şanzımanına veda edilen, son teknolojiyle donatılan ve motor seçeneklerinde hibrit ağırlıklarıyla öne çıkan C-Serisi için şüphesiz öne çıkan daha çok fazla detay var. 2009 yılından beridir aracın geliştirme sürecinde kilit rol üstlenen Christian Früh ise kendi gözünden bu nesli ayrı kılacak maddeleri sıraladı.

2021 Mercedes C-Serisi hibrit versiyonlarıyla elektrik deneyimini ikiye katlıyor

Marka içerisinde SLR McLaren gibi çok ciddi projelerde de görev alan Früh sorulara şu şekilde yanıtlar verdi;

Sizin için yeni C-Serisi’nde öne çıkan noktalar hangileri?

Pek çok nokta arasında üst sıralara yazabileceklerimden birisi hibrit motor teknolojisi. Bu versiyonlarda 100 kilometreye kadar sürüş menzili sunabiliyor. Bunun dışında aktif güvenlik elemanlarında sınırlarımızı zorladık. Arka tekerleklerden manevra yeteneği de aracın yeni ebatlarıyla birlikte sürüş zevkini yeni bir noktaya taşıyor. Aslında bunlar buzdağının görünen kısmı diyebiliriz. Baktığımız pek çok noktada çok önemli yenilikçi çözümlerle karşılaşacağız. Yeni C-Serisi’ne baktığımızda, sunulan özelliklerin “başka bir otomobile ihtiyaç yok!” dedirtmesini umuyoruz.

Geliştirme sürecinde ana odak noktası neydi?

Yakıt ekonomisi ve sürdürülebilirlik başlıkları bu noktada ön plana çıktı. Tasarım ve propozisyonlar konusunda da yeni C-Serisi’ni dinamik bir noktada tutmak istedik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sunulacak olan yeni şarj edilebilir hibrit seçeneklerin sürdürülebilirlik için büyük bir adım olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu sorunun cevabı kesinlikle evet çünkü 100 kilometrelik saf elektrik menzili önceki verileri ikiye katlıyor. 95 kW’lık ekstra elektrik gücü de göz ardı edilmemeli. Sunulan batarya en iyi derecede 30 dakika içerisinde tamamen dolu hale getirilebiliyor. Tüm parçaları bir araya getirdiğimizde kullanıcılarımızın birçok yolculuğunda içten yanmalı motoru hiç kullanması gerekmeyecek. Sürüş rotaları ve kullanıcı profillerine göre değişmekle birlikte bu versiyonların karbon ayak izleri tamamen elektrikli araçlar kadar başarılı olabilir.

İlginizi çekebilir

Yeni dönemin ilk elektriklisi Mercedes EQC

Paylaş