İnovasyon ve telekomünikasyon hizmet sektörü

24 Ağustos 2012 21:59

Teknolojinin gelişiminin ve kullanımının, halklarının refah seviyesini yükselteceğini bilen ülkeler, teknoloji üretimi, tüketimi ve sektördeki rekabeti teşvik ediyor. Konunun tarihsel altyapısı incelendiğinde, ülkemizin telekomünikasyon ve bilişim sektörünün serbestleşmesine kazandırılacak ivmenin sağlayacağı faydalar, çok net biçimde görülüyor. Yeni telekomünikasyon endüstrisinin gelişmesi, tekeli ilk kaldıran ülke olan Amerika’da meydana geldi. 1982 yılında AT&T, mahkeme kararı ile (Judge Harold Green) birbirinden bağımsız, uzak mesafe (AT&T), 7 bölgesel operatör, Bell Labs (Ar-Ge) ve Western Electric (üretim) şirketlerine bölündü. Bu bölünme ile açılan pazara giren MCI ve Sprint, önce uzak mesafe telefon hizmeti vererek sonra da internet altyapısını (UUNET) kurarak internet kullanımının yayılmasına yol açtı. Günümüzde Amerika’da yaşayan herkesin en yüksek kaliteli telekomünikasyon hizmetini aldığı söylenemez ama en yüksek kaliteli hizmetin Amerika’da bir yerde mevcut olduğu ve dünyanın neresinde olursa olsun sunulan en kaliteli hizmetin bir Amerikan lisansını kullandığı söylenebilir.

REKABETÇİ ORTAMIN TESİSİ
Avrupa ülkelerinde telefon işletmelerinin rekabete açılması, Amerika’nın baskısı ile başladı. Avrupa’da devlet kurumu ve telefon tekeli sahibi olan “PTT”lerin, Amerika’nın serbestleşmiş telefon hizmetleri pazarına girmelerine müsaade etmek için Amerika, Avrupa’da da serbestleşmenin yapılmasını şart koştu. Ve bir devlet kuruluşunun, bir özel teşebbüsle rekabet etmeye kalkmasının doğru olmayacağını ileri sürdü. Avrupa ülkelerinde serbestleşme Amerika’ya göre daha geç ve daha kontrollü olarak gerçekleştirildi. Gelişmedeki gecikme ve kontrol, Avrupa’da Skype’tan başka pek bir yenilik yaratılamamasının sebebi olarak görülebilir. Teknoloji geliştirmekten çok üretime yönelmiş olan Avrupa şirketleri, imalatın Çin’e kayması dolayısıyla satışlarında ciddi azalmalarla karşılaştı. Cihaz değil teknoloji üreten Qualcomm ise nerede imal edilirse edilsin üç ve dördüncü nesil mobil telefon, tüketici ve işletmeci cihazlarından lisans ücreti elde ederek gelirini artırmakta. Hizmet sektörünün, geç, sınırlı ve kontrollü olarak serbestleştiği ülkelerde teknolojiye dayanan ürünlerin kullanımının ve hatta imalatının gerçekleştiğini görüyoruz. Fakat yeni teknolojinin yaratılarak başarılı bir uygulanmaya konmasına çok daha nadir olarak şahit oluyoruz. Ancak serbest hareket etme imkanı tanındığı zaman teknoloji yaratılıp başarılı bir şekilde uygulamaya konulabilmekte.

İNOVASYON, SİLİKON VADİSİ, TEKNOPARK
İnovasyon geçen asrın sonlarına doğru kullanımı artmaya başlanan bir kavram. Kavramsal olarak Silikon Vadisi ismi ile de bir ilişkisi var. Birçok ülkede eğitim, endüstri, ilim, teknoloji konuları gibi inovasyon da bir bakanlığın görev alanına eklenmiş. Herhalde amaç, teşvik etmek. İnovasyon veya yenilik getirme kavramına en çok Amerika’da rastlanıyor ancak orada bu konuyla ilgilenen bir bakanlık bulunmuyor. Silikon Vadisi, San Francisco’nun güneyinde bulunan bölge için kullanılan bir isim. Stanford Üniversitesi’nin burada olması bölgenin gelişmesinde rol oynasa da aslında tek faktör değil. Yenilikçiliğin burada başlamasının sebepleri arasında yaşam tarzının verdiği hareket etme ve hayal kurma serbestliği ile yörede yaşayan halkın, iş adamlarının ve devlet kurumlarının denenmemiş yenilikleri deneyebilmek için yatırım yapma isteği sayılabilir. Bunlara, devlet kurumlarının rekabeti engelleyici tutumlara müsaade etmeme dışında hizmet sektörüne pek karışmamaları da eklenince, içinde yaşayanların yenilik getirebildiği bir ortamın önemli vasıfları ortaya çıkıyor. Avrupa’da iklimi ve tabiat yapısı California’yı andıran yerlerde bir “Silikon Vadisi” benzeri kurma çabaları oldu. Yörenin sosyal altyapısı farklı olduğundan bu çabalar pek başarılı olmadı. Hava, su, bina ve üniversite, yenilik getirecek insanların ortaya çıkması için yetmedi. Avrupa ülkeleri ancak şimdi bir yandan telekomünikasyon hizmet sektöründe hareket serbestisi ve rekabetin muhafazasını sağlamaya çalışırken diğer yandan teknoloji kullanımını geniş kitlelere yayarak içinde yenilikçilerin yetişmesini sağlayacak sosyal ortamın kurulmasını hedefliyor. Ülkemizin de 2023 hedeflerine varmak üzere yapmakta olduğu başarılı çalışmalar bulunuyor. Birçok ilde kurulan havalimanları sade yolculuğu kolaylaştırmıyor; aynı zamanda o illerde teknoloji kullanan yer hizmetleri alanında iş imkanları sağlıyor. Yine değişik illerde kurulan çağrı merkezleri genç nüfusa teknoloji kullanma imkanı veriyor. Hedefimize erişmek için yapılacak işler arasında telekomünikasyon sektöründe yeni hizmetlerin getirilmesinin serbest bırakılması, altyapı tesisinin kolaylaştırılması, rekabet edilebilecek ortamın kuruluşunun tamamlanıp muhafaza edilmesi bulunuyor. Üretim için tüketim şart. Tüketim, ürünlerin tanıtımı ve rekabet eden çeşitli ürünlerin birbirleriyle yarışması sonucu ortaya çıkıyor ve artıyor. Rekabetin bulunmadığı pazarlarda tüketim doyuma geliyor ve bundan sonra hep aynı ürünlerin satışı ile tüketim artmıyor. Örnek olarak ülkemizde geniş bantlı internet erişim abone sayısının doyuma ulaşması gösterilebilir. Bu doyuma sebep, pazarda bulunan ürünlerin çeşitlilikten yoksun olmasıdır. Çeşitliliğin olmaması ise düzenlemelerin mevcut fiili tekele alternatif getirmek yerine bu fiili durumun değişmemesine izin vermesidir. Hemen her tüketim pazarında en fazla ürün Amerika’da piyasaya sürülmüş durumda. En fazla yeni ürünün piyasaya sürüldüğü yer de yine Amerika. Demek ki doyumu getiren ürün çokluğu değil ürün azlığı oluyor. Geniş bantlı bir filtreden baktığınızda tüm renkleri görüp seçiminizi yapabilirsiniz. Dar bantlı bir filtreden baktığınızda ise gördüğünüz rengi beğenmeyip satın almaktan vazgeçebilirsiniz. Ne tuhaf ki, bir yandan genişbant internet erişim hizmetinin tüketiminin artmasını isterken diğer yandan tüketicinin önüne tek bir üreticinin ürününün ve sadece onun eşlerinin pazara girmesine izin veren dar bir filtre koyuyoruz. Yakın geçmişte yaşadığımız olaylara göre, teknoloji yaratılması, geliştirilmesi ve bundan gelir sağlanması için gerekli olan şart, yeni ürünlerin zaman kaybetmeden ve idari mekanizmalarla engellenmeden piyasaya sürülebilmelerine müsaade etmek.

Paylaş