reklamı kapat

POPÜLER

TELKODER: "Türk operatörler, gereksiz şekilde uzayan trafik rotaları nedeniyle Avrupa’daki altyapı sağlayıcılarına ek maliyet ödüyor."

TELKODER: “Türk operatörler, gereksiz şekilde uzayan trafik rotaları nedeniyle Avrupa’daki altyapı sağlayıcılarına ek maliyet ödüyor.”

“Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 5 Mayıs’ta işletmecilere ilettiği yazıyla, hedefi Türkiye olan internet trafiğinin yurt dışına çıkmadan iletilmesine yönelik tedbirlerin hayata geçirilmesini gündeme taşıdı. Türkiye’nin verisinin mümkün olduğunca ülke sınırları içinde dolaşması; milli güvenlikten hizmet kalitesine, gecikme sürelerinden maliyet optimizasyonuna kadar birçok açıdan stratejik önem taşıyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için yalnızca çağrı yapmak yeterli olmuyor. Sorunun kaynağını doğru tanımlayan, yapısal eksiklikleri gideren ve tüm paydaşları kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerekiyor.” diyen TELKODER (Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği), bugün paylaştığı açıklamada, “Türkiye’den komşu ülkelere iletilen bir e-posta, görüntülü görüşme ya da basit bir veri paketi çoğu zaman beklenmedik rotalar izliyor. Trafik çoğunlukla Türkiye’den çıkarak İtalya, Almanya ve İsveç gibi düğüm noktalarından geçiyor, ardından hedef ülkeye ulaşıyor. Örneğin İstanbul’dan Bakü’ye gönderilen verinin önemli bir bölümü Stockholm üzerinden yönleniyor. Benzer şekilde Türkiye’den Gürcistan’a giden veri paketlerinin önemli bir kısmı ülke sınırları içinde kalmadan yoluna devam ediyor. Bu yapı hem ekonomik hem de operasyonel açıdan ciddi sonuçlar doğuruyor. Türk operatörler, gereksiz şekilde uzayan trafik rotaları nedeniyle Avrupa’daki altyapı sağlayıcılarına ek maliyet ödüyor. Veri paketlerinin kat ettiği mesafe arttıkça gecikme süreleri yükseliyor, kullanıcı deneyimi zayıflıyor ve hizmet kalitesi düşüyor. Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’nın kavşağında yer alıyor. Bu coğrafi avantaj, ülkemize bölgesel veri merkezi ve internet trafiği merkezi olma fırsatı sunuyor. Ancak mevcut yapı nedeniyle trafik Türkiye’de buluşmak yerine farklı ülkelere yönleniyor.” ifadelerini kullandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

TELKODER, uzun paylaşımının devamında şunlara değindi: “Türkiye, dört yöne kapı açan büyük bir kavşak konumunda. Ancak kavşağın merkezinde ortak bir buluşma alanı bulunmadığı için insanlar aynı şehirdeki bir noktaya ulaşmak adına dahi dolambaçlı yollar gerektiriyor. Oysa teknik kapasite, altyapı ve talep mevcut; eksik olan unsur bu yapıyı bir araya getirecek düzenleyici ve kurumsal çerçeve. Sorun teknik yetersizlikten kaynaklanmıyor. Mevcut yapıda yerel trafik taşımanın maliyeti çoğu zaman yurt dışı transit maliyetlerinin üzerine çıkıyor. Bu durum, kurulu olan ekonomik yapının doğal sonucu olarak ortaya çıkıyor. Yapı değişmediği sürece hiçbir teknik önlemler tek başına kalıcı bir çözüm üretmiyor. Türkiye’deki internet trafiğinin yurt içinde kalabilmesi için üç unsurun aynı anda devreye alınması gerekiyor: İlk olarak, operatörlerin Türkiye içinde buluşabileceği ortak noktalar.

Uluslararası literatürde bunlara İnternet Değişim Noktası (İDN) deniyor. Ülkemizde bu yapıların sayısı yetersiz; mevzuatımız ise bunların ne olduğunu, kimin nasıl katılacağını henüz tanımlamıyor. Bununla birlikte, büyük operatörlerin de bu buluşma noktalarına katılması. Bugün küçük ve orta ölçekli işletmeciler bu yapılarda yer alırken, büyük oyuncuların önemli bir bölümü sistem dışında kalıyor. Bir operatör buluşma noktasında yoksa, ona ulaşmak için trafik ya yurt dışına çıkıyor ya da onun pahalı toptan ürünlerinden geçmek zorunda kalıyor. Son olarak, tüm sistemi sürdürülebilir kılacak açık ve adil bir düzenleyici çerçevenin oluşturulması önem taşıyor. Başka bir ifadeyle, kuralları net biçimde tanımlayan ve tüm tarafların sorumluluklarını belirleyen bir mevzuata ihtiyaç duyuluyor. Bu unsurların eş zamanlı biçimde hayata geçirilmeden işletmeciye “tedbir alın” çağrısı yapılması, çözüm üretme kapasitesi sınırlı olan taraflara sorumluluk yüklemek anlamına geliyor.

Veri egemenliği konusu değerlendirilirken esas aktörler göz ardı edilmemeli. Trafiği üreten ve çeken taraf yalnızca internet servis sağlayıcıları değil; veri merkezleri, içerik sağlayıcılar ve bulut platformları da aynı denklemin önemli parçaları arasında yer alıyor. Bu yapılar Türkiye’de rekabetçi koşullarda hizmet alamadığında, içeriklerini yurt dışına taşıyorlar. Yurt içinde dolaşmasını istediğimiz trafik daha kaynağında kayboluyor. Özellikle, son aylarda toptan tarifelerde yapılan artışlarla birlikte bu eğilim belirgin biçimde hızlandı. Yerel altyapıyı kullanmanın maliyeti yükseldikçe içerik dışarıya kayıyor; servis sağlayıcılar bu kararı veremez, içerik sahipleri ve veri merkezleri verir, üstelik anında verir. Bir kez yurt dışına çıkan içeriğin kolay Türkiye’ye dönmesi ise oldukça zorlaşıyor.

TELKODER üyesi alternatif işletmeciler bu hedefin hayata geçirilmesini destekleyen tarafta yer alıyor. Üyelerimizin önemli bir bölümü Türkiye’deki mevcut buluşma noktalarına halihazırda dahil durumda; doğrudan eşleşme anlaşmaları yapıyor; trafiğini yurt içinde tutmak için aktif bir rol üstleniyor. Bunun yanında gönüllü mühendis toplulukları, kar amacı gütmeyen yeni ortak altyapı projeleri üzerinde çalışıyor. Türkiye’deki kendi mühendislik birikimi ve teknik kapasitesi bu dönüşümü destekleyecek seviyede bulunuyor. Başka bir ifadeyle; bilgi var, teknik kapasite var, yatırım iradesi var, sektör isteği var. Eksik olan unsur, bu yapıyı destekleyecek düzenleyici çerçevenin tamamlanması.

On İkinci Kalkınma Planı’nda ve 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda İnternet Değişim Noktaları için somut hedefler yer alıyor. BTK’nın bugün paylaştığı yaklaşım da bu hedefe atıfta bulunuyor. Bundan sonraki süreçte öncelik taşıyan adımlar şöyle öne çıkıyor. İnternet Değişim Noktalarının kuruluşu, işleyişi ve katılım koşullarına dair mevzuat hazırlığı geciktirilmeden tamamlanmalı. Bu mevzuat hazırlanırken yıllardır sahada çalışan tüm taraflar — işletmeciler, içerik sağlayıcılar, veri merkezleri, gönüllü topluluklar — sürece dahil edilmeli. Tüm operatörlerin yurt içinde buluşmasını sağlayacak adil ve teşvik edici bir düzen kurulmalı; bu düzen küçük işletmeciler için büyük operatörlere bağımlılığı artıran değil, azaltan bir çerçevede tasarlanmalı.

Yerel trafiği yurt dışı transitten daha pahalı hale getiren toptan fiyatlama yapısı gözden geçirilmeli; bu sorun çözülmeden hiçbir teknik tedbir kalıcı sonuç vermiyor. İşletmecilerden tedbir istenmeden önce, bu tedbirin alınabileceği altyapının ve mevzuatın hazır olduğundan emin olunmalı. Türkiye’nin kendi verisinin kendi topraklarında dolaşması için gereken teknik bilgi, yatırım iradesi ve mühendislik kapasitesi bulunuyor. TELKODER ve üyeleri, bu vizyonun hayata geçmesine her türlü katkıyı sunmaya hazır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR