Oyunlara yönelik kanun teklifi meclisten geçerek yasalaştı. Bu konuda Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği TOGED tarafından yapılan açıklama şöyle oldu: “Bugün oyunların tüketimine yönelik ilk yasal düzenleme meclisten geçmiş bulunuyor. Aylardır gündemimizde olan, sektörün birebir görüşmelerle, oyuncularımızın da sosyal medyadan gösterdikleri tepkilerle büyük bir mücadele verdiği ve belki de ilk defa böylesine bir araya geldiği bir süreci yaşadık. Bu sürece destek veren tüm oyunculara çabalarından dolayı teşekkür ederiz. Biliyoruz ki bu sürecin sonucu tüm oyuncularımızı mutlu etmeyecek. Bizler de kendi öz denetimi böylesine güçlü bir sektöre yönelik bir düzenlemeye gerek olmadığını çok uzun yıllardır savunuyoruz. Ama bugün geldiğimiz noktada oyunların ne denli saldırı altında olduğunu, oyuncuların kimseye zararı olmayan bir eğlencesi üzerinden nasıl bir dezenformasyon yaratıldığını hepimiz çok net gördük. Bugünden itibaren sektörümüzün karşısında sadece yasal yükümlülükler değil, aynı zamanda çok büyük bir sorumluluk da vardır. Bu ülkede oyunlar üretildiği ve oynandığı sürece bu yasanın takipçisi olmak, ilerleyen dönemde sıkıntılarla karşılaştığımızda düzeltilmesini sağlamak ve oyunlara sınır getirecek ekler, yeni sorumluluklar ve sınırlamalar gelmemesi için mücadeleyi sürdürmek zorundayız.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Birçoğumuz “bu süreç bitti, yasa çıktı” diye düşünebilir. Ama bizim de kullanmayı çok sevdiğimiz tabirle, oyun asıl şimdi başlıyor. Sonucu her nasıl görüyorsanız görün, şunu herkes kabul etmeli ki artık sektörümüz için kimse “denetimsiz, kanunsuz, kuralsız” diyemeyecek. Bu süreçte hem derneğimiz, hem paydaşlarımız hem de oyuncularımız çok büyük bir çaba gösterdi. Kimsenin oyun sektöründen beklemediği bir bilinç, kamuoyu sesi ve kesintisiz çaba ile ilerledik. Kimsenin beklemediği kazanımlar kazandık. İlk günden “bu yasa oyunları bitirir, geldiği gibi geçer” diyenlere, bir araya geldiğimizde çok güçlü bir etki yaratabileceğimizi gösterdik. Geldiğimiz noktada sektörümüzün adapte olabileceği, uygulayabileceği ve uzun vadeli sağlıklı gelişiminin önünü kesmeyeceğine inandığımız bir yasanın geçmesini sağladık. Bugüne kadar kamuoyuna açık olarak dile getirdiğimiz telplerimizin çok büyük çoğunluğu kabul edilmiş oldu. Bu önüne regülasyon gündemi gelen çok az sektörün başarabildiği bir kazanımdır. Yoğun taleplerimize ve tüm görüşmelerimizde ilk gündem maddemiz olmasına rağmen, temsilcilik konusundaki madde daha uygulanabilir bir zemine çekilmedi. Şimdi bu kararlı mücadeleyi yönetmelik aşamasında da sürdürmek ve bu sorunu yönetmelik hazırlanırken çözmek zorundayız.
Bir yandan da tüm platformları bilgilendirmeye ve bu sürece hazır olduklarından emin olmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ama bundan da önce, son bir haftada yaşanan ve hepimizi derinden yaralayan olaylar ve ardından sektörümüze yönelen açık saldırılar bize bir sorumluluk daha yüklüyor. Bugüne dek oyunlara karşı olan çevrelerin bilimsel gerçekleri saptırarak ve yıllardır durmaksızın tekrarlayarak akıllara kazıdıkları yanlışları, doğrular ve gerçeklerle değiştirmek bütün sektörümüze ve oyuncularımıza düşen bir sorumluluk. Tüm bilimsel veriler, şiddet içeren oyunlarla gerçek yaşamdaki şiddet arasında bir bağlantı, bir sebep sonuç ilişkisi ya da etki olmadığını açık ve net biçimde ortaya koyuyor. Ama bir yalan 40 kere değil 40.000 kere tekrarlanınca bütün bir toplum onu gerçek sanabiliyor. Bu yanlış algının kırılması için yasa sürecinin başından bu yana akademisyenlerimiz ve paydaşlarımızla neler yapabileceğimizi derinlemesine tartışıyoruz. Yakın zamanda oyunlar ve şiddet üzerine ülkemizde gerçekleştirilmiş en kapsamlı akademik çalışmaları başlatmaya hazırlanıyoruz.
En kısa zamanda bunların da duyurusunu yapacağız. Bu süreçte kurulan bağlantıları sektörümüzün sorunlarını çözmek için de kullanıyoruz. Oyun geliştiricilerin en büyük sorunlarından olan devkit ithalatı ve oyuncularımızın en büyük sorunlarından olan oyun konsolları ve oyunlarındaki ÖTV problemlerinin çözümü konusunda da çok büyük ilerleme kaydettik. Bu elbette hepimiz için çok uzun bir maraton. Ama son günlerde özellikle haber kanalları üzerinden sektörümüze karşı bugüne dek görülmemiş bir saldırı sürerken ve meclis kürsüsünden oyunlara karşı hepimizi şoke eden ifadeler kullanılırken, elde edilen kazanımları savunmak adına Büyük Millet Meclisi’nde gece yarılarına kadar nöbet tutan arkadaşlarımıza özellikle teşekkür ederiz. Bu son günlerde yasa tasarısının geri çekilip çok daha ağır bir versiyonunun sunulması, değişiklik önerileriyle içine son anda maddeler ve sınırlamalar eklenmesi yönünde yoğun çabalar vardı.
Bunlara karşı her gün, sabahtan gece yarılarına kadar, yasa yapıcılarımızla birebir görüşmelerle büyük bir mücadele verdik. Bu süreçte pek çok kamu kurumumuz destekleri ile yanımızda oldu. Sektörümüze desteklerini ilk günden itibaren esirgemeyen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımıza. Süreç boyunca sektörümüzle sürekli diyalog halinde olan ve destek veren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Ulaştırma Bakanlığımıza. Komisyon görüşmelerinde sektörümüzü destekleyen Aile Bakanlığımıza. Sektör buluşmamızı organize ederek destek veren Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi’ne teşekkür ederiz. Bu süreç bize gösterdi ki oyun geliştirme sektörünün ekonomik ve stratejik değerini anlamak ve oyuncuların oyun hakkının sınırlanmasına karşı çıkmak siyaset ve partiler üstü bir konudur. Bu süreçte kapısını bize açan, derdimizi dinleyen, komisyonlarda ve meclis kürsüsünden bizleri destekleyen tüm partilerden milletvekillerimize teşekkür ederiz.
Bu süreçte sektör olarak gösterdiğimiz birliği, ortak sesi ve etki yaratma kapasitesini bundan sonra da canlı tutmamız gerekiyor. Yaşadığımız iç iletişim sıkıntılarını iyi değerlendirmemiz, oyun topluluklarımızı internette odaklanan toksik çevrelerden arındırmamız ve kamu ilişkilerimizi daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Daha yapılacak çok iş, daha kurulacak çok birliktelik var. Bu bilinci gösteren ve bu süreçte çaba harcayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz, bundan sonra daha da yakın ve daha da güçlü ilerlemeyi umuyoruz. Herkes gördü ki oyuncular için oyun sadece bir eğlence aracı değildir. Oyunlar kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Oyuncular kenara atılmış, yabancılaşmış karakterler değildir problemli, sosyal olmayan, internetin köşelerine sıkışmış bir azınlık değildir. Bugün Türkiye’de 40 milyonun üzerinde oyuncu vardır ve oyunlarına dokunulduğunda sesini herkesten daha gür çıkarabilmektedir. Bu sürece destek veren tüm oyuncularımıza emekleri, sabırları ve gösterdikleri düzeyli ve dirençli duruşları için sonsuz teşekkür ederiz.”











