reklamı kapat

POPÜLER

Disco Elysium incelemesi

HER MACERA SANA ÖZEL

Bir odanın soğuk zemininde gözlerinizi açıyorsunuz. Vücudunuz ve beyniniz soğuğu hissedebilmek için gerekli görevleri yerine getirebilecek durumda değil. Kanınızdaki alkol miktarı, normal bir insanın kaldırabileceği eşiği geçeli günler olmuş. Nerede olduğunuzu ve neden orada olduğunuzu hatırlamamanızın nedeni de tam olarak bu yüzden olabilir. Bir dakika, daha önemli bir sorununuz var. Neden ve nerede sorularından evvel “kim?” sorusuna cevap arıyorsunuz ancak beyniniz kıvrımları arasında buna da bir cevap bulamıyor. Ayağa kalktığınızda aklınıza gelen ilk şeyin neden soğuk olduğunu da anlıyorsunuz. Neredeyse tamamen çıplak olmanızın bunda kesinlikle bir etkisi var. Odaya usul usul soğuk bir rüzgar fısıldayan kırık camın da… Hızlıca odaya dağılmış olan kıyafetlerinizi dışarıdan bakıldığında en nazik düzeyde üzücü olarak nitelendirilebilecek bir özenle giyiyorsunuz. Üzerinizdekiler toplum nezdinde “takım” olarak sınıflandırılan kıyafet grubuna aitmiş gibi görünse de, tek bir ayakkabı ve bağrı açık gömleğinizle siz bu dayatmaya karşı çıkar gibisiniz. Derken vücudunuzun hissetmeyi reddettiği soğuğun kaynağı üçüncü element dikkatinizi çekiyor; tavan pervanesi. Cam zaten kırıkken neden çalışıyor ki bu? Ve daha önemlisi, söz konusu pervanenin ucunda sallanan şey sizin kravatınız mı? İşte takım olmaya giden yolda eksik parçalardan birini giderme fırsatı! Tek yapmanız gereken, ayakta dahi zor durduğunuz gerçeğini görmezden gelerek zıplamak ve kravatı havada yakalamaya çalışmak. Kafanızda bir ses bunu kesinlikle başarabileceğinizi söylüyor. Sonuçta kendinize geldiğinizden beri edindiğiniz hiçbir bilgi, sizin normalde fiziksel anlamda çok yetkin bir insan olduğunuzun aksini iddia edemez. Hatta belki de profesyonel sporcu falansınızdır, kim bilir? Zıplamanız ve kendinizi tekrar yerde bulmanız arasında kaç saniye geçtiğini beyniniz hesaplamak istiyor ancak başaramıyor. Ve böylelikle Disco Elysium’daki ilk maceranız tatsız bir şekilde son buluyor…