Genç Girişimciler ve Oyun Geliştiricileri Derneği (GGOG), gündemdeki yasa tasarısıyla alakalı olarak kapsamlı bir rapor paylaştı. “Güncel hazırladığımız ve finalize ettiğimiz 3 Şubat Eylem Planı ve Mevzuat Taslaklarının Stratejik Analizi raporumuzu bu gün içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ileteceğiz. İlk adımımızı atmış bulunduk!” denilen 36 sayfalık rapor için yapılan açıklamada şunlara yer verildi: “Türkiye oyun sektörü hızla büyürken, 2026’da gündeme gelen yasa taslağı sektörde ciddi bir belirsizlik yaratmıştır. Uzun ve maliyetli oyun geliştirme süreçlerinde platformlara erişim riskinin ortaya çıkması, yatırımcı güvenini ve öngörülebilirliği zedelemektedir. Taslak, henüz yasalaşmadan dahi sermaye girişlerini yavaşlatmış ve ekosistemi olumsuz etkilemiştir. Öngörülen ağır yaptırımlar ve kısa sürede içerik denetimi şartları, küresel oyun platformlarının işleyişiyle uyumsuzdur ve Türkiye’nin küresel pazardaki oyun geliştiricilerini risk altına sokmaktadır. %90 bant daraltması, oyun geliştirme ve dağıtım süreçlerini teknik olarak işlevsiz hale getirmektedir. Güncelleme, çok platformlu yayın ve çevrim içi testler aksarken oyuncu deneyimi ciddi biçimde bozulmaktadır. Bu durum kullanıcıları korsan ve güvensiz kaynaklara yönlendirerek siber güvenlik risklerini artırmaktadır. Sonuç olarak bant daraltma, Türkiye oyun ekosisteminin sürdürülebilirliğini ve küresel rekabet gücünü doğrudan tehdit etmektedir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye oyun sektörü, küresel pazara yönelik üretim yapan ve yüksek döviz girdisi sağlayan stratejik bir alan haline gelmiştir. Platformlara getirilen bant daraltma ve erişim belirsizliği, sektörün ana satış ve ihracat kanallarını doğrudan riske atmaktadır. Gelirlerin büyük ölçüde Steam ve benzeri platformlara bağlı olması, bu kısıtlamaların etkisini daha da ağırlaştırmaktadır. Hukuki öngörülemezlik yatırımcı güvenini zayıflatarak yeni yatırımları durdurabilir ve mevcut sermayenin ülkeden çıkmasına yol açabilir. Uzun vadede ise stüdyoların ve nitelikli geliştiricilerin yurt dışına yönelmesiyle Türkiye için ciddi bir dijital beyin göçü riski ortaya çıkmaktadır. Oyun platformlarına yönelik kısıtlamalar, savunma sanayinde kullanılan kritik simülasyon ve yazılm altyapılarını da doğrudan etkiler. Unreal Engine gibi motorlar, HAVELSAN iş birliğiyle ATAK, Bayraktar TB2 ve MILGEM gibi stratejik projelerde aktif olarak kullanılmaktadır. Steam ve Epic Games’e erişimin kısıtlanması; varlık temini, güncellemeler ve güvenlik süreçlerini aksatarak projeleri durma noktasına getirebilir. Bu durum, askeri eğitim simülasyonlarında dışa bağımlılığı artırır ve Türkiye’nin teknolojik egemenliğini zayıflatır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Dijital oyunlara yönelik düzenlemelerin, küresel platformların teknik yapısıyla uyumlu ve hedef odaklı olması gerektiği vurgulanmaktadır. IARC gibi uluslararası yaş derecelendirme sistemlerinin referans alınması, çocukların korunmasını sağlarken platform işleyişini bozmaz. Fiziksel ofis zorunluluğu yerine hukuki irtibat noktası modeli, denetimi mümkün kılarak operasyonel yükleri azaltır. Almanya örneğinde olduğu gibi içerik bazlı ve ülkeye özgü filtreleme, erişimi genel olarak kısıtlamadan etkili denetim imkânı sunmaktadır. Oyun bağımlılığı genellikle yanlış yorumlanmakta ve sadece oyun süresi üzerinden değerlendirilmektedir. Araştırmalar, uzun süre oyun oynayan çoğu çocuğun klinik risk taşımadığını göstermektedir. Erişim kısıtlamaları ve yasaklar etkisiz kalırken, rehberlik, eğitim ve ebeveyn desteği sorunun çözümünde daha etkili ve sürdürülebilir yöntemler sunmaktadır. Bu yaklaşım, çocukların dijital ortamda sağlıklı, bilinçli ve dengeli bireyler olarak gelişmesini destekler.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Taslakta önerilen “bant daraltma” ve kısıtlamalar, Türkiye’nin dijital oyun ekosistemini ve küresel rekabet gücünü tehdit ediyor. Platformlar, yerli geliştiricilerin dünya pazarına açıldığı kritik altyapılar ve erişim kısıtlamaları ekonomik kayıplara ve dijital beyin göçüne yol açabilir. Bağımlılık söylemi yasaklarla çözülmez; rehberlik ve eğitim öncelikli olmalı. Dernek, sektör ve kamu arasında ortak yönetişim ve teknik çözümlerle dengeli bir politika çağrısı yapıyor.” Hazırlanan detaylı raporun tamamına buradaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.













