reklamı kapat

POPÜLER

Pentax MX-1 incelemesi

Pentax MX-1
F/1.8 LENS
Pentax’ın rakiplerine kıyasla biraz daha hantal kalan gövdesinin en önemli parçası şüphesiz f/1.8 diyaframlı 28-112 mm lens. f/1.4 ve 24 mm’lik lensle sahip muadil makineler olduğu düşünüldüğünde lensin bir adım geriden geldiğini söyleyebiliriz. Makinenin ön yüzünde lense eşlik eden küçük bir AF lambası bulunuyor. Bu lamba, ışığın yetersiz olduğu ortamlarda 25 AF noktasına sahip makinede odaklama yapmayı kolaylaştırıyor. Bazı kompakt makinelerin tam kare sensöre sahip olduğu günümüzde MX-1’in 1/1,7 inçlik sensörü oldukça küçük kalıyor aslında. Ancak 12 megapiksel çözünürlüğündeki CMOS sensörü tatmin edici bir görüntü kalitesi vadediyor. Sensörün ISO hassasiyeti 100 ile 12.800 arasında değişiyor. 100-1.600 arası en sağlıklı aralık. Elbette ihtiyaç halinde 3.200’e çıkabilirsiniz. Ancak ondan ötesi ciddi kirlilik demek.

Yaklaşık bir saniye içinde çekime hazır hale gelen makine jpg formatlı fotoğrafları yaklaşık 1-1,5 saniye, raw fotoğrafları ise 3-4 saniye arasında ancak hafıza kartına yazabiliyor. Çekim yaptığınızda fotoğrafın önizlemesi ekranda beliriyor ama oynatma ekranını açmak istediğinizde ”veri kaydediliyor” uyarısı karşınıza çıkıyor. En hızlı seri çekim modunda saniyede 4,2 kareden toplamda 10 kareyi art arda kaydedebiliyorsunuz. Bir kademe yavaşlattığınızda ise saniyede 2,8 kare yakalayabiliyorsunuz. Pentax MX-1, dahili titreşim engelleme sistemine de sahip. Bu sistemi aktif hale getirip çekim yaparken bir şey fark etmiyorsunuz ancak daha düşük enstantane hızlarında titreşimden etkilenmeyen çekimler yapabiliyorsunuz.

Makinenin arka yüzünde yeşil bir düğme yer alıyor. Bu düğmeye manuel modda çekim yaparken bastığınızda makine otomatik olarak bir poz değeri ayarlıyor. Program modunda ise düğmeye her bastığınızda makine enstantane öncelik ve diyafram öncelik fonksiyonları arasında geçiş yapıyor. Makineyi makro moduna getirdiğinizde 1 cm mesafeden çekimler yapabiliyorsunuz. Dahili ND filtresi bulunan makine ile HDR fotoğraflar da çekebiliyorsunuz. Üç farklı pozlama değerine sahip fotoğraflar tek bir karede bir araya getiriliyor ve ortaya HDR fotoğraf çıkıyor. Makine biraz yavaş olduğu için HDR çekimleri de yavaş oluyor. Bu nedenle makineyi bir yere sabitleyerek veya tripodla çekim yapmanızda yarar var. Dinamik aralık düzeltmesi fonksiyonu da özellikle gölgeli sahnelerde işe yarıyor.

ARAYÜZE MAKYAJ ŞART
Pentax, donanım ve teknik özellikler olarak oldukça yeterli ve karizmatik bir ürüne imza atmayı başarmış. Ancak bu havayı bozan bir şey var o da makinenin kullanıcı arayüzü. Kullanışlı olmaya kullanışlı ama 90’lardan kalmış gibi görünüyor. Gerek renkler, gerek yazı tipi gerekse de ikonlar biraz göz yoruyor. Buna rağmen arayüz oldukça zengin ve gelişmiş. Çektiğiniz fotoğraflar üzerinde birçok oynama yapabiliyorsunuz. Dijital filtre altında 15 farklı filtreyi kullanabiliyorsunuz. Daha önceden çekmiş olduğunuz bir fotoğrafa HDR filtresi uygulayabiliyorsunuz, fotoğrafları kesebiliyor, kopyalayabiliyor, döndürebiliyor veya boyutlarını küçültebiliyorsunuz. Makine içinde küçük bir Photoshop var denebilir. Ana hatlarıyla MX-1, muadili makinelerle hemen hemen aynı şeyleri sunuyor. Görsel olarak gördüğümüz en güzel retro tasarımlardan birine sahip ve görüntü kalitesiyle memnun etmeyi başarıyor.