Meta bugün, Türkiye’deki gençlerin çevrim içi platformlarda güvenle vakit geçirmelerini sağlama konusundaki kararlılığının bir parçası olarak, gençleri, ebeveynleri ve eğitimcileri dijital dünyada güvenle yol alabilmeleri için gerekli beceri ve kaynaklarla donatmayı amaçlayan “Benim Dijital Dünyam” programını başlattığını duyurdu. Buradan ulaşılabilen program hakkında şu açıklama yapıldı: “Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika genelindeki uzmanlarla iş birliği içinde çalışan Benim Dijital Dünyam, dijital dünyada gerekli becerileri geliştirmek için erişilebilir öğrenme modülleri ve kaynaklar sunar. Benim Dijital Dünyam aracılığıyla Meta, bölge genelindeki öğrencilere ulaşarak Türkiye’deki dijital topluluğun daha iyi bir geleceğe doğru gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Dersler, gençler (13–17 yaş), genç yetişkinler ve yetişkinler (18+ yaş) için tasarlanmıştır. Müfredat, eğitmenler ve öğretmenler için adım adım yönergeler içerecek şekilde hazırlanmıştır. Ders içerikleri, eğitim materyali ve müfredat geliştirme konusunda deneyimli çeşitli uzman iş ortaklarının kaynaklarından derlenmiştir.” Program hakkında şirketten yapılan paylaşımda ise, “Meta’nın Afrika, Orta Doğu ve Türkiye genelinde yürüttüğü dijital okuryazarlık alanındaki önemli inisiyatiflerinden olan “Benim Dijital Dünyam” platformu, bu yıl Türkiye Bilişim Derneği iş birliğiyle Ankara’da düzenlenen Gençlerin Çevrim İçi Güvenliği Zirvesi’nde hayata geçirildi. Bu ortaklık kapsamında Meta, Türkiye genelinde yüz yüze eğitimler ve atölye çalışmaları aracılığıyla en az 5.000 bireye ulaşmayı hedeflediğini belirtti. Program, gençler, ebeveynler ve eğitimciler için çeşitli eğitim materyalleri, kısa videolar ve kaynaklar içeren tamamen Türkçe bir çevrim içi portalı kullanıma sunuyor.” ifadelerine yer verildi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Tuncer, dijital alışkanlıkların bireysel yetenekler ve odaklanma süreleri üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Çözümün tek başına yasaklayıcı regülasyonlarla sağlanamayacağını belirten Tuncer platformların filtreleme sorumluluğu, ailelerin bilinçlendirilmesi ve çocuklara erken yaşta dijital okuryazarlık kazandırılmasıyla oluşacak bir “üçlü denge” modelini savundu. Tuncer ayrıca, kural koyucu mekanizmalarda genç kuşakların temsil edilmesinin ve veriye dayalı, çok paydaşlı bir stratejinin önemini vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, Türkiye’nin teknolojiyi yalnızca tüketen değil, bizzat geliştiren bir güç olma vizyonunun altını çizdi. Yapay zekayı bir altyapı meselesinin yanında, aynı zamanda “beşeri sermaye” odaklı bir dönüşüm olarak tanımlayan Turan yapay zekanın sadece mühendislerin değil, hukuktan sosyal bilimlere kadar tüm disiplinlerin yetkinlik setine dahil edilmesi gerektiğini hatırlattı. Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil ise konuşmasında tüm paydaşlar arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Gençlerin çevrim içi güvenliği ve refahı herhangi bir kurumun tek başına sorumluluğu değil, ortak bir taahhüttür. Etkili bir güvenlik yaklaşımı, anlamlı koruma mekanizmalarının ve gençlerin ihtiyaç duydukları becerileri inşa etmelerini sağlayan çalışmaların dengeli bir birleşimiyle mümkündür.”










