Westworld 2. sezon 3. bölüm “Virtù e Fortuna” incelemesi

08 Mayıs 2018 21:00

Westworld 2. sezon 3. bölümle beraber bu sezonun öncekine göre çok daha ağır ve durağan gittiğini düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz deriz. Gelin bölümü derinlemesine tartışalım.

Westworld 2. sezonda insanların aklında nasıl bir beklenti vardı bilemiyoruz ancak bazı izleyicilerin dizinin işleyişini unuttuğuna inanıyoruz. Dizi şüphesiz küçük adımlarla büyük sona ilerleyen ve alt metinde size bir şey anlatmak isteyen bir diziydi hep. Ne kadar derin kazarsanız, o kadar diziden keyif alırsınız anlayacağınız. Bu yüzden geçen sezondan çok özlediğimiz bir açıklamayla incelemeye başlayacağız: Bölümün adıyla. Virtù e Fortuna pek çok izleyici için herhangi bir anlam taşımıyor olabilir. Hatta özellikle felsefeye bir ilginiz yoksa bölüm ismi sizin için bir şey ifade etmeyecektir. Ancak bölümün ismi direkt felsefeci ve diplomat Niccolo Machiavelli’ye bir gönderme taşıyor. Neymiş bu gönderme, bir bakalım.


Machiavelli’nin en ünlü eseri The Prince (Prens), yazının devamında Virtu ve Fortuna olarak bahsedeceğimiz kavramlara değinir. Machiavelli’nin düşüncelerini doğru bulursunuz ya da bulmazsınız ancak Floransa’nın sürüklendiği karmaşada kaleme alınan bu eserin arkasında tartışılan mantığın nereden geldiğini anlamak için o dönemki karmaşıklıkları araştırmak isteyebilirsiniz. Çok basitçe anlatmak gerekirse, The Prince, otokrasi düzenindeki liderin davranışlarının nasıl olması gerektiğini belirtir. Bunu da Virtu ve Fortuna olmak üzere iki konseptte açıklar. Virtu bir liderin sahip olması gereken bir özellik gibi görülebilir bu noktada. Lider yeri geldiğinde acımasız olmalı ve hedefine ulaşmak için alması gereken karar ne olursa olsun o yönde ilerlemelidir. Gücünü korkutmaktan alan lider, amacına ulaşmak için her şeyi yapmalıdır. Fortuna ise Virtu’nun önündeki engeldir, şans faktörüdür, ya da başka bir deyişle “kader”dir. Liderin kontrol edemeyeceği durumlardır Fortuna. Bu noktada lider başarılı olabilmek için önceden tüm ihtimallere göre hareket etmeli yani “Fortuna etkisini” minimuma indirmelidir.

Bu da tabii ki beraberinde özgür irade tartışmalarını getiriyor. Bir insan önüne çıkabilecek engelleri özgür iradesiyle yenebilir mi, yoksa kaderinin bağladığı düğümler insan iradesinin dışında mıdır? İşte Westworld 2. sezon 3. bölüm böyle bir isimle başlıyor.

Dolores ve otokrasi

Virtu ve Fortuna ikilisinin dizideki etkisinden bahsedeceğiz ancak önce biraz da otokrasiden dem vuralım. Monarşi çatısı altında yer alan otokrasi bildiğiniz gibi bir yönetim şekli. Otokrasilerde lider bütün yetkileri kendi elinde bulundurur. Tek bir lider vardır, kararları o alır, altındakiler de bu kararlara uyar. Monarşiden farkı ise liderin başa geliş biçimidir. Bir kan bağına ihtiyaç duymaz lider olacak kişi, çünkü yönetimi kendi çabalarıyla elde eder. Otokraside halkın kendi kararı olmaz. İyi olanı yönetici belirler ve halk da buna uyar. Belli başlı konseptleri açıkladığımıza göre şimdi Dolores’e gelebiliriz.

Bu bölümle beraber artık Dolores’in otokrasi düzeninin lideri olduğu açık bir şekilde görülüyor. Ayrıca Dolores, Machiavelli’nin tasvir ettiği lider olarak da karşımıza çıkıyor. Bölümde de görüldüğü gibi Dolores’in “Adamların bana sadıktır, ben ne dersem yaparlar” laflarından tutun da aldığı kararlarla diğer karakterleri bastırması, karakterlere talepleri dışında emir buyurması… Derken bu bölümle beraber “Robotları özgürleştirme devrimi” bir anda Dolores’in güç arzusuyla yanıp tutuştuğu bir yöne kayıyor. Zaten Bernard’a hakimiyeti ele geçirmek istediğini söylemesi de bunu doğruluyor. Özgürlükle çıkılan yolda güç kazanımıyla saplanan otokrasi çukurundayız şu noktada.

Burada da karşımıza Virtu ve Fortuna ikilisi çıkıyor. Machiavelli’nin lider kumaşından elbisesiyle boy gösteren Dolores, kendi karar verdiği doğru yol ışığında acımasız kararlar almaktan çekinmiyor. “Kaderini” yenmeye çalışan bir lider noktasında. Acımasızlığını, manipülatifliğini ve sorgulanmaz liderliğini en üst noktaya çeken Dolores, şans faktörünü köşeye itmeye çalışıyor. Konfederasyoncuların kalesine ilk girdiğinde “Hepsi çocuk, yol gösterecek birine ihtiyaçları var” diyen Dolores, savaş sonunda hepsini yem yapıyor ve öldürüyor. Çünkü kendi doğru planında onu kurtaracak piyonlara ihtiyaç duyuyor. Bu sırada Teddy’e de içindeki o yumuşak yönü ara ara göstererek karakteri manipüle etmeye devam ediyor. Bu konuya geri döneceğiz, ancak teori bölümünde. Zira hikaye çok ilginç bir yere bağlanıyor.

Peter Abernathy’nin dönüşü

Bölümde nihayet Peter’ı da görmeyi başardık. Geçtiğimiz bölüm incelemesinde kendisiyle ilgili hayli iddialı bir teori ortaya atmıştık hatırlarsanız. Bu bölüm Peter’ın Dolores’le buluşmasına şahit olduk. Dolores’in babasına olan bağı ise bize Bernard’ı getirdi. Bölüm de bu noktada ilginçleşti.

Bernard, Peter’ın zihnine yüklü yeni sistemi fark etti ve Dolores’in küçük muharebesi devam ederken sistemi kırmaya çalışıyordu. Ekranda çok kısa bir süre görülen “tek seferlik şifre kullanılsın mı?” mesajının ardından Bernard’ın Peter’ın içindeki gizli kodları açtığını gördük. Bu noktada asıl soru işareti o kodların tek seferlik şifre ile açıldıktan sonra ne olduğu bize göre. Çünkü ikinci kez kullanılabilecek bir şey değilse, Peter’ın şu an ana ekip için bir şey ifade edip etmeyeceğini bilemiyoruz. Öte yandan Bernard’ın durumunun giderek kötüleştiğini de gördük. Bilgileri Peter’dan çalmış ve kendi beynine fazla yükleme yapmış olabilir mi? Bunlar tamamen teori tabii.

Bir diğer detay da Clementine’ın dönüşü oldu. Hatırlarsanız ilk sezon “bozulan” Clementine, depoya alınmıştı. Bu yüzden görüntüsü adeta ölü gibi ve pek de konuşmuyor zaten. Dolores’e tam itaat sunan karakterimiz, muhtemelen Bernard’ı ileride Dolores’in kullanma ihtimalini düşünerek kaçırdı. Bunun detaylarını ileriki bölümlerde göreceğiz.

Kaçaklar çetesi

Her ne kadar geçtiğimiz bölümün adı “bir araya gelme” olsa da asıl bir araya gelme bu bölümde Maeve’in sahnelerinde yaşandı. Ama önce Sizemore’un dokunaklı hikayesinden bahsedelim. Maeve ve Hector ilişkisine yeni uyanan karakterimiz Hector’un başka bir kadınla olma olasılığının olmadığını belirtiyor. Kendi hayatından esinlenerek yazdığı Hector için tek bir sevgili belirleyen Sizemore, kodlara göre bunun mümkün olmadığını savunuyor. Kendi için hayal ettiği ideal insanı Hector’un bedeninde yaratan Sizemore, onu terk eden sevgilisini Isabella ismiyle, Hector’un trajik bir ölümle kaybettiği aşkı olarak konumlandırmış. Ancak Maeve tarafından işler pek de kodlara göre ilerlemediği için karakterlerimiz ilginç bir aşkın ortasında buluyor kendini.

Bu bölümse geçtiğimiz sezondan tanıdık isimler geri dönüyor. Onlardan ikisi şapşal laboratuvar çalışanları. Hatırlarsanız Maeve’in uyanışına yardımcı olmuş hatta Maeve’in ensesindeki bombayı da çıkarmışlardı. Bu arada mini bir hatırlatma yapalım bomba demişken. Adadaki robotların hepsinin enselerinde birer bomba bulunuyor, tıpkı Suicide Squad ekibinde olduğu gibi. Hale’in ensesini de bölümde bu yüzden görevliler okumuş, o şekilde anlamışlardı.

Bu bölüm bir diğer dönen karakterse Hector’un sağ kolu Armistice. Ve bu karakterin geri dönüşü o kadar önemli ki… Bunun sebebini teorilerde açıklayacağız. Armistice’in dönüşü teorimizin ana noktalarından biri diyebiliriz.

Maeve’in tarafında en dikkat çeken nokta ise karakterlerimizin karşılaştığı yerliler oldu. Hector’un belirttiğine göre yerliler sadece Sizemore’u istiyordu. Diğerleriyle işleri yoktu. Daha sonra yerlileri bir kez daha bölüm sonunda kurtulan yeni karakterin başında gördük. Maeve’in tüm robotları kontrol edebilen komutlarının yerlilerde işe yaramadığını da öğrendik. Bu da 2. bir teorinin ilk adımlarını attı. Ona da bölüm sonu teorilerinde değineceğiz.

Rajworld ve Shogunworld

Teorilere geçmeden önce küçük iki detaydan daha bahsedelim. Bu bölümle beraber Delos parkının iki yeni sekmesini daha gördük. delosdestinations.com’a girerseniz toplamda 6 park olduğu görülüyor. Biz şimdilik 3’ünü öğrenebildik. Oldukça sakin gibi görünen Rajworld, vahşi batı temalı Westworld ve acımasız Shogunworld. Geriye ise açılacak 3 park daha kaldı demektir. Açıkçası şimdiden merak etmiyor değiliz bu yeni parkları.

Shogunworld’ün fazla acımasız olduğunu ise sitedeki açıklamadan biliyoruz. “Westworld yeterli gelmediyse sizi buraya alalım” diyen açıklamada “içinizdeki savaşçıyı dışarı çıkaracak” ibaresi geçiyor. Ayrıca bu parkın korkutucu olduğu da kaydedilmiş. Yani Maeve’lerin büyük bir tehlikede olduğunu biliyoruz. Çünkü bir anda zorluk seviyesi iki katına çıkmış gibi oldu onlar için.

Şimdi gelelim teorilere. Bu bölüm 3 farklı teoriyi sizlerle buluşturacağız. Hazırsanız, arkanıza yaslanın ve olasılıkları tartışalım.

Teoriler

Wyatt’ın hikayesi

İlk teorimiz için sizi birinci sezona götürmemiz gerekiyor. Çünkü tıpkı Dolores gibi, bölümü izledikçe biz de yeni şeyler hatırlamaya başladık. İlk sezonda da üstü çok kapalı geçen Wyatt bu sezon adını en sık duyduğumuz isimlerden. Kimdi peki bu Wyatt hatırlıyor musunuz? Gelin bir bakalım.

Wyatt hatırlarsanız Teddy gibi Birlik Askerleri tarafındaydı. Escalante katliamının da başıydı. Arnold, Dolores tüm hostları öldürsün diye Wyatt’ın benliğini Dolores’e yüklemişti ve katliam yarattırmıştı. Teddy’e göre Wyatt deliydi. Manipülatif tavırlarıyla onu kandırmış ve katliamda rol almasını sağlamıştı. Wyatt, Teddy’e bu toprakların tanrılara değil onlara ait olduğunu söylemişti. Katliamdan sonra da Teddy’e ihanet etmişti. Angela ise Wyatt’ı bir tarikat lideri gibi tanıtmıştı. Peki bu yazdıklarım tanıdık geldi mi?

Hikaye gidişatı farklı olabilir ancak bizim izlediğimiz Dolores hikayesi şu an aslında Wyatt’ın hikaye zinciri. Dolores parkın onlara ait olduğunu söylüyor ve insanlardan intikam alıyor. Bir yandan da daha büyük bir egemenlik düşüncesi kuruyor. Tıpkı Wyatt gibi Teddy’i manipüle ediyor. Teddy’e “bağlılık görevleri” veren Dolores bu bölüm ondan Konfederasyoncuları öldürmesini istediğindeyse Teddy bu yapamadı. Çünkü her ne kadar Dolores’e bağlı olsa da Teddy’nin Wyatt’la fikir ayrışması bu noktada kendini gösteriyor. Dolores’in bu “ihaneti” hoş karşılayacağını ise düşünmüyoruz.

Şu noktada Dolores bize, hiç izleyemediğimiz Wyatt hikayesini anlatıyor. Ancak farklı bir rutinde ilerliyoruz. Zaten Konfederasyonculara kendini direkt olarak Wyatt ismiyle tanıtması da karakterimizin bilinç altındaki ikinci kişiliğin nasıl yükseldiğine işaret ediyor. Yani Dolores düşündüğü kadar özgür olmayabilir.

Gelelim Armistice’in dönüşünün bu hikayedeki önemine. Öncelikle Dolores’in Sweetwater’a Teddy ile döneceğini bir hatırlatalım. Karakterimiz şu an haritanın güney bölgesinde bulunuyor. Sweetwater ise kuzeyde yer alıyor. Yukarıdaki görselde Maeve ve Dolores’in izlediği yolları görebilirsiniz. Yani bir noktada bu ikili yeniden karşılaşabilir. Armistice’in ise çok da tatlı Wyatt anıları bulunmuyor. Çünkü Wyatt, Armistice’in köyünde yaptığı katliamda karakterimizin annesini de öldürdü. İntikam yemini eden Armistice, bu katliama katılan herkesi öldürüp kanlarından kendine bir yılan dövmesi yaptı. Yılan dövmesinin başını ise tek bir isim için saklıyor: Wyatt. Bu da bizi Dolores-Armistice karşılaşmasına itiyor. Açıkçası Armistice’in geri dönmesinin sebebinin konunun Wyatt’a bağlanması olduğunu düşünüyoruz.

Rajworld’deki kadın kim?

Yazıda pek bahsetmedik ancak aslında bölümün açılışını Rajworld’de hiç bilmediğimiz gizemli bir kadınla yaptık. Bölümün başında kadının Theresa Cullen’ın gençliği olduğunu düşünmüştük ancak Bengal kaplanı sahnesi ve yoldan çıkan robotlarla aslında iki hafta önceki katliamın parkın diğer uçlarındaki yansıması olabileceğine karar verdik. İlk bölümde yer alan ölü Bengal kaplanının oraya nasıl olup da geldiğini de bu şekilde açıklamış olacaklardı.

Bu karakterle ilgili elimizde 2 farklı düşünce var. Ama önce ortak noktaları açıklayalım. Karakterimiz elbette yepyeni bir karakter olabilir, ancak sanki bir noktada birine bağlanacak bir karakter gibi duruyor. Parka dair bazı bilgiler biliyor. Üstelik parka da ilk kez gelmiyor. Özellikle Rajworld’ün Bengal kaplanı avında robotların ne yapacağını ezberleyecek kadar bulunmuş. Elindeki defteri herkesten saklaması, özellikle hostlardan uzaklaşması da bir diğer detaydı elimizdeki. Bu noktada karakteri birine bağlarken aklımıza sadece iki isim geldi: Theresa ve William. Şimdi biraz bunları inceleyelim, neden olur neden olmaz bir bakalım.

Önce William’dan bahsedelim. Bir önceki bölüm William’ın geçmişte küçük kızı bize gösterildi. Emily ismindeki bu tatlı kızımız yaklaşık 4-5 yaşlarındaydı. Koşullara bakında Rajworld’ün gizemli kadını yaş olarak William’ın kızı olabilecek yaşta. Bir diğer benzerlik ise ikilinin cümleleri. Gizemli kadının beraber olduğu erkek karakter parkın asıl eğlencesinin robotların gerçekçiliği olduğunu belirtirken, kadın aynı fikirde değil. Tıpkı William gibi o da sahtelikten çok hoşlanmıyor. Bu da karakterimizin “babasının düşüncelerinden etkilenebileceği” izlenimi yaratıyor. Babası Delos’un başına geçtiği için parka girip çıkmakta sıkıntı çekmeyeceği gibi, parkla ilgili çeşitli bilgiler edinebilir, araştırmak için parka da gelebilir. Bu noktada cevaplayamadığımız asıl soru ise karakterimizin parkta bulunma motivasyonu. William’ın kızı parkta ne arıyor olabilir?

Bu da bizi Theresa teorisine götürüyor. İlk sezonda hatırlarsanız Theresa Cullan, Bernard tarafından öldürülmüştü. Ancak Theresa’nın bir çocuğu olup olmadığını bilmiyoruz. Yani ölümünü araştıracak, annesinin nerede olduğunu bilen biri… Belki Theresa başına bir iş gelmesi halinde dışarıdan güvendiği birine gizli bir mesaj bırakmış olabilir… İşte bu aradığımız motivasyonun cevabı ve gizemli karakterin parktaki amacını açık eden bir sebep. Öte yandan Theresa’ya benzerliği de hiç yabana atılacak gibi değil. Hatta öyle ki sigara içiş şekilleri dahi aynı diyebiliriz. Ancak Theresa’nın ailesine ilişkin elimizdeki minimum veri “Evet kesin o!” demeyi engelliyor. Yine de burada güçlü bir ihtimal var deriz. Kaplanın bulunduğu yerin robotların ölü yattığı denizden çok uzak olmadığına inanıyoruz. Bu sebeple gizemli kadın karakter de o yeri arıyor olabilir.

Tabii karakterimiz üçüncü bir seçenek olarak tamamen bağımsız biri olabilir. Parkın içinde bir şeyler döndüğünü hisseden ve bunu araştırmaya gelen biri…

Yerlilerin asıl amacı

Bu sezonun başından beri yerlilerle ilgili bazı ilginç detaylar paylaşıldı. Bunlardan biri Dolores’in onları pek sevmediğiydi. İlk bölüm hatırlarsanız onları öldürüyordu. İkincisi ise bu bölümde Maeve’in emrine uymamaları. Hatta sezonun başından beri karakterimizin kontrol edemediği ilk robotlardı. Üçüncüsü ise insanlara olan düşkünlükleri. Bu ne demek hemen açıklayalım.

Bu bölüm yerliler Maeve’in yolunu kestiğinde sadece Sizemore’u geri istemişlerdi, başka birini değil. Bölümün sonunda ise Rajworld’ün dışına kaçan gizemli insan kadının başında yine yerliler belirmişti. Peki ilk sezon ne olmuştu hatırlıyor musunuz? Ashley Stubbs inceleme için çıktığı ve olmaması gereken bir yere gittiğinde yine yerliler belirmiş ve karakterimizin etrafını sarmıştı. Sanıyoruz ki konunun nereye gittiğini bu noktada anladınız ama küçük bir ekleme daha yapalım.

Bölümü izledikten sonra ilk yaptığımız şey diziyle bağlantılı siteleri kontrol etmek oluyor. delosdestinations.com/intranet/? sitesine girdiğimizde Delos Security Panel’inin açık olduğunu fark ettik. Bu panel bize hangi insanın nerede olduğunu en son nerede görüldüğünü söylüyor. Ancak sadece insanlarda çalışıyor. Robotları arayamıyorsunuz.

Bu da bizi şu sonuca itti. Yerliler aslında parkta kaybolmuş insanlar için bir güvenlik sistemi. Ana ağdan bağımsız çalışan bu güvenlik sisteminde robotlar insanların nerede olduğunu tespit ediyor ve onları yakalayıp güvenli bir noktaya götürüyor. Stubbs’ın ilk sezondan sonra nasıl elini kolunu sallayarak tek parça o kavgadan çıktığını da bu durum açıklığa kavuşturuyor. Sistem park sınırlarından çıkan bir insan olursa o noktaya yerlileri gönderiyor. Tıpkı gizemli kadında olduğu gibi. Sizemore da gezmemesi gereken bir bölgede olduğu için yerliler onu almaya geldi, bu yüzden sadece Sizemore’u istiyorlardı.

Dolores de doğal olarak insanları kurtaran bir sistemi istemiyor. Bu sebeple çıkarları çeliştiği için ayrıca yerini açık etme ihtimallerine karşı yerlileri avlıyor.

Meraklısı için küçük bir not düşelim, başta çalan şarkı da Ramin Djawadi’nin Seven Nation Army dokunuşu.

Bu son teoriyle beraber bu haftalık yazımızı noktalıyoruz. Bakalım önümüzdeki hafta bizi haklı çıkaracak mı…

TÜM İNCELEMELER
Paylaş