reklamı kapat

POPÜLER

Westworld 2. sezon

Westworld 2. sezon 7. bölüm “Les Écorchés” incelemesi

05 Haziran 2018

Cevaplara adım adım yaklaştığımız Westworld 2. sezon, bilmecenin heyecan verici noktalarını bizlerle paylaşıyor. Sezon finaline son 3 bölüm kala aksiyonun da dozu artıyor.

Westworld 2. sezonun başından beri diziye dönmesini beklediğimiz, teorilerimizi üstüne hazırladığımız ve hatta pek çok noktada da fazlasıyla direttiğimiz Anthony Hopkins, Robert Ford rolünde geçtiğimiz bölüm ilk girişini yapmıştı. Ancak Ford benliğine bürünen aktörün asıl marifetleri 7. bölüme saklanıyormuş meğer. Bu bölüm teorilerimizin bir kısmının tuttuğu, bir kısmınınsa ne yazık ki tutmadığı ancak buna rağmen bizi çok mutlu eden bir bölüm oldu. Sebeplerini elbette açıklayacağız ancak detaylı incelemeye geçmeden önce bölümü biraz daha övmek istiyoruz. 7 bölümdür göremediğimiz sinematik vuruşları adeta bu bölümde arka arkaya sarhoş edercesine bizimle buluşturdu bölüm çünkü. Yönetmenliğini Nicole Kassell’in üstlendiği bölüm, Dolores’in Maeve ile olan sahnesinden Anthony Hopkins’li hemen her sahneye kadar inanılmaz bir görsellik sunuyor. Gelin hem bu sahneleri, hem de bölümü tartışalım.

Les Écorchés isminden başlayalım önce. Écorché kelimesi derisiz bir beden anlamına geliyor. Yani yapım aşamasındaki robotlarımızdan tutun da bunu drone hostlara kadar çekebilirsiniz. Ancak bize göre bu bölüm ismi aslında Ford’u sembolize ediyordu. Kendine ait bir derisi bulunmayan Ford, Bernard’ın zihninde istediğinde onun bedenini kullanabiliyordu. Bernard teknik olarak Ford için ele geçirebileceği bir oyuncak konumunda. Bölümün ismi de Ford’un varlığına gönderme diye düşünüyoruz.

Tanrı’nın planı

Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta sizlerle bir teori paylaşmıştık. Teorimize göre Ford, Bernard’ı çağırdığı Kafes’ten onun bedeniyle çıkacaktı. Ancak teorimiz Ford’un Bernard’ın bedenini tam olarak ele geçireceği üzerineydi. Yani Bernard’ın beyaz inci olan beyni geride kalacak yerine Ford’un kırmızı incisi geçecekti. İşlem tam olarak böyle olmadı ancak sonuca çok yaklaştığımızı düşünüyoruz.

Öte yandan hikayenin ilerleyişinin teorimizle birebir olmamasına da bir yandan sevindik. Çünkü böylesine bir işleyişle Bernard’ı tamamen geride bırakmak hikayeye derinliğini kaybettirecekti. Peki ne oldu? Ford, ilk önce Bernard’a neler olduğunu anlattı. Bölümün başından bu yana izleyicilere anlatılan “Park aslında insanları, onların bilgilerini kopyalıyor.” gerçeğini Bernard’a söyledi. Daha sonra Bernard’ı bu kadar özel yapan şeyin ne olduğunu öğrenmeye gittik.

Burada ise geçtiğimiz bölüm teorimize eklediğimiz bir detay buldu. Gerçek Dünya’da geçen 1 saatin Kafes’in içinde farklı bir zaman dilimine eşit olabileceğinden bahsetmiştik. Nitekim gerçekten de orada geçen zaman Elsie’nin Bernard’ı beklediği süreden farklılaştı. Öyle ki Kafes’e ilk girdiğimizde giydiğimiz beyaz gömlek yerini mavi bir başka gömleğe bıraktı. Bernard’ı Arnold’ın Kafes’te yarattığı eve götüren Ford ise bize neden geçen bölüm yazdığımız teorinin yanlış olduğunu anlattı.

Arnold’ı en iyi tanıyan kişi

Biz Dolores’in Bernard’a yaptığı testin, James Delos üzerinde yapılan çalışmayı mükemmelleştirmek için bir deneme sanmıştık. Ancak o sahneler daha da geçmişten, Bernard’ın ilk yaratıldığı zamandanmış. Ford, Bernard’ı “mükemmel” olana kadar burada tuttuğunu itiraf ederken, karakterin Arnold’a tam olarak benzemesi için Dolores’in anılarından faydalandığını belirtiyor. Burada Bernard’ın neden bu kadar mükemmel olduğunu da öğreniyoruz. Çünkü Bernard oradan çıkmak için bir bilgisayarı kandırıyor aslında. Yani Bernard, Turing testini geçiyor. Bu yüzden Bernard, diğer tüm robotlardan farklı ve özgür iradeye sahip olmak için de en olası isim…

Burada önemli küçük bir detay daha öğreniyoruz. Ford’un Bernard’ı yapma çabası, James Delos’un kopyasını oluşturma çalışmalarının çok daha öncesinde başlıyor. Ford, aynı zamanda Bernard’a kendi olma özgürlüğünü nasıl verdiğini de anlatıyor. James Delos ile gerçeğin bir kopyasını yaparken, tam bir yansıma aradıklarını söyleyen Ford, Bernard’da ise robotun belli sınırlar içinde özgür olmasına olanak tanıyor. Bu da insanların kabul edemeyeceği, kendi türlerini tehlikeye atan bir detay oluyor. Ford ise bu potansiyeli yitirmek istemiyor ve bunun için kapıyı açması gerektiğini söylüyor. Bu noktada yine çok güzel bir sinematikle karşı karşıya geliyoruz. Bernard’ın yaradılışına o mücadeleci ruhu eklemediğini itiraf eden Ford, yavaş adımlarla karakterimize yaklaşırken pencereler kapanıyor ve oda kararıyor. Burada karakterimizin kendi zihni içinde hapsoluşu sembolize edilmiş. Bernard yeniden uyandığında ise artık zihninde yalnız olmadığını anlıyor.

Aynadaki yansıma

Kafes’i terk eden Ford bunu elbette bilinçli olarak yapıyor. Çünkü Bernard’ı yaratan kişi olarak onun yaradılışını ve karakterini en iyi o bildiği için Bernard’la oradan kaçabileceğini de hesaplıyor. Öte yandan yine Dolores’in Kafes’i yok edeceğini de bilen Ford, oradaki zamanını doldurarak kendini Bernard’la gerçek dünyaya atıyor. Bu noktadan sonra olan olaylarda Ford’un neredeyse keyif aldığını görmek mümkün. İstediğinde Bernard’ı kontrol edebilen Ford, onun zihnini kısa süreli ele geçirebiliyor. Böylelikle Bernard yapmak istemediği şeyleri Ford’un elleriyle yapabiliyor. Tüm sistemi kapatan ikili, Dolores’in öteki vadiye yolculuğunu da garantilemiş oluyor.

Günümüz çekimlerinde ise Ford’u ne yazık ki göremedik. Özellikle Hale’i görünce vereceği tepkiyi çok merak ediyoruz. Çünkü Ford, insanlarla oynamaktan çok daha fazla zevk alıyor. Ve Hale kesinlikle sevdiği isimlerden biri değil. Bernard’ın diğer modellerini keşfeden Hale’in sorgusu ise bizi bir başka bilmeceye götürüyor. Bernard’ın 4. Bölge 16. Sektör itirafının karakterlerimizi öteki vadiye götüreceğine inanıyoruz. Ford, oyununun büyük finali için herkesin bir arada olmasını isteyecektir. 4. Bölge 16. Sektör ise bizi İncildeki özdeyişlere götürdü. 16:4’te diyor ki “Rab her şeyi amacına uygun yapar, kötü kişinin yıkım gününü de o hazırlar.” Bu açıklama tabii ki dizide nereye çekerseniz oraya gelebilecek bir açıklama. Ancak oyunu yönlendirenin Ford olduğunu düşünürsek buradaki Tanrı figürünün de Ford olduğuna inanıyoruz. Her adımı planlayan Ford, her şeyi amacına uygun hazırlıyor. Öteki vadide göreceğimiz şeyse bir yıkım günü olacak. Dolores’in “silah” olarak tanımladığı bu yerde “kötü kişinin” yıkım gününü seyredeceğiz. Ancak bu kötü kişinin kim olduğu bize göre şimdilik biraz muallakta.

Bölüm boyunca ise sürekli Ford’un yansımalarını kovaladık diyebiliriz. Yansımanın yansıması hatta zaman zaman onun da yansımasını gördüğümüz bölüm, Ford’un Bernard’ın içinde çok derinlere nüfuz ettiğini görselleştiriyor bize. Karakter değişimlerinin adeta Dr. Jekyll ve Mr. Hyde gibi olduğu bölümde, korkak bakışlı Bernard gidiyor ve içinden acımasız Ford çıkıyor.

Maeve ve William

Bölümün en heyecan verici sahnelerinden biri Maeve ve William karşılaşmasıydı. Maeve hatırlamaya başladığından bu yana karşılaşmalarını beklediğimiz ikilinin sahneleri bizi şaşırttı. Çünkü William’ın hiç bu kadar kötü bir duruma düşeceğini düşünmemiştik. Yaklaşık 5 kere vurulan karakterimiz bir insan için çok fazla hasar aldı diyebiliriz. William’ın karşısına çıkan her engeli Ford sanması ise karakterin hala ne kadar dar düşündüğünü gösteriyor. Çünkü parkın, senkronlarından çıkmış robotlardan ibaret sanan William, özgürleşmenin kıyısında bir robotla ilk kez karşılaşıyor. Her iki karakterin aynı yere kovalanması ise bize pek olası gelmiyor. Yerlilerin elinden çıkmış gibi bir iş gerçekten. Ancak bu karşılaşmayı Ford ayarlamış olsa bile sonucuna müdahale edebilecek bir yerde değildi artık. Kafes’ten çıkan Ford’un diğer robotlara erişimi olduğunu sanmıyoruz. En azından ağızlarından konuşacak kadar.

Maeve’in burada yaptığı en büyük hatalardan biri kişisel hırsını amacının önüne geçirmesi aslında. Bunu da çok spontane bir şekilde gerçekleştiriyor. William’ın şaşırması da ondan. Maeve intikamla hareket ederken asıl amacından sapıyor. Bu da karakterimizin bu sezon boyunca yaptığı ilk hata olarak ekrana yansıyor. Bu da karakterin insansı yönünü gözümüzde artırıyor. Ancak, bu hatayı yapması gerektiğini zaten biliyorduk. Çünkü Maeve bir şekilde yerlileri takip etmeliydi ve onları takip etmesinin tek yolu kızının kaçırılması şu noktada. Diğer türlü konuşmayla pek ikna edilecek bir insan değil. Maeve sahnelerindeki en dikkat çekici nokta ise Sizemore’un geri dönmüş olması. Hatta karakterimizi de kurtaran Sizemore oluyor. Böylesine adımlar beklemediğimiz karakterin sezon içindeki gelişimi ise neredeyse gözlerimizi yaşartacak boyutta diyebiliriz. Karakterimizin olası adımlarını teoriler kısmında işleyeceğiz.

Dolores’in baskını

Bölümün bir diğer önemli noktası ise Mesa baskını ve yapılan plandı. Dolores sadece Peter Abernathy’i kurtarmaya gelmemiş aynı zamanda onları bağlı tutan zincirleri de kırmaya gelmişti. Kafes’te yedekleri olduğunu bilen Dolores, yedekleri yok etmek için saldırıyı düzenleyerek ekibinin bir kısmını Kafes’e gönderdi. Kendisi de babasının yanına gitti. Yedekleri yok etmek istemesinin sebebi ise artık insanların oyuncağı olmak istememeleri. Yani ölürlerse sıfırlanıp yeniden geri dönerek saçma bir hikayeyi oynamayı reddeden Dolores, ölümü kucaklıyor aslında. Bu bölümdeki en güzel sahnelerden birini yine Clementine’a ayırmışlar. Clementine’ın ölüm sahnesinde karakterimiz yavaş yavaş yere düşerken arkasında yarı yapılmış hostlardan biri görünüyordu. Bir diğer güzel sahne ise Dolores’in Hale’e üstünlüğüydü.

Hale’in iki sezondur fazlasıyla özgüvenli ve dikte edici hali Dolores’in binaya girmesiyle adeta kayboldu. Dolores’in baskın tavrı Hale’i ezip geçti diyebiliriz. Hala diklenmeye devam eden karakterimiz ise son bir zaaftan yararlanıp kaçmayı başardı. Ne yazık ki Dolores’in en büyük zaafı Peter Abernathy. Ancak bu bölümde ondan da kurtulmuş gibi görünüyor. Dolores babasını feda ederek beynini çıkarıyor. Aralarında geçen duygusal vedalaşmanın ardından ise karakterimizin tamamen dönüştüğünü söylesek yanılmış olmayız. Artık onu bağlayan herhangi bir şeyden uzak tamamen hedefe yönelik hareket ediyor Dolores. Kaybedecek bir şeyi de yok. Dolores benliğini Abernathy’nin bedeninin yanında bırakarak tamamen Wyatt karakterine bürünüyor. Abernathy’den aldığı belleği amacı doğrultusunda kullanmak üzere yola çıkan karakterimiz ise yolda Maeve ile yaklaşıyor.

Burada yine çok özenle çekilmiş bir sahne görüyoruz. Dolores’in yüzüne arkadan ışık vuruyor ve kafasında bir hare oluşturuyor. Karakterimiz adeta bir peygamber edasıyla yaklaşıyor ve Maeve’e geçmişlerinin, hikayelerinin kodlardan ibaret olduğunu söylüyor. Maeve burada Dolores’e aslında yaptığı şeyin insanların onlara yaptıklarından farklı olmadığını belirtiyor. Teddy’i dönüştüren Dolores onun geçmişini “insanların eklediği bir detay” olarak yorumlarken tıpkı insanların yaptığı gibi Teddy’i kendi çıkarlarına göre değiştiriyor. Maeve ise geçmişini kucaklayarak anılarına sahip çıkıyor. Dolores’e sandığı gibi bir kurtarıcı olmadığını da söyleyen Maeve, karakterimizin karanlığa saplandığını dile getiriyor. Ancak dediğimiz gibi Dolores’in kaybedecek bir şeyi yok.

Teoriler

Bu bölüm ne yazık ki “sezon finali” olarak adlandırdığımız teorilerden birini oluşturacak kadar detay öğrenemedik. Ancak gelecek bölümlerden beklentilerimizi derleyebiliriz.

Şu noktada tüm düğümlerin öteki vadide çözüleceğini biliyoruz. Bu sebeple gelecek bölümlerde muhtemelen Sizemore’un Maeve’i iyileştirerek kızının peşine düşmesini yeniden göreceğiz. Sistem kapatıldığı için harita aracılığıyla karakterleri bulmak ya da sistemden belirlemek ise pek kolay olmayacak gibi. Ancak Maeve’in diğer hostların zihnine bağlanma özelliği sayesinde zorluk çekeceğini hiç sanmıyoruz.

William’ın durumu her ne kadar kritik olsa ve o denli vurulmuş olmasına şaşırmış olsak da karakterimizin oyunun sonuna kadar ilerleyeceğine inanıyoruz. Zaten o sahnede kurtarma ekibinden saklanmasının asıl sebebi onu yolundan alıkoymamalarıydı. Yani ölümü göze alıp yine de güvenli bölgeye gitmemeyi seçti. Şu noktada William için aklımıza gelen ilk kurtuluş yolu ise kızının çıkıp gelmesi ve ona yardımcı olması. Maeve’in Ford olduğu konusunda yanıldığını anlayan William belki kızına güvenebilir? Biz de bu sayede kızın asıl amacını öğrenmeye yaklaşabiliriz.

Bernard’ın kayıp bir haftasında ne yaptığını ve kendini nasıl sahilde bulduğu da bir diğer merak konusu. Küçük bir hatırlatma yapalım, Hale’in Bernard’ı sorguladığı ve robot olduğunu anladığı sahneler, Dolores’in Mesa saldırısından 1 hafta sonra gerçekleşiyor. Bu durumda karakterimizin o kargaşayı oluşturduktan sonra Elsie ile buluşup Mesa’dan kaçmış olması olasılıklar arasında. Sorgu sırasında 4. Bölge 16. Sektör itirafı ise bize buranın öteki vadi olduğunu düşündürdü. Elsie’yi ise günümüz zaman diliminde hiç göremedik, karakter için endişelenmeden edemiyoruz.

Dolores ise artık elinde Delos verileriyle beraber son amacına doğru ilerliyor. Büyük buluşmanın sonuçları nasıl olacak merak ederken, Ford’un son hamlesiyle nasıl bir sürpriz ortaya çıkacak görmek için sabırsızlanıyoruz.

TÜM İNCELEMELER