reklamı kapat

POPÜLER

Hades incelemesi

10 Ocak 2019

TANIMLAMASI KENDİSİNDEN ZOR

Buradaki “Rogue-lite” ifadesi önemli ve hazır yeri gelmişken oyunu da daha iyi anlayabilmek adına biraz açıklamak gerekli sanki. Pek çok kişi “Roguelike” ile “Rogue-lite” tanımlarını karıştırıyor. Aslında bu tanımların hepsi 1980 yılında piyasaya çıkan Rogue isimli oyundan şekilleniyor. “Roguelike”; söz konusu Rogue isimli oyunun mekaniklerinin hemen hemen tamamına sahip olan oyunlara atfediliyor. Pek çok alt başlığı olsa da Roguelike oyunları 3 ana başlık altında ele alabiliriz; kalıcı ölüm, rastgele bölümler ve tur bazlı savaşlar. Özellikle geçmişte bu tarz oyunlar daha sık karşımıza çıkıyordu ancak artık çok fazla Roguelike oyun görmüyoruz. Bunun nedeni de günümüz oyuncuları için özellikle tur bazlı savaşların ve ölünce istisnasız her şeyi kaybetmenin çok da cazip olmaması. Bu türü rafine etmek ve günümüze uygun hale getirmek gerekiyordu ki bu da bizi “Rogue-lite” başlığına getiriyor. Rogue-lite bir oyunda da haritalar rastgele oluşturulur ve öldüğünüzde en başa gidersiniz ancak daha az cezalandırılırsınız. Edindiğiniz istisnasız her kazanımı kaybetmek yerine, büyük zorluklarla elde ettiğiniz bazı karakter gelişimleri sizinle kalır. Böylelikle sürekli olarak ölmenize ve başarısız olmanıza rağmen oyunda ilerlediğinizi hissedersiniz. Son dönemin en iyi Rogue-lite örneklerinden biri olarak Dead Cells’i gösterebiliriz. Bu örneği özellikle veriyoruz çünkü Hades, Dead Cells’e fazlasıyla benziyor ve bunun pek çok oyuncuya sevinç çığlıkları attıracağına eminiz. Hades; izometrik kamera açısına sahip, her tur bölümleri baştan rastgele oluşan, öldüğünüzde en başa döndüğünüz ancak her ölümde yeni kazanımlar edindiğiniz bir hack-and-slash oyunu. Zor oldu ama tanımlamayı başardık sanıyoruz ki.

OLİMPOS YOLLARI TAŞTAN

Oyunun yapısını anladığımıza göre, şimdi de bunu ne kadar başarıyla icra ettiğini irdeleyelim. İsminden anlaşılabileceği üzere oyun Yunan Mitolojisini ve özellikle de yeraltı tanrısı Hades’i ele alıyor. Lakin oyunda Hades’i değil, oğlu Zagreus’u kontrol ediyoruz. Zagreus, yeraltından ve ölülerden bıkmış bir genç ve tek istediği, Olimpos Dağı’na çıkarak diğer tanrılarla birlikte yaşamak. Ancak şöyle küçük bir detay var ki; Hades oğlunun ayrılmasını istemiyor ve Tartarus’tan bugüne kadar kaçabilen kimse olmadı (Kratos dışında). Oyunda Hades ve Zagreus’un ilişkisi mükemmel resmedilmiş gerçekten de. Sürekli öldüğümüz sert ve acımasız bir oyun olmasına rağmen, çizimler ve diyaloglar sayesinde oldukça sempatik bir havası var oyunun. Hades her öldüğünde oğluna boşuna uğraştığını, Tartarus’un acımasız bir labirent olduğunu belirtiyor ama denemeye devam etmesi yönünde teşvik etmekten de geri kalmıyor. Bu da bizi söz konusu Rogue-lite yapıya getiriyor. Haritaları ve düşmanları rastgele değişen Tartarus ve öldükçe tekrar denemekte ısrarlı bir Zagreus.