reklamı kapat

POPÜLER

Granül-kahve

Suda çözülebilen kahveleri tüketmek kanser riskini artırır mı?

Granül kahveler bize hem pratik hem de görece iyi bir kahve deneyimi sunuyor. Ancak sağlığımız açısından alınan riskleri biliyor muyuz?

Günümüzün hızlı yaşamının yanında insanlar uykularını açmak ya da bir noktada bağımlılıktan her gün en az bir kahve içiyor. Ancak evde hazır granül olarak bulunan ve suda çözülebilen kahvelerin tehlikesi hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Kahvenin çekirdeğinin kalitesinden tutun da pişirilen suyun sıcaklığı ve suda bekletilme süresi bile bir kahvenin hem tadını hem de kalitesini değiştiriyor. Hal böyle olunca uzmanların araştırmalarına değinmek gerekiyor. Uzmanlar kaliteli kahve çekirdeklerinden üretilen kahvenin içilmesinin kanser riskini artırmadığını düşüyor. Ancak küçük bir ayrıntı bulunuyor. Hazır kahve olarak adlandırılan suda çözülen granül kahveler, taze kavrulmuş kahvenin iki katı kadar akrilamid içeriyor. Akrilamide aşırı maruz kalma sinir sistemine zarar verebiliyor ve buna bağlı olarak kanser riskini de artırıyor. Geçen yıl Kaliforniya‘da bir mahkeme hazır kahvelerin içinde “akrilamid“olarak bilinen potansiyel kanserojen olan kimyasal maddenin varlığından dolayı bir kanser uyarısı etiketine ihtiyaç duyabileceğine karar verdi.

Bir kahvenin ise kanserojen olup olmaması çekirdek kalitesine ve pişirilme yöntemiden tutun da birçok değişkene bağlanabiliyor. Öncelikle granül kahve‘nin nasıl olduğuna bir bakalım. Granül kahve, kurutulmuş kahve çekirdeklerinin ekstraktından oluşturulmuş bir kahve türü olarak biliniyor. Ekstrakt, normal kahvenin demlenme pratiğine benziyor ancak daha konsantre hale getirilmiş kahve çekirdeklerini içinde barındırıyor. Demlendikten sonra, suya eklendiklerinde çözünen kuru parçaların veya tozun elde edilmesi için su ile karıştırlaması prensibine dayanıyor. Kahvelerin üretilmesi için iki yöntem bulunuyor: Püskürterek yani yüksek güçlü havayla kurutma, ve dondurarak kurutma. Bu şekilde elde edilen kahvelerin serüveni başlıyor.

Kahve

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İçtiğin şey kahve değil kimyasal bileşenler

Kahve çekirdekleri öncelikle diğer kahve çekirdekleri gibi kavruluyor. Sonrasında büyük kazanlarda sıcak su ile karıştırılıyor. Daha sonra elde edilen sıvı kahve daha yüksek “konsantrasyona” ulaşması için daha çok kaynatılıyor ve ileride sıcak suyla buluştuğunda yeterli konsantrasyona ulaşması için “seğreltiliyor”. Bir sonraki aşamada elde edilen yüksek konsantrasyonlu kahve iki yöntemden birine uygun olarak kurutuluyor. Sonrasında kahve firmasının boyutlandırma politikasına göre belli ölçülerde ayarlanmaları için parçalanıyor.

Bu yöntemlerin her ikisi de kahvenin kalitesini, aromasını ve tadını koruyor. Ancak bunun yanında kahve çekirdeğinin kalitesiz olması, pişirilme ve parçalama yöntemlerinin yanlış uygulanması kahvenin içindeki zehirli maddelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Kaliteli olarak seçilmeyen kahve çekirdeklerinin granüllerinin kafein miktarı düştüğü için ekstra işlemler gerektiyor. Kafein kimyasal olarak sentezlenerek üretilen bir madde olarak biliniyor. Hatta birçok ürünün içerisinde kimyasal olarak sentezlenmiş kafein bulunuyor. Kafeine benzer özellik gösteren başka bir kimyasal sentezleme de bulunuyor. O da “taurin” adı ile biliniyor. Taurin, besi hayvanlarının bağırsaklarından elde ediliyor ve kafeine yakın bir kimyasal olarak üretiliyor. Üretilen enerji içeceklerinin içindeki aktif maddelerde de yer alan bu kimyasal, organik değil ve kimyasal yollarla üretiliyor. Granül kahvelerde de kimyasal olarak sentezlenen “kafein” ya da “taurin” bulunuyor. Bu kimyasallarla güçlendirilen kahveler organik değil, laboratuvar ortamında sentezlendiği için oldukça tehlikeli oluyor.

Sonuçta granül kahve içmek zararlı mıdır?

Bir kahvenin organik olarak kalması için kesinlikle kaynatılmaması gerekiyor. Kaynatılan kahvenin hem kimyası değişiyor hem de lezzetli bozuluyor. Granül kahveler, iyi kahve çekirdeği kullanılarak yapılmadıklarında ve içine bir de kimyasallar girdiğinde insan vücuduna oldukça zararlı bir silaha dönüşüyor. Bu konuda yapılan öneriler ise kulak verilmeyi hak ediyor. Hazır kahvelerin tüketiminin çok minimum düzeye çekilmesi hatta tüketilmemesi öneriliyor. Eğer içilecekse de kaynayan suyla yapılmaması vurgulanıyor. Şu an bu konularda net bir şey söylemek çok güç ancak, zararlı etkileri azaltmak mümkün olduğu için kahvelerimizi satın alırken daha seçici olmakta fayda var.

İlginizi çekebilir

The Twist Press filtre kahve cihazı