reklamı kapat

POPÜLER

The Saboteur

Bir kere oyun GTA gibi açık uçlu mantığı ve macera unsurlarını harmanlıyordu. Mekan daha önce pek kullanılmayan Paris’ti ve başkarakter yaratılırken gerçek bir İkinci Dünya Savaşı kahramanından esinlenilmişti. Özellikle senaryo hakkında son derece umutluyduk. Grafikler de son derece dikkat çekiciydi ve oyun mekanikleri gerçek bir suikastçı gibi hissetmemizi sağlayacak kadar başarılı görünüyordu. Bu kez İkinci Dünya Savaşı teması kırılacak ve kendimizi belki de ilk kez büyük bir savaşın küçük bir parçası gibi hissedebilecektik.

PARİS GECE YAŞAMI
İncelememizi geçmiş zamanın hikayesini kullanarak açtığımıza göre The Saboteur’ün bizi hayal kırıklığına uğrattığını düşünmüş olacaksınız. Kısmen… Çünkü oyundan çok fazla şey bekliyorduk. Fakat EA’in oyun çıkmadan hemen önce yapımcı firma Pandemic’i kapatması -ki Pandemic EA’in en sağlam stüdyolarından biriydi- ve oyunu bariz bir şekilde eksiklerle, alelacele piyasaya sürmesi gerçekten çok yazık oldu. Zira Saboteur çok daha iyi olabilecek, içinde parlak fikirler ve ilginç bir harman bulunduran sıkı bir oyun. Fakat tüm bu fikirler ve oyun mekanikleri incelikli işlenememiş. Sanki tüm oyun kabaca üzerinden şöyle bir geçilmiş gibi duruyor. The Saboteur’da İrlandalı bir yarışçı olan Sean Devlin’i canlandırıyoruz. (Karakterimiz Sean, gerçek bir savaş kahramanı olan William Grover Williams’dan esinlenilerek yaratılmış.) Sean, yarış gruplarının arasında oldukça ünlü bir karakter. Motorlu taşıtların yeni yeni popüler olmaya başladığı zamanlarda işini hakkını vererek yapan popüler bir sima. O sıralarda da Nazi iktidarı tüm Avrupa’da almış başını yürümüş durumda. Hatta Nazi askerleri ve sempatizanları Avrupa’nın sosyal hayatının içine iyice yerleşmiş durumdalar. İşte bu Nazilerden biri olan Kurt Dierker, Sean’ın da dahil olduğu yarışlardan birine katılıyor. Yarışın sonlarına doğru Sean tam kazanmayı garantilemişken Kurt, rakibinin lastiklerine ateş açıyor. Bunun üzerine Sean ve arkadaşı Jules, Kurt ve kazanan aracını uçurumdan aşağı sürüyorlar. Olayın patlak vermesinin ardından iki arkadaş anında Naziler tarafından yakalanıp sorguya çekiliyorlar. Maalesef Jules’un İngiliz ajanı olduğu ortaya çıkıyor ve infaz ediliyor. Sean ise Jules’un kızkardeşi Veronique ve arkadaşı Vittore ile birlikte Paris’e kaçıyor. Ardından Fransanın direniş gruplarıyla tanışıyor ve İngiliz Gizli Servisi için çalışmaya başlıyor. Hikayenin giriş kısmı böyle, daha fazlasını anlatıp sürprizlerin tadını kaçırmak istemiyorum. Ancak hikayenin oldukça akıcı bir üslupla anlatıldığını belirteyim. Bir kere başladıktan sonra başından kalkmanız epeyce vaktinizi alabilir. Paris’e adım attığımız anda oyun bizi sıkı bir şekilde kucaklıyor. Karşımızda canlı sayılabilecek bir ortam ve açık uçlu bir oyun yapısı var. Oyunun tasarımı hayli ilginç… Şöyle açıklık getireyim, ‘renk’ oyunda çok şey demek. Belli bölgelere girdiğiniz zaman siyah/beyaz kontrastı ile karşılaşacaksınız. Bu bölgelerde Nazi hakimiyeti iyice yoğunlaşmış durumda ve halkın moral seviyesi yerlerde sürünüyor. Eğer Nazileri zayıflatır ve yerel halka umut aşılarsanız oyun bu bölgelerde tekrar renkleniyor. Bu tasarım kararının oyuna karakter kattığını söyleyebiliriz. Zira siyah/ beyaz ve kırmızı ekranda gayet hoş duruyor. Aynı zamanda bölgenin ruhunu son derece odaklı bir şekilde yansıtıyor bize.

VIVA LA RÉSISTANCE
Halkın moralinin yükselmesi oynanışa da direkt olarak etki ediyor. Nazilerin yoğun olduğu bölgelerde halkın motivasyonunu yükselttiğiniz zaman devriye gezen düşman sayısı gözle görülür bir biçimde azalıyor. Bu sayede oyunda daha rahat ilerleyebilir bir hale geliyorsunuz. Halkın moralinin yüksek olduğu yerlerde sizinle birlikte çatışmalara katılıyor ve size koltuk çıkıyorlar. Özellikle çatışmaların yoğunlaştığı zamanlarda işiniz son derece kolaylaşıyor. Diğer yandan oyun boyunca ilerledikçe temel özellikleriniz de artıyor. Özellikle hedef tutturma, hasar verme, alarmlardan kaçma gibi özellikleriniz arttıkça oyunda daha rahat yol alır hale geliyorsunuz.

AKSAYAN ARAÇLAR
The Saboteur’ün bir aksiyon oyunu olduğunu söylemiştik. Görevler zaman zaman fena halde tekdüze bir hale gelse de, şehir içinde dolaşmak ve yarışlara katılmak bir nebze çeşitlilik katabiliyor oyuna. Ne var ki araç kullanımının başarısız olduğunu söylemek durumundayım. Araçların ağırlıkları ve hasar modellemeleri düzgün yapılmadığı için teneke sürüyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz. Diğer taraftan çatışmalarda da türlü mantıksızlıklar var. Oyunda gizlilik esas olması gerekirken birkaç bölüm dışında gizli çalışan bir suikastçı olduğunuzu hissedemiyorsunuz. Daha çok Rambo gibi etrafa ateş ederken buluyorsunuz kendiniz.

VASAT ALGISI
The Saboteur’ün beklentilerimizi karşıladığını söylemek zor. Daha çok tamamlanmamış bir aksiyon oyunu görünümünde. Oyunun cilası güzel ama içeride çok fena aksaklıklar var. Üstelik oyunun PC sürümünün komple hatalı bir şekilde piyasaya sürüldüğünü belirtmek durumundayım. Özellikle ATI ekran kartı kullanıyorsanız oyun mutlaka problem çıkarıyor. Yakında EA tarafından bir yama yayınlanacak. Eğer oyunu satın aldıysanız oynamadan önce mutlaka bu yamayı bekleyin. Konsol sürümlerindeyse bir hata gözümüze çarpmadı ancak oyun genel olarak vasatın çok az üzeri…

İZLEYİN

the-saboteur-1Oyunun konu akışı oyunun kendisinden daha güzel. Görevlerle yakalanamayan sürükleyicilik ara videolarla sağlanmış. Sırf konunun devamını görmek için sıkıcı görevlere katlandığınız oluyor.

ATILIN

the-saboteur-2Düşmanlarca sarılmış haldeyken ortaya atılsanız da ölmeniz çok zor. Yapımcıların inandırıcılığı kaçırdıkları yerlerden biri de burası. Dibinizden M1 mermisi yeseniz de maşallah koçlar gibi koşturmaya devam ediyorsunuz.

KULLANIN

the-saboteur-3Paris oldukça büyük bir şehir. Bundan 65 sene önce de çok küçük sayılmazdı. Bu yüzden şehirde ulaşım için araç kullanacaksınız. Araçların modelleri o dönemi yaşatsa bile maalesef kullanım aynı etkiyi yaratmıyor.

ÇEKİN

the-saboteur-4Çekin tetiği ve asla durmayın. Normalde deli gibi tepen Thompson ya da MP40 uslu bir çocuk gibi elinizde sakince duruyor. Kısacası balistik modellemede de sorunları var oyunumuzun.

İNDİRİN

the-saboteur-5Oyunun PlayStation Network’te ve Xbox Live’da ekstra içeriği bulunuyor. Mutlaka denemenizi öneriyoruz. PC sahipleriyse The Saboteur’ün DVD’sinin içinde bu içeriği bulabilirler.

OYNANABİLİRLİK
-3YILDIZ-

GRAFİK
-4YILDIZ-

EĞLENCE
-3YILDIZ-

SES – MÜZİK
-4YILDIZ-

YAPIMCI
PANDEMIC STUDIOS

DAĞITICI
ELECTRONIC ARTS

PLATFORM
PS3, XBOX 360, PC