reklamı kapat

POPÜLER

2018 Volkswagen Polo incelemesi [1.0 litre TSI – DSG]

02 Nisan 2018

SÜRÜŞ DİNAMİKLERİ

Ülkemizde Trendline, Comfortline ve Highline olmak üzere üç farklı donanım seçenekleriyle satın alınabilen Polo’nun sürüş dinamikleri doğrudan bizi kullanıcı deneyimi hortumunun merkezine oturtuyor. Motor ve aracın asfalt üzerinde ortaya koyduğu karakter öncesinde, donanım paketlerinin özellikle çok ciddi fark yarattığını belirtmek gerekiyor. Giriş seviyesindeki pakette çok daha fazla sert plastik parça ile bizleri karşılayacak olan Polo’yu gerçek anlamda hissetmek için tabiri caiz ise işe 2. kattan itibaren bakarak başlamanızı öneririz. Halihazırda 1,6 litre dizel ve 1.0 litrelik benzinli motor seçeneklerinin varyasyonları üzerinden kullanıcılarla buluşan modelde, bizim test konuğumuz 95 beygirlik güç ve 175 Nm tork üreten 1.0 TSI ve 7 ileri DSG ile harmanlanan versiyon oldu. Otomobil meraklılarının artık çoğunlukla bildiği gibi turbo destekli küçük hacimli bu tip motorları üst segmentlerde de görebiliyoruz. Hal böyle olunca akıllarda “Bu motor ne kadar yeterli?” sorusu bir anda beliriveriyor. Bu motor/şanzıman kombinasyonuyla 1.145 kilogramlık toplam ağırlığa sahip olan Polo’nun turbo ile 95 beygire yükselen güçle gayet sorunsuz ve isteklere cevap verebilecek seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Aracı 0’dan 100’e 10,8 saniyede çıkartan bu motorun maksimumda ulaşacağı limit ise 187 km/s olarak değer tablosuna yansımakta.

Peki, 7 ileri DSG şanzıman ile güzel bir kombinasyon sunan motorun yüksek hızlarda da gayet yeterli olan performansına nasıl bir tutumluluk karakteri eşlik etmekte? Motor hacminin düşmesiyle ilgili genel kanı dizele meydan okunabilecek tüketim değerlerinin yakalanabileceği üzerinedir. Aslında kullanım bazında bu tezi bir ucundan tutarak savunmamız mümkün. Lakin işin içerisinde bir turbo motorun olduğunu gördüğünüzde kendinizi ortalama tüketim kısmında fazlasıyla esnek rakamlar görmeye alıştırmanızı öneririz. Polo ile geçirdiğimiz 3 günlük zaman dilimi içerisinde yaklaşık 350 kilometrelik mesafe kat etme şansımız oldu. Yer Yer yoğun trafik içerisine de dahil olduğumuz bu süreçte yol bilgisayarı bizlere 6,7 litrelik ortalama tüketim değeri gösterdi. Uzun mesafe aralığı artan yollarda, daha da düşük değerlerin elde edilebileceğini de bu bağlamda net bir şekilde söyleyebiliriz. Tabi ki bu durum trafik durumuna göre daha da yükselebilmekte.

Motorla birlikte sürüş kısmında kenara not etmemizi gerektirecek diğer önemli husus viraj kabiliyeti ve yalıtım üzerine oldu. Artan aks mesafesi ve yeni altyapı sayesinde yeni jenerasyonun hatırı sayılır oranda daha iyi yere tutunduğunu söyleyebiliriz. Kullanıcısına sürüş sırasında güven veren bu sağlam karakter belirli limitleri göz ardı etmediğimiz sürece hiçbir problem yaşatmıyor. Konforu da doğrudan etkileyen bu parçanın tamamlayıcısı ise kesinlikle yalıtım. Bu konuda bizden tam not alan Polo’nun bozuk yollarda hissettirdiği geri dönüş ve süspansiyon sönümlemesi ise bir tık daha geride.