reklamı kapat

POPÜLER

The Sinking City

The Sinking City incelemesi

04 Ağustos 2019

İnternet yayıncılığı popülerleştikçe korku oyunlarının sayısında da ciddi bir artış gerçekleşti. Hal böyle olunca, korku denince akla gelen en önemli isimlerden olan H.P. Lovecraft referanslı oyunları da daha sık görmeye başladık. Bakalım The Sinking City, Lovecraft atmosferini ne kadar iyi taşıyabiliyor?

Stephen King tarafından modern korku edebiyatının babası olarak nitelendirilmiş Lovecraft’ın türe kazandırdıkları yadsınamaz. Sahip olduğu ırkçılık ve edebiyat yeteneği dolayısıyla okuyucu kitlesi üzerinde sürekli bir ikilem yaratması bir yana, kozmik korku türünü biçimlendirmesi ve kendi ismiyle özdeşleşen bir alt-korku türü oluşturması başlı başına tarihe geçmesi için yeterli. Bugün hemen her popüler kültür segmentinde “Lovecraftian” etiketine sahip bolca eserle karşılaşıyoruz. Video oyun dünyasının sahip olduğu pek çok başarılı yapımda da Lovecraft’ın etkisini görmek mümkün. Call of Cthulhu, Bloodborne, Quake, Darkest Dungeon ve daha pek çok oyun, Lovecraft’ın yaratmış olduğu mitolojinin içinde kendilerine yer buluyor. Öte yandan bu yönde bir adım atmak da cesaret isteyen bir durum zira Lovecraft etkisini verebilmek için sırtınızı klişe “jump scare” sekanslarına yaslayamıyorsunuz…