reklamı kapat

POPÜLER

Volvo

Volvo modellerinin geleceği için dünyada bir ilk karma gerçeklik teknolojisi

30 Mayıs 2019

Alanında uzman Varjo ile Volvo teknolojilerini bir araya getiren teknoloji sayesinde, deneyim konusunda önemli kapılar açılıyor.

Otonom sürüş ve diğer bir çok alandaki gelişimler için önemli isimlerle yatırım ortaklıkları gerçekleştiren Volvo, meyvelerini artık ciddi ürünlerle ortaya koyuyor. “Otomobil geliştirmenin geleceği” felsefesiyle Finlandiya’nın üst düzey artırılmış gerçeklik üreticisi Varjo ile bir araya gelen İsveçli şirket prototipler, tasarımlar ve aktif güvenlik teknolojilerini değerlendirmek üzere bir dünya ilki olan karma gerçeklik yaklaşımı geliştirdi. Volvo ve Varjo, ilk kez karma gerçekliğe sahip bir gözlük takarken gerçek bir otomobil sürmeyi, sorunsuz bir şekilde sanal unsurlar eklemeyi ve hem sürücü hem de otomobilin sensörleri için gerçek gibi algılanan özellikler oluşturmayı mümkün hale getirmiş durumda.

Volvo için ciddi katkılar sağlıyor

Tanıtımı gerçekleştirilen Varjo XR-1, mevcut olan tüm çözünürlük seviyelerinden çok daha iyi bir foto-realistik karma veya sanal gerçeklik sağlıyor. XR-1, özellikleri ve tasarımları neredeyse anında değerlendirme yeteneği sayesinde, geliştirme zaman aralığını önemli bir oranda azaltabiliyor. Bir önceki model ile karşılaştırıldığında, XR-1’deki yüksek çözünürlüklü kameralar karma gerçekliği mümkün kılarken, bu sayede mühendislerin geleceğin otomobillerini “sürmelerine” imkan tanıyor. XR-1 ayrıca, Volvo mühendislerinin aktif güvenlik çözümlerini daha kolay geliştirmelerini ve değerlendirmelerini sağlıyor. Güvenlik uzmanları, Volvo’nun İsveç’teki araştırma tesislerinde XR-1 kullanarak gerçek otomobilleri sürebiliyor ve gerçek yaşam ortamında artırılmış gerçeklikle uygulanan sanal aktif güvenlik sistemlerini test edebiliyorlar.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Volvo’nun Teknolojiden Sorumlu Yöneticisi Henrik Green, “Bu karma gerçeklik yaklaşımıyla, tasarımları ve teknolojileri daha henüz çizim tahtasındayken değerlendirmeye başlayabiliriz. Yeni ürün ve fikirleri durağan bir şekilde değerlendireceğimize onları yolda test edebiliriz. Bu yaklaşım, tasarım ve geliştirme sürecinde önceliklerimizi çok daha önceden belirlememizi ve darboğazları ortadan kaldırmamızı sağlayarak önemli bir potansiyel maliyet tasarrufu sunuyor” ifadelerine yer verdi.

İlginizi çekebilir

Sürücüsüz geleceğe heyecan verici bir bakış daha; Volvo Vera