reklamı kapat

POPÜLER

Volvo

Volvo’dan elektrikli otomobil üretim ve kullanımıyla ilgili önemli çalışma

 - Güncelleme: 16 Kasım 2021 17:59

Elektrik dönüşümünün öncü markalarından birisi olan Volvo, üretim ve kullanımda çevrecilik konusunu kapsamlı şekilde ortaya koyan çalışma gerçekleştirdi.

Glasgow’da düzenlenen iklim zirvesinin otomobil bazındaki en etken üreticilerinden birisi olan Volvo, ürün gamındaki dönüşümü gerçekleştirme konusunda da öncüler arasında. 2030 yılına kadar tamamen elektrikli bir otomobil şirketi olacağını deklare eden İsveçli üretici, üretim ve lojistik gibi yan kanallarda da sürdürülebilirlik alanında net adımlar atıyor. Bu süreçte kendi içerisinden pek çok farklı veri paylaşımı da yapan Volvo, günümüz şartlarında kıyaslama yapmak adına elektrikli otomobil üretimi bazında yine önemli bilgiler gönderdi. İlk bağımsız elektrikli modeli C40 Recharge’ın üretim süreciyle benzinli XC40’ı ortak noktada buluşturan çalışma, elektrikli modelin üretiminde çevreye daha fazla zarar verildiğini ortaya koyuyor.

Volvo C40 Recharge

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Volvo araştırması elektrik üretimi kaynadığını bir kez daha ortaya koyuyor

Volvo’nun paylaştığı çalışmanın detaylarına baktığımızda, aslında elektrikli otomobilin amacına hitap edebilmesi için yan faktörlerle desteklenme zorunluluğunu bir kez daha görüyoruz. Burada altı çizilmesi gereken nokta ise otomobilin yola çıktığı ülkedeki elektrik üretiminin, ne kadarının sürdürülebilir kaynaklardan üretildiği üzerine yoğunlaşıyor. Volvo’nun farklı senaryolarda gerçekleştirdiği tahmini testlere göre C40 Recharge’ın benzinli XC40’a göre yüzde 70 daha fazla emisyona eş değer kirliliğe sebep olabileceği üzerine konuşulması gerekenler arasında.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Elektrikli modellerin üretiminde kullanılan hammaddeler ve tedarik süreci de genel resimde çevre zararında göz ardı edilemeyecek kadar yükse kapsamda. Karbon ayak izinin aşağı çekilmesi ve karbon nötr olunması içinse, elektrikli modellerin Avrupa standartlarındaki yenilenebilir enerji kullanım senaryosunda 77 bin kilometrelik kullanımı geride bırakması zorunlu. Bu durum enerji üretimi nispeten daha geri standartlar çerçevesinde konumlanan ülkeler için 200 bin kilometreye kadar çıkabiliyor. Günümüz itibarıyla karbon ayak izinde geri standartlarda konumlanan elektrikli araçlar için mümkün olan en kısa sürede sürecin çevreci hale getirilmesi de, bahsedilen bu senaryoyu tersine çevirmede o kadar etkili olacak.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İlginizi çekebilir

Precept projesi gerçek oluyor