reklamı kapat

POPÜLER

“Alman otomobil devlerinde deprem”; BMW, Mercedes ve Volkswagen hareketliliğinden satırbaşları

BMW, Mercedes ve Volkswagen gibi üç önemli amiral gemisinin zor günler geçirdiği süreç, sanayi alanında faaliyet gösteren ThyssenKrupp’u da potaya dahil etti.

Geride bıraktığımız gün tüm dünyadaki otomobil basınında geniş yankı bulan olaylar zinciriyle karşı karşıya kaldık. Almanya merkezli olarak karşımıza çıkan ve elektronik ortamdaki hemen her kaynakta üzerine önemli analizlerin yapıldığı gelişmelerin odak noktasıysa emisyon skandalı başlığı altında toplanıyordu. İlk olarak Mercedes‘in aldığı dev cezayla yükselmeye başlayan tansiyon, Volkswagen cephesinin de işin içerisine girmesiyle iyice alevlendi. Grubun, üç önemli ismi için yapılan önemli suçlamalarla daha çok hareketli günlerle karşı karşıya olduğunu net bir şekilde gördük. Piyasanın bir diğer önemli ismi BMW ise bir yönetim kriziyle karşı karşıya kalmış durumda. Kısa süre önce önemli oranda işçi çıkarmaya hazırlandığını açıklayan Bavyera merkezli üreticinin üst kademelerinde de bazı çatlakların olduğunu görüyoruz. Tüm bu sürecin üst üste gelmesi Alman gazetelerinin kapaklarında kendisine “deprem” başlığıyla yer buldu.

Volkswagen, Mercedes ve BMW cephelerinden son gelişmeler

Gelişmelerini kademeli olarak sizlerle paylaştığımız ve ilk değerlendirmelerini yaptığımız bu hareketliliği ana hatlarıyla bir araya getirmek ve son gelişmelerle harmanlamak oldukça önemli. Dilerseniz ilk olarak en geriye giderek hareketliliğin ilk başladığı BMW’den başlayalım. BMW cephesinin otomobil piyasasında yaşanan pazar payı düşüşünden etkilenişi hatırı sayılır oranda. Bu kapsamda yeni bir planlamaya gitmeye hazırlanan şirkette 2022 itibarıyla 6.000 kişiyi bulacak dev bir işten çıkartmanın beklenildiğini söyleyebiliriz. Gerçekleşecek olan bu işten çıkartmaların büyük bir çoğunluğunun merkez Münih üzerinde yoğunlaşacağı da masada görünen önemli detaylar arasında.

Bununla birlikte BMW içerisinde bir yönetim krizinin de varlığından da söz etmek mümkün. CEO Harald Krüger‘in görevi bırakacağını açıklaması ve yerine Oliver Zipse‘nin gelmesiyle birlikte başlayan bir hareketlilikten bahsedebiliriz. Yine yerel basına yansıyan detaylarda, üst düzey bazı yöneticilerin Zipse ile çalışmak istemediği ve görevinden istifa etmeye hazırlandığına dair ciddi iddialar var. Bu olası istifalar arasında en çok ses getireniyse şüphesiz AR-GE departman başkanı Klaus Froehlic olacak.

Dünün otomobil piyasasını sallayan iki önemli gelişmesiyse Volkswagen ve Mercedes merkezli gerçekleşti. Yanıltıcı emisyon değerleri üzerinden yürütülen soruşturmanın karara bağlanan son günüyle birlikte Daimler grubunu 870 milyon euroluk cezaya çarptırıldı. Ceza karşısında grubun itiraz hazırlığı içerisinde olmadığı bilgileri de en az kararın kendisi kadar önemliydi. Hisse oranlarında yüzde 0,7 düşüş yaşayan Daimler, geçtiğimiz süreçteki emisyon manipülasyonları nedeniyle kesilen cezalarla birlikte 1 milyon euroya varan rakamları görecek. Volkswagen ise CEO Herbert Deiss’ın da içerisinde bulunduğu üç üst düzey yöneticisinin yeni suçlamalarıyla güne merhaba dedi. Görevin kötüye kullanılarak emisyon skandalı sürecinde hisse sahiplerinin geç bilgilendirilmesi gerekçesiyle suçlu bulunan bu üçlü için ciddi süreli hapis cezaları konuşulmaya başlanmış durumda.

Alman çelik devi ThyssenKrupp da zor bir süreçle karşı karşıya

Almanya merkezli bir diğer önemli şirket ThyssenKrupp içerisinde de finansal merkezli ciddi bir karışıklık olduğunu söylemek mümkün. Süreç içerisinde Hintli dev TATA ile birleşme çalışması içerisine giren şirketin, görüşmelerden sonuç alamamaması görünüşe göre önemli sorunların başlangıcına neden oldu. Halihazırda şirketin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Guido Kerkhoff’u ciddi oranda zorlayan bu gelişmelerin ardından artık istifa sesleri yükselmeye de başladı. Yerel basına yansıyan bazı detaylarda, yönetimin kurulunun Kerkhoff’u istemediğine dair ciddi detaylar karşımıza çıkıyor. Otomobil piyasasının yanında asansör ve denizaltı gibi çok ciddi sektörler için üretim faaliyeti gösteren ThyssenKrupp’un, düşen karlılık oranları ve ihracat alanında yaşadığı sıkıntılar henüz görevinin 1. yılında olan Kerkhoff’un sonunu getirecek gibi görünüyor.