reklamı kapat

POPÜLER

Hollywood dijitalleşmeye ayak diretiyor

01 Haziran 2017

Dijitalleşmenin giderek hız kazanmasıyla birlikte internet platformlarının televizyonun geleceği olduğu netleşiyor. Netflix ve Amazon’un yanı sıra ülkemizdeki puhutv ve BluTV gibi platformlar da bu ilerleyişe katkı sağlıyor. Benzer bir dönüşümün sinema için de gerçekleşmesi kaçınılmaz gibi görünüyor fakat çıkar çatışmaları sürecin ilerleyişini yavaşlatıyor.

Televizyon ve sinema izleyicilerinin beklentisi temelde aynı: Popüler olan veya bizim ilgi alanımıza giren içeriklere olabildiğince hızlı ve pratik bir şekilde erişebilmek. Bunun yanında televizyondaki dizileri veya vizyona giren filmleri izleyebilmek için başkaları tarafından belirlenmiş saatlere uymak zorunda kalmamak da oldukça önemli. İnternet platformları televizyon cephesinde bu talebi karşılamak için çaba harcıyor. Öte yandan sinemanın dijital çağa ayak uydurması için de ciddi girişimler bulunuyor. Fakat gelişmeler istenen hızda gerçekleşmiyor.

Screening Room Girişimi

Son zamanlarda internet platformları kendi filmlerini çekip yayınlamaya başlasa da, film izlemek denildiğinde akla hala sinemalar geliyor. İzleyici karşısına çıkan bu yapımlar gördükleri ilgiye göre belli bir süre vizyonda kalıyor. Üç aylık bir sürecin ardında da seç – izle platformlarına yüklenmeye, DVD ve Blu-ray versiyonlarıyla karşımıza çıkmaya başlıyor. Dijital çağ giderek hız kazanırken izleyiciler artık evlerinin konforunda vizyon filmlerini seyredebilmek istiyor. Üstelik bu alanda bir girişim de bulunuyor: Screening Room.

Sean Parker tarafından ortaya atılan bu fikri özetlemek gerekirse, vizyon filmleri ayağımıza geliyor diyebiliriz. Parker kuracağı Screening Room isimli platformda yeni vizyona giren tüm filmlere yer vermek istiyor. Kullanıcıların bu içeriklere erişebilmek için 50 dolar ödemesi gerekiyor. Bu sayede film 48 saatliğine kiralanmış oluyor. Çağın gerekliliklerine uygun bir girişim olan Screening Room bir dönem Hollywood’da fazlaca konuşuldu. Steven Spielberg, Ron Howard, J.J. Abrams ve Peter Jackson gibi isimlerden destek gördü. Fakat bu girişimin başarılı olabilmesi için stüdyolardan destek görmesi gerekiyor. Christopher Nolan, James Cameron ve Warner Bros. CEO’su Kevin Tsujihara ise fikre karşı çıkanlar arasındaydı. Bu isimler film tecrübesinin sinemada başlaması gerektiğini dile getiriyordu.

Yabancı medya tarafından derinlemesine ele alınan bu gelişme son zamanlarda ciddi bir ilgi kaybıyla karşılaştı. Sean Parker ve Screening Room’un ismi anılmaz oldu. Bunun tek bir nedeni var: Çıkar çatışması. Her ne kadar Parker herkesi memnun edecek bir sistem ortaya koymaya çalışsa da, herkesin daha fazlasını istediğini söylemek mümkün.

Sorunun Kaynağı

Stüdyolar cephesine baktığımızda büyük stüdyoların vizyon sürecini ortadan kaldırmak istemediğini görüyoruz. Çünkü söz konusu sinema olduğunda en büyük kazanç vizyondaki ilk iki haftada elde ediliyor. Stüdyolar filmlerin önce bir ay boyunca vizyonda kalmasını, ardından dijital platformlara düşmesini arzu ediyor. Bunun için de Screening Room gibi yeni bir oyuncu yerine, iTunes gibi uzun zamandır birlikte çalıştıkları bir ortağa yöneliyorlar. Üstelik Apple’ın da bu alanda görüşmeler gerçekleştirdiği dile getiriliyor. Film kiralama ve satın alma konusunda güvenilir bir platform haline gelen iTunes günümüzde 90 günlük bir dönemin ardından filmleri izleyicilerle buluşturuyor. Bu sürenin iki haftaya düşürülmesi arzu ediliyor.

Öte yandan Screening Room dünyada eşi benzeri olmayan bir girişim değil. Aksine 2010’dan beri hizmet veren Prima Cinema gibi bir sistem mevcut. Ünlü isimlere ve zenginlere özel olan bu hizmet evde vizyon filmlerini seyretme olanağı sunuyor. Korsan korkusuna geçit vermeyen sistemi eve kurmak için 35 bin dolar ödemek gerekiyor. Film başına da 500 dolarlık ödeme alınıyor. Screening Room bu lüksü herkesine evine getirmek istiyor fakat Hollywood henüz buna hazır görünmüyor. Çıkar çatışmalarının yanı sıra güvenlik endişeleri bulunuyor. Tüm bu faktörler stüdyoları iTunes gibi tanıdıkları ve güvendikleri bir isme yöneltiyor. Sean Parker’ın vizyonla aynı anda evde film keyfi hayali de yakın gelecekte gerçekleşmeyecek gibi görünüyor.

YORUMLAR