reklamı kapat

POPÜLER

Instagram’ı saran mobil abonelikler; bir “like” kaç lira eder?

Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen mobil uygulamalar, yepyeni bir “harcama” kalemi oluşturuyor. Instagram filtre uygulamalarından oyunlara kadar, uygulama mağazalarında ciddi bir fiyatlandırma problemi bulunuyor.

Mobil uygulama pazarı giderek büyürken başta “oyun” odaklı gibi görünen bu pazarın gelir politikasına şimdi de “profesyonel gibi görünen” uygulamalar da katılmış durumda. Hatta Instagram gibi popüler sosyal ağlar baskısını artırırken gelişmiş teknolojilerle beraber adeta birer profesyonel fotoğraf makinesine dönüşen akıllı telefonlar yepyeni bir alt pazar oluşturmuş durumda: Fotoğraf düzenleme uygulamaları. Akıllı telefonların daha iyi fotoğraflar çekmesiyle beraber kıymete binen bu uygulamalar aynı zamanda Instagram ve benzeri sosyal medyalarda “daha çok beğeni” için de bir araca dönüşmüş durumda. Uygulama üreticileri bu büyüyen pazarın potansiyelini sonuna kadar kullanabilmek için Instagram Hikayeler özelliğine reklam dahi veriyor. Zira uygulama mağazalarının kalabalık ekosisteminde öne çıkmak hayli zor oluyor. Hatta bunu sadece fotoğrafçılık uygulamalarıyla da sınırlamayalım. Mobil uygulama pazarının önlenemez yükselişi ile beraber, önümüz arkamız mobil uygulama reklamı olmuş durumda. Ancak platformdaki “beğeni yarışı” sebebiyle fotoğraf düzenleme uygulamalarının dikkatleri üzerine çekmesi bir parça daha kolay oluyor.

Mobil fotoğrafçılık alanındaki uygulamalar ise birkaç farklı kategoride kendine yer buluyor. Biri ücretsiz olanlar. Apple ve Google uygulama mağazalarında sayısız alternatifi yer alan tamamen ücretsiz uygulamalar çeşitli filtreler ve düzenleme seçenekleri sunuyor. Kaliteyi bir tık yukarı çekmek isteyenler için “İndirmesi ücretsiz ama bazı içerikler ücretli” seçeneği ortaya çıkıyor. Burada artık standart hale gelmiş filtrelerden yılanlar için ayırt edici yeni unsurlar bulunabiliyor. Bir de abonelik isteyenler var. İşte o abonelik isteyenler işi değiştiriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mobil uygulamadan gelir elde etme

Profesyonel ihtiyaçlar arttıkça daha profesyonel mobil uygulamalar da kendine uygulama mağazalarında yer buluyor. Ancak bir dönemlerin en popüler uygulama içi satış yöntemi olan “Ön izlemesini gör, beğenirsen sadece beğendiğini satın al” politikası yavaş yavaş yerini “abonelik servislerine” bırakıyor. Burada yine farklı tipler karşımıza çıkıyor. 3-7 gün arası ücretsiz deneme sunduktan sonra otomatik abonelik başlatandan tutun da “Abonelik başlatmadan deneme yok” diyenine kadar farklı uygulamalar mevcut.

Abonelik sistemi ise tüketici üzerinde yepyeni bir baskı. Netflix, Spotify gibi multimedya servisleriyle beraber iyiden iyiye alıştığımız abonelik sistemi iş “televizyon” içeriği olduğunda dahi bazen hoşnutsuz sesler yükselmeye başlıyor. Çünkü nasıl izlemek istediğiniz tüm diziler için tek bir servis yoksa, örneğin fotoğrafçılık konusunda, ihtiyacınız olan tüm içerikler için de tek bir uygulama ile yetinmek zor. Özellikle farklılık arıyorsanız. Bu durumda kendinizi birden birkaç uygulamaya abonelik ücreti verirken buluyorsunuz. Peki ücretler ne alemde?
Instagram fotoğraf ve filtre uygulaması Snell

Bir mobil uygulamanın değeri nedir?

Burada karşımıza aklımızı kurcalayan o soru çıkıyor: Bir mobil uygulamanın değeri nedir? Fiyatlandırma ne kadara kadar size mantıklı geliyor?

Bu soruya net bir cevap vermek şüphesiz zor. Kullanıcının alım gücünden, uygulamaya olan ihtiyacına kadar pek çok faktör bu hesapta kendine yer buluyor. Ancak buradaki kritik sorun belki de yerel fiyatlandırma ve kullanıcının buna bakış açısı. Apple App Store’dan örnek verecek olursak, App Store dolar kurunu 6 TL‘den alıyor. Küçük bir örnek vermek gerekirse, App Store’da yer alan fotoğraf ve video düzenleme uygulaması SNELL, Instagram kullanıcıları için etkileyici filtreler sunuyor. Farklı açılarla görselleri aynalayabileceğiniz uygulama, hayli havalı özellikler getiriyor gibi görünüyor. Bu uygulamanın haftalık ücreti ise 30,99 TL. Uygulamaya aylık abonelik gerçekleştirmek istediğinizde ise 92,99 TL‘yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Uygulamanın en ayırt edici özelliğinin fotoğraf ve videolardaki aynalama çeşitleri olduğunu da belirtelim. Bunun dışında içinde 9 adet filtre yer alıyor. Aynalama ve 9 filtre dışında da kırpma işlemi gerçekleştirebiliyorsunuz. Hal böyle olunca “Haftalık 30,99 TL bu uygulamaya değer mi?” sorusu beliriyor. Bu arada şunu da belirtelim uygulamanın Amerika mağazasındaki haftalık abonelik ücreti de 4,99 dolar.

Bir başka benzer uygulama da fotoğraflar için öne çıkan PicsArt. Bir kere uygulama ücretsiz özellikler sunmasına karşın indirir indirmez sizi önce bir abonelik sayfasıyla karşılıyor. Ücretsiz özellikleri temel fotoğraf düzenleme seçenekleri ve sınırlı filtreler sunarken, etkileyici filtreler için “Gold” üyeliğe geçiş yapmanız gerekiyor. Uygulamanın haftalık Gold üyelik ücreti 31,99 TL. Yıllık alayım kafam rahat olsun derseniz o zaman da 399,99 TL‘yi gözden çıkarmak gerekiyor. Abonelik fiyatlarında benzer birimlerde ücretleri farklı uygulamalarda da görmek mümkün.

Esasen kısıtlı ihtiyaçlarınız için belli başlı özellikler sunan uygulama örneğin fotoğraflarda düzenlemede bir adım ilerisini isterseniz size sunmuyor. Bu durumda mağazadan ayrı bir uygulama daha indirmek belki de satın almak durumunda kalıyorsunuz. Hal böyle olunca bu fiyatlandırma daha da göze batıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mobil uygulamaların geleceği

Mobil uygulamayı kazançlı bir forma sokmak ise esasen bu mantıktan besleniyor. Örneğin fotoğraf alanında sunduğu kapsamlı özelliklerini beğendiğiniz ve satın almaya değer bulduğunuz uygulamanın geliştiricisi ikinci bir uygulama ile öncekine benzer ancak ek özellikler sağlayan yeni bir ücretli uygulama sunabiliyor. Ya da uygulama alanlarını parça parça bölerek her bir alana özel uzmanlaşmış uygulamasıyla bu hizmete dahil oluyor.

Ancak uygulamalardaki satış politikasında ciddi bir “abonelik türüne yönelme” dönüşümü başlamış durumda. Mobil uygulamadan tek tuşla başlatılan bu abonelikler “kolay erişim” sunarak kullanıcıyı da bu noktaya yönlendiriyor. Ancak hangi uygulamayı her ay hakkını vererek kullanıyoruz? Instagram üzerinden paylaşılacak tek bir fotoğraf için aylar süren abonelik sistemi standart kullanıcı için gerçekten de mantıklı mı? Ya da daha da önemlisi, profesyonel bir kullanıcının gerçekten mobil uygulama yerine masaüstünde çok daha güçlü alternatifleri yok mu? Bu uygulamalar tam olarak kimi hedef alıyor? Bu uygulamalar şüphesiz Instagram üzerinde daha fazla beğeni peşinde koşan standart akıllı telefon kullanıcısını hedef alıyor. Aylık abonelik mantığı da işte o zaman sorgulanmaya başlanıyor.

Apple ve Google suçsuz mu?

Uygulamalardaki ödeme yöntemlerinde fiyatlandırmadan ve çeşitlilikten bahsedip de uygulama mağaza kesintisinden bahsetmemek olmaz elbette. “Bu uygulama içi satış fiyatları nasıl belirleniyor da uygulama haftalık 30,99 TL oluyor acaba?” diye düşünürken uygulama mağazasının komisyonunun da devreye girdiğini söylemek gerekiyor. Hem Apple hem de Google, kendi mağazaları üzerinden yapılan alışverişlerde, uygulama içi satışlarda gelirin yüzde 30‘unu kendine alıyor. Abone hizmetlerinde de her ay yenilediğiniz abonelik ücretinden Apple yüzde 30 kesinti yapıyor. Google ise eğer bir uygulama abonesini 12 ay boyunca tutabildiyse, 12. aydan sonra yüzde 15‘lik kesinti uygulamaya başlıyor. Bu durumda Google biraz daha insaflı kalıyor. Ancak Google bile bu kesinti için 1 yıllık bağlılık istiyor. Uygulama geliştiricileri uygulama için gelir politikasını belirlerken Google ve Apple’ın yaptığı bu kesintileri de göz önünde bulunduruyor.

Sensor Tower’ın yayınladığı yeni verilere göre, Apple’ın Amerika’daki iPhone kullanıcılarından elde ettiği uygulama içi harcama geliri 2017’den 2018’e yüzde 36 artmış durumda. 58 dolardan 79 dolara çıkan bu değer, mobil uygulama pazarının da gidişatına ilişkin bir fikir veriyor. Ortalama bir iPhone kullanıcısının 2018 verilerine baktığımızda uygulama içi satın alımlar ve satın alınan uygulamalar için 21 dolar ve üstü harcama yaptığı görünüyor. Apple için en önemli gelirlerden birini oluşturan uygulama içi satışlar, firmayı oyun ve haber alanında iki yeni ücretli servis oluşturmaya dahi itmiş durumda. Mobil uygulama ekosistemi en büyük pazarlardan birini oluşturuyor. Fiyatlandırma için belirli bir standart olmaması ise bu pazardaki tutunmayı yine tüketicinin değerlendirmesine bırakıyor.