reklamı kapat

POPÜLER

Bir fincan enerji rica edebilir miyiz?

Panasonic, markasını sektöründe küresel bir dev haline getiren yolculuğuna başladığında kendisine bir misyon tanımlamıştı: “Sorumluluklarının bilincinde sanayiciler olarak, üretim faaliyetlerimiz (ürünlerimiz) aracılığıyla insanların yaşamlarının zenginleştirilmesine ve toplumun ilerlemesine katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışacağız.” Panasonic’in bugün hala sıkı sıkıya bağlı olduğu bu misyon, şirketin, kendisini tüm ulusal sınırların ötesinde sorumlu bir dünya vatandaşı olarak görmesini gerektiriyor. Bugün bu bakışın gerektirdiği, doğaya ve insana dost teknolojiler ile yaşama değer katmaktır. Bu değerli ve önemli sorumluluğun her iki boyutunu da sırasıyla ele alalım.

Panasonic, 5 Ekim 2007 tarihinde ‘Eco-ideas’ (eko-fikirler) başlığı altında toplanan çevreci stratejilerini duyurdu. O günden beri de çevre ile ilgili tüm faaliyetlerimizde bir lider olarak hareket etme ve üretim faaliyetlerimizdeki CO2 emisyonunu düşürme hedeflerine bağlı bir şekilde çalışmaktayız. Çevre sürdürülebilirlik yönetimi çerçevemizin temel taşlarından biri olarak, Panasonic, üç ana inisiyatif uygulamaya başlamıştır: ‘Ürünler bazında Eko-fikirler’, ‘Üretim bazında Eko-fikirler’ ve ‘Herkes için Her Yerde Eko-fikirler’. Hedefimiz, Panasonic’in 100’üncü kuruluş yıldönümü olan 2018 yılına gelindiğinde, çevreci inovasyon alanında dünyanın bir numaralı şirketi olmaktır. Çevre konusunu tüm iş faaliyetlerimizin merkezine alacak ve bu vizyonu gerçekleştirmek için inisiyatiflerimizi hızlandıracağız.

Insan yaşamını zenginleştirme idealiyle küresel çapta dengeli ve sağlıklı bir gezegen hedefinin buluştuğu nokta ise bizi Panasonic’in Lifinity adıyla bilinen akıllı ev ağları sistemine getiriyor. Tokyo’da sergilediğimiz akıllı sistem Lifinity, enerji tasarrufunu ve enerjide maksimum verimi hedefleyen akıllı şebekeler ile birlikte düşünüldüğünde Panasonic’in sürdürebilir, konforlu ve doğaya saygılı bir yaşama katkı sunma misyonunun en çağdaş halidir.

En temel haliyle Panasonic Enerji Yönetim Sistemi, evde enerji tasarrufu yapmak, enerji üretmek ve enerjiyi en verimli şekilde saklamanın yanı sıra zararlı emisyonları azaltmak üzere geliştirilmiş bir sistemdir. Tüm bunların, modern yaşamın artık birer temel gereklilik olarak algıladığımız teknolojik inovasyonlarının sağladığı fayda ve konforu sekteye uğratmadan sağlanabilmesi ise insan hayatına doğrudan bir katkıdır. Gelecekte, enerjimizi kendi evimizde üretebileceğiz. Ancak kimi evler kendilerine yetecek enerjiden fazlasını üretirken kimi evler ise gerekli miktarı üretemeyebilir. Bu durumda Türk geleneklerinde olduğu gibi nasıl başımız sıkıştığında komşumuzdan bir fincan şeker ya da kahve istiyorsak kim bilir belki o zaman da bir fincan enerji isteyebiliriz, neden olmasın!

Panasonic vizyonuyla geliştirilen doğaya saygılı akıllı ev ağ sistemlerine biraz daha yakından baktığımızda mobil sistemlerle bütünleşmiş bir yaklaşım görürüz. Panasonic’in Ev Enerji Yönetim Sistemi, kullanıcısına çevreci tavsiyelerde bulunan akıllı bir cihaz sayesinde enerji kullanımını görüntüye dökebiliyor. Bu sistem aynı zamanda ısı kontrolü, aydınlatma gibi diğer sistemlerle entegre olup evdeki tüm elektronik cihazların enerji verimini artıracak şekilde denetleyebiliyor. Lifinity’nin çekirdek Ev Enerji Yönetimi Sistemi teknolojileriyle birlikte çalışan ve yine ağa bağlı sensörleri bireylerin konforunu hiçbir şekilde sekteye uğratmadan enerji kullanımını en tasarruflu hale getirebiliyor. Dahası, akıllı telefonlara da bağlanabilen bu sistem, evdeki cihazların uzaktan da kontrol edilebilmesini sağlıyor. Tüm bunları mümkün kılan bir sistem, hem gezegenimize, hem de insan yaşamına değer katan bir sistemdir. Bu uçtan uca teknolojinin sahibi olduğumuz için Panasonic olarak hem, heyecanlı hem de mutluyuz.

Hayatı zenginleştirmekten söz ederken insan sağlığına dost ürünler geliştirmekten de dem vurmuştuk. Bugün teknolojinin devi haline gelmiş küresel bir şirket olan Panasonic için bunun sorumluluğu azımsanabilecek bir şey değildir. Dolayısıyla, en küçük ürünümüzden en kapsamlı projelerimize dek tüm teknolojilerimiz insan sağlığına özen ilkesi gütmektedir. Bunun Türkiye açısından en yakın tarihli örneği ise Türk kullanıcısının beğenisine sunduğumuz NeoPDP televizyonlarımızdır. Plazma teknolojisinde gelinen son noktayı temsil eden NeoPDP televizyonlarımızın aynı ekran boyundaki LCD televizyonlara kıyasla gözleri daha az yorduğu Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’nin yaptığı araştırma ile belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında Panasonic NeoPDP’nin göze dost teknolojisi hem psikolojik, hem de fizyolojik parametrelerde insana daha dost bir teknoloji olduğunu göstermiştir.

Tüm bu gelişmeleri sürdürülebilir kılmak için prensibimiz doğaya ve insana saygıdır. Hayata mutlu ve huzurlu gözlerle bakmanız dileğiyle.

YORUMLAR
ESKİ YORUMLAR

“Bir fincan enerji rica edebilir miyiz?” için bir cevap